Okyanusları aşmaya hazır. 50 metrelik TRITON

İlk deniz yolculuğuna birkaç ay önce çıkan 50 metrelik Triton Clifford Denn imzalı gövde tasarımıyla ilhamını klasik spor otomobillerden alıyor. Sportif stili zamansız bir çizgiye taşıyan gövdesinin karakteri, Reymond Langton tasarımı iç mekânlarında da çağdaş ve konforlu bir dekorasyon anlayışıyla sürüyor. Üç güverteli Triton, Hollandalı Heesen Yachts’ın 50 metre çelik klasmanında hayata geçirdiği ikinci yat. 500 gros ton altındaki güçlü gövdesinde, fonksiyonel detayların inovatif özelliklerle buluştuğu Triton, dik ve keskin başıyla hırçın dalgaları kolaylıkla yararak güvenle yol alıyor. Kıvrımlı gövde hatları sportif özelliğini vurgularken, askeri gemilerden ilham alan kokpitiyle maskülen bir karaktere bürünüyor.

AÇIK HAVA KEYFİ

Akdeniz sahillerinde günlük keyif yatı olarak da kullanılması planlanan Triton açık hava yaşam alanlarıyla deniz ve güneş keyfini artırıyor. 68 metrekarelik bridge tamamen güneş keyfine ayrılıyor. Geniş güneşlenme minderleri, oturma alanları, wet bar ve yemek alanının yanı sıra jakuzisiyle de yaz mevsiminin en çok kullanılan alanına dönüşüyor. Güneşten kaçmak isteyenler ana ve üst güvertenin teraslarını tercih ederken, denizin keyfini çıkarmak isteyenler ise hidrolik kıç yatırmasının açılmasıyla beach club’a dönüşen alt güvertede buluşuyor. Beach club’da bar ve yarı açık lounge alanı da deniz sonrası keyifli bir dinlenme alanı sağlıyor.

ÇAĞDAŞ TASARIM ANLAYIŞI

Triton’un yaşam alanlarındaki her detay uzun deniz seyahatlerinde yat sahiplerine evlerindeki rahatlığı aratmamak, hatta daha konforlu bir alanda tatilin keyfini çıkarabilmek üzerine kurgulanmış. Ana güvertedeki salonda geniş cam cepheler, doğal ışığın iç mekânlarda sınırsızca dolaşmasına ve manzarayı doyasıya yaşamaya imkân tanıyor. Officina Coppolla imzalı ceviz duvar paneli, Fendi marka yemek masası ve ailenin bir arada konforla vakit geçirmesini sağlayacak özel tasarım oturma alanı ana güverte salonuna şık ve zamansız bir atmosfer kazandırıyor. 105 metrekarelik üst güverte salonu ise tamamen keyif alanına ayrılmış. Geniş bir TV ekranı sinema geceleri için alana yerleştirilmiş. Cam cephelerden içeri dolan manzara buranın sky lounge’a dönüşmesini sağlamış. Salonun barı ise en keyifli noktalardan biri. Devamı Kasım 2020 sayımızda…

Prinsjesdag 2018

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.