Türk süperyat üreticisi Bilgin Yachts amiral gemisi Tatiana’yı tamamladı. Firmanın İstanbul’daki tersanesinde geçen şubatta suya indirilen 80 metrelik çelik-alüminyum yat, Bilgin 263 serisinin şu an üretilmekte olan üç gövdesinin ilki. Sahibine teslim edilmeden önce son dokunuşları yapılan yatın test seyirlerinde, 3 bin 430 beygirlik çift MTU motorla en yüksek 19 knot hıza ulaştığı kaydedildi. Minimum çevresel ayak iziyle çalışan Tatiana, 12 knot hızla saatte 250 litre yakıt tüketiyor. Unique Yacht Design ve H2 Yacht Design imzalı yatta sekiz kamara mevcut. Kıçta bulunan büyük spa ile beach club ise tasarımında öne çıkan detaylar. Bilgin Yachts, Tatiana’nın büyüğü olan ve 2024’te bitireceği 85 metrelik projesi üstünde çalışmaya başladı. www.bilginyacht.com
Etiket: Yacht
-

Süperyat kumaşı var: Cranchi Settantotto
İtalyan Cranchi Yachts’ın yeni amiral gemisi Cranchi Settantotto (78), geçen Ocak ayında boot Düsseldorf’ta ilk defa sergilenmiş, gösterişli detayları ve cömert alanları ile dikkat çekmişti. “Çağdaş ve klasik” olarak nitelendirilen 25 metre boyundaki yatın tasarım felsefesi, kişiliğini sofistike ve özgün kılıyor.
Yazı AYÇA GÜÇLÜTEN Fotoğraflar CRANCHI YACHTS ARŞİVİ
Dengeli formu ve akışkan hatlarıyla daha ilk bakışta seyre davet eden bir havası var Cranchi Settantotto’nun. Christian Grande DesignWorks 25 metre boyundaki yatın tasarımını üstlenirken, tersane ile yakın işbirliği halinde çalışmış. Sonuca baktığımızda fazla, zorlama veya agresif bir dokunuş olmadığını, her bir ayrıntının incelikle planlandığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Bir amiral gemisinden beklenen ışıltıya ve güce sahip olan, ebatları elverişli olmasa da bir süperyat karakteri taşıyan Cranchi Settantotto, köklü firmanın teknolojiye verdiği önemin de altını çizen bir proje.
Yatın gövde tasarımındaki matematik, özellikle gün ışığının yansımalarıyla ortaya çıkan renk oyunları için kurgulanmış. Bu oyunlar sadece seyirlik değil; iç mekânların ferahlığı, güvertelerin şıklığı ve fonksiyonelliği vurgulanıyor. Cranchi Settantotto’ya dair anlatacak çok şey var. Daha fikir aşamasından yapımına uzanan yolculuğunda “çağdaş ve klasik” bir yat doğarken, fütüristik eğilimler de kendini gösteriyor.
PAROLA: GELECEK
26-78 feet arası lüks motoryatlar üreten Cranchi Yachts 150. yılını tamamlamış bir firma. 2020’de cesur bir kararla yepyeni bir segmente geçiş yaparak 70 feet üzerinde flybridge’li Settantotto’yu üretti. Kararın ani olmadığı ortada. Zira firma 2009’da üretim alanı kapasitesini 140 bin metrekareye çıkarmıştı ki, bu ebatta yatlar için ideal bir büyüklük. Tersanenin Pazarlama Müdürü Paolo Cranchi bu köklü tarihten yola çıkarak şöyle bir açıklamada bulundu: “150. yaşını kutlayan firmamızın parolası, gelecek. Devamı Ağustos 2020 sayımızda…
-

Yat dekorasyonunda Arkas imzası
Arkas adını denizciliğin birçok alanında görmeye alışkınız. Bu nedenle 38,75 metrelik Fundamental’ın dekorasyonunda da bir Arkas imzasıyla karşılaşmak çok şaşırtıcı değil. İç mimar Funda Arkas, kurucusu olduğu FD Architecture ile 20 yılı aşkın süredir yurtiçinde ve yurtdışında otel, ev, restoran gibi birbirinden farklı projelerde yaratıcılığını ortaya koyuyor. 2016’da ise ilk kez profesyonel anlamda bir teknenin yaşam alanlarını da düzenledi.
Bir İzmirli olarak denizin verdiği huzuru çok özel bulduğunu söyleyen, dalış ve yelkenden keyif alan, ayrıca Arkas Sailing ile yarışlara katılan iç mimar Funda Arkas’ın adını bir teknenin dekorasyonunda görmek şaşırtıcı değil. Tarzını beğenen arkadaşlarının talebiyle teknelere yönelen Arkas’la profesyonel anlamdaki ilk tekne çalışmasını konuştuk.
Fundamental’ın dekorasyonunda hangi fikirden yola çıktınız?
Fundamental’ın iç ve dış alanları tamamen FD Architecture tarafından projelendirilip, uygulandı. İç dekorasyonda da yine komple Alaçatı’da konumlanan, yurtdışında katıldığım fuarlardan ve müzayedelerden topladığımız antika ve dizayn ürünleri severlerine sunduğumuz RUE 1387 adındaki konsept mağazamızdan faydalandık. Tansu Yacht bu tekneyi 2015’te suya indirmişti. Klasik motoryatlardan farkı, deniz yüzeyine yakın oluşu. Böylece kendinizi denizle bir hissediyorsunuz. Biz 2016’da onu yeniden dekore ederken “bir yaşam alanı karada da olsa denizde de olsa konforlu olmalı” fikrinden yola çıktık.
Teknenin yaşam alanlarından bahseder misiniz?
Havuzluk için yurtdışından bir firma ile çalışarak elektrikli indirilip kaldırılabilen, hem masa hem kahve sehpası olan bir tasarım yaptık. Salonda, yemek ve oturma alanını denizi kesintisiz görecek şekilde düzenledik. Mutfağa, teknelerde genelde kullanılan küçük buzdolabı yerine restoran standartlarında soğuk hava deposu koyduk. Flybridge’i ise açık hava sinemasına dönüştürdük, etraftaki tekneleri rahatsız etmemek için kulaklık seçeneği de ekledik. Tekne dört kamaralı. Ayrıca altı kişilik mürettebata da kendi mutfakları, gardıropları olan, televizyon izleyebilecekleri, dinlenebilecekleri alanlar yarattık. Tabii tüm değişikliklerde iç hacmi koruduk.
TASARIM PRENSİPLERİ KONFOR VE DAYANIKLILIK
Fundamental’ı dekorasyon açısından farklı kılan nedir?
Dayanıklılık ve konforu ön planda tutan, aynı zamanda görsel çekicilikten ödün vermeyen bir tekne. Tekne ve yazlık denince akla ilk marin renkleri ve mercan desenleri geliyor ama burada nötr tonlar ve maskülen detaylar kullandık. Renk skalasında siyah, beyaz ve antrasit seçtik. Kumaşlar yurtdışından geldi; dış alanlar için su geçirmeyen, iç alanlar için ise silinebilir, leke tutmayan kumaşları tercih ettik. Fundamental’da yaz kış hayat var. Dolayısıyla bir ev konforu sağlamak önemliydi. Teknede farklı sanatçılara ait eserler ile RUE 1387’ye ait vintage parçalar bulunuyor. Özel ses sitemi, büyük sinema perdesi gibi, geçirilen vakitleri daha keyifli hale getirecek özellikler de mevcut.
Ev ve yat dekorasyonu arasındaki kesişen ve ayrışan noktaları söyleyebilir misiniz?
Konfor ve dayanıklılık, tasarım prensiplerimin başında. Ev de, tekne de birer yaşam yeri ve ikisi de öncelikle konforlu ve keyifli olmalı. Her ikisinde de metrekare iyi kullanılmalı, dayanıklılığa önem verilmeli. Ev, geniş hacmiyle tekne dekorasyonundan ayrılıyor. Tekne söz konusuysa bir eşyanın birden fazla işlevi olması önem kazanıyor. Tekne dekorasyonunda malzeme seçimi, depolama alanı gibi konular için ayrıca vakit ayırmak gerekiyor.
“İLHAM KAYNAĞIM SEYAHAT”
Dekore ettiğiniz başka tekneler de var. Hayatınızda denizin yeri nedir?
Bugüne kadar Türkiye’de ve yurt dışında pek çok teknenin dekorasyonunu gerçekleştirdik. Bir İzmirli olarak denizin verdiği huzur benim için çok özel. Su sporlarından, özellikle dalış ve yelkenden çok keyif alıyorum. Arkas Sailing ile yurtdışında ve yurtiçinde yarışlara katılıyor, güzel başarılar elde ediyoruz.
İlham kaynaklarınız neler? Takip ettiğiniz blog’lar, tasarımcılar var mı?
Seyahat etmek en büyük ilham kaynaklarım arasında. Keşfettiğim her yeni şehir ve kültürden besleniyorum. Karşılaştığım bir alışkanlık veya gelenek, görsel bir tasarım öğesine dönüşebiliyor. Seyahatlerimde mümkün olduğunca galeri ziyaret etmeye ve müzayedelere katılmaya özen gösteriyorum. Benjamin Vandiver’in materyalleri bir araya getiriş biçimini, Kelly Wearstler’ın zamansız işlerini beğeniyorum.
FD Architecture, en son İstanbul Havaalanı Türk Havayolları Business ve CIP lounge’larının doğu ve batı yakasındaki Ege ve çay bölümleri olmak üzere dört salonunun inşaatını tamamladı. Şu anda ise Gaziantep, Urla gibi farklı şehirlerde büyük projeleri devam ediyor. Bir denizci de olan Funda Arkas’ın yat dünyasındaki çalışmaları sürecek. ☸
-
-

Bir yaz düşü – 37 metrelik MADSUMMER
Deneyimli bir denizci olan Amerikalı sahibinin denize duyduğu derin tutkunun güçlü bir dışavurumu olan Madsummer, Alman tersane Lürssen’in deneyimiyle hayata geçti. 95 metrelik gövdesinde çağdaş çizgileri organik kıvrımlarla buluşturan tasarımı Harisson Eidsgaard Design imzalı. Dünya megayat filosuna görkemli bir giriş yapan Madsummer’ın iç tasarım yaratıcısı ise Laura Sessa.
Madsummer, denize ve yolculuğa bir övgü niteliğinde. 95 metre boyu, 14 metre eniyle dünyayı keşfetmeye hevesli, evden uzakta bir ev hayaliyle tasarlanmış. Daha önce de bir Lürssen yatına sahip olan Amerikalı sahibi ne istediğini net bir şekilde ifade edince, süperyat üretimi konusunda dünya liderlerinden biri olan Lürssen tarafında proje oldukça hızlı ilerlemiş ve söz verilen tarihten birkaç ay önce sahibine teslim edilmiş. Monaco Yacht Show 2019’da dünyaya tanıtılan yatın mühendisliği Lürssen teknik ekibinin tecrübesini yansıtıyor. Madsummer, gövde tasarımını üstlenen Londralı tasarım ofisi Harrison Eidsgaard Design ile tersanenin ilk işbirliği. Yat sahibi ile 15 yıldır farklı projelerde çalışan Romalı tasarımcı Laura Sessa, Madsummer’ın dekorasyonunu renklerle enerji kazanan, çağdaş ve konformist bir stille tamamlamış. Proje yönetimini üstlenen Moran Yacht & Ship ve tekne sahibinin kaptanının da, megayatın üretiminin hızlı ve kusursuz ilerlemesinde büyük payı olmuş.
Peter Lürssen, Madsummer’ı tanımlarken “Yat sahibi tasarım konusunda oldukça talepkârdı. Fakat mühendislik tecrübemizle onun isteklerinin çok daha ötesine geçmeyi başardığımıza inanıyorum. Madsummer, uzun yıllar boyunca zamansızlığını koruyarak keyifle kullanılacak. Şu anda da zamanının çok ötesinde bir mühendislik ve tasarıma sahip” sözlerini kullanıyor. Devamı Haziran 2020 sayımızda…


Madsummer, Nice, France, 2019 
Madsummer, Nice, France, 2019





