Etiket: Yacht

  • Bu yaz teknedeyiz

    Bu yaz teknedeyiz

    Nihayet ışık göründü… Haziranla birlikte birtakım kriterlere uymak kaydıyla “yeni normal” hayatımıza başlıyoruz. Birçok kısıtlamanın yanında seyahat yasakları kalkıyor, turizm tesisleri açılıyor. Aylardır evlerimize hapsolduğumuz için üzerine en çok konuştuğumuz konulardan birisi de yaz sezonunu nasıl değerlendireceğimizdi. Yeni normalin en önemli koşulu; kalabalıklardan uzak durmak, sosyal mesafeye ve hijyene dikkat etmek. Bu tanıma ise en çok tekne yaşantısı uyuyor. Sektörden gelen haberler de bu yönde. Yat kiralama acenteleri yurtiçi talepte artışın yaşandığını söylüyor. Ortak görüş; denizde kalabalıklardan izole bir şekilde, aile ya da arkadaş gruplarının birlikte yapacağı tatilin en güvenli seçenek olduğu. Charter firmaları da teknelerin dezenfekte edilmesinde oldukça hassas bir çalışma içindeler. Yani bu yaz gönül rahatlığıyla teknedeyiz…

    Peki, rotamız ne olacak? Mavi yolcular ihtiyaçlarını nerelerde daha kolay karşılayabilirler? Pandemi koşullarında hangi körfezlerde yaşam daha kolay? Lojistik gereksinimlerin karşılanması için özel nitelikleri olan koylar hangileri? “Mavi Yolculuk” uzmanı yazarımız Ali Boratav bu sorulara yanıt verdi ve Gökova, Hisarönü, Marmaris, Fethiye-Göcek, Kaş-Kekova bölgelerinden öneriler yazdı…

    Yurtdışı seyahat kısıtlamaları da bu ay içerisinde kademeli olarak kalkıyor. Biz de uzak diyarlardan, hayal kurduracak mavi sayfalar hazırladık. Tanıl Tuncel, dünya turu esnasında siklon mevsiminin geçmesi için bir süre kaldığı, turdan sonra da dönüp uzun süre yaşadığı, Güney Pasifik’in zümrüt yeşili ülkesi Yeni Zelanda’yı yazdı. Türkiye’nin ilk uluslararası megayat şefi Deniz Kurt Görsev ise İyon Denizi’nin büyülü adası Korfu’yu ve leziz mutfağını kaleme aldı…

    Bu ayki dosya konumuz, modası asla geçmeyen klasik runabout’lar. Modern motoryatların atası kabul edilen, 1920’lerde ABD’de trend olmaya başlayıp, 1950 ve 60’larda yıldızı iyice parlayan bu tekneler günümüzde hâlâ el işçiliğiyle üretilmeye devam ediyor. Denizlerde retro rüzgârı estiren güzellerden 12’sini bir araya getirdik. Kapağımıza da bu tekne tipinin ikonik markası olan, Brigitte Bardot ve Sophia Loren gibi yıldızların kullandığı Riva’nın 10,07 metrelik modeli Aquariva Super’i taşıdık…

    İçinizi açacak, denize çağıran birbirinden güzel daha birçok konuyla, dolu dolu bir sayı sizi bekliyor…  

    Bu ay maviliklerde görüşmek dileğiyle…

    Keyifli okumalar…

  • AMEL 60 – Geleneksel ve modern buluştu

    AMEL 60 – Geleneksel ve modern buluştu

    Geçen ocak ayında açıklanan Avrupa Yılın Yatı (European Yacht of The Year) ödüllerinin Lüks-Gezi kategorisinin kazananı olan Amel 60, firmanın iki yıl önceki 50 modelinin daha çok modern teknoloji, hacim ve detay katarak geliştirilmiş versiyonu. Köklü markanın kurucusu Henri Tonet’in yarattığı prensibin değişmediğini görüyoruz: Amel, her yıl yeni model üretmektense, var olanları kusursuz hale getirmeyi tercih ediyor.

    Fransız Amel, elli yılı aşkın süredir La Rochelle’deki tersanesinde ürettiği daha önceleri ketch, şimdi ise tek direkli yelkenlileri ile tanınıyor. Markanın kurucusu Henri Tonet (daha çok Henri Amel olarak bilinir) farklı vizyonuyla sektörün saygınlığını kazanmış bir isim. 2005’te hayata veda edene kadar da Amel kalitesini korumak için ekibiyle çalıştı. Bugün Amel, üretim ve tasarım ilkelerini koruyarak yeniliklere de göz kırpıyor. Yeni amiral gemisi Amel 60, bunun habercisi. 2017’de Amel 50’yi lanse eden firma, iki yıl sonra bu modelin geliştirilmiş ve daha modern versiyonu olan Amel 60 ile denizcileri sevindirdi. Yaz yaklaşırken, (şimdilik) kapalı alanlarda yaşamı sürdürürken yeni modelleri daha yakından tanımanın ve haklarında daha detaylı bilgi sahibi olmanın tam zamanı.

    DAHA HIZLI, DAHA KULLANIŞLI

    Uzun seyirlere elverişli teknelere imza atan markanın son modeli Amel 60, Eylül 2019’da düzenlenen Cannes Yachting Festival’da yapılan dünya prömiyerinden beri yelkenli tutkunlarının yakın takibinde. Konfordan, güvenlik özelliklerinden ve klasik Amel tarzından ödün vermeden yaratılan tekne, Berret-Racoupeau Yacht Design imzasını taşıyor. Prömiyerin ardından Avrupa Yılın Yatı (European Yacht of The Year) ödüllerinde Lüks-Gezi kategorisinin kazananı unvanını da alan karbon direkli Amel 60, tek kişi ile kullanım özelliği, performansı ve maksimum konfor sunumuyla dikkat çekiyor. Daha hızlı, manevra kabiliyeti yüksek ve pratik olan tekne, Amel’i seçenlerin isteklerini karşılıyor. Nasıl mı? Devamı Mayıs 2020 sayımızda…

  • Sanlorenzo’nun yeni amiral gemisi ATTILA

    Sanlorenzo’nun yeni amiral gemisi ATTILA

    Lüks motoryat üretiminde dünya liderliğine oynayan İtalyan Sanlorenzo’nun bugüne kadar inşa ettiği en büyük megayat 64 metrelik Attila, 2019 Ağustos’ta suyla buluştu ve Monaco Yacht Show’da dünyaya tanıtıldı. Gövde tasarımı Officina Italiana Design ve iç tasarımı Francesco Paszkowski imzalarını taşıyan megayat, inovatif çizgisiyle teknoloji ve konforu suda buluşturuyor. 

    Türkiye’de Trio Deniz tarafından temsil edilen Sanlorenzo, büyük başarı kazanan 52 Steel serisinin DNA’sını oluşturan inovatif teknoloji anlayışı ve zamansız tasarım çizgisinin boyutlarını büyüterek 64 Steel serisiyle yeniden suyla buluşturuyor. Attila ismiyle suya inen beş güverteli megayat, Officina Italiana Design imzalı. Sanlorenzo’nun La Spezia’daki tersanesinde bugüne kadar ürettiği en büyük yat olan Attila; çelik gövdesi, alüminyum üst yapısı, 64 metrelik uzunluğu ve 13,10 metrelik genişliği, sade ve zarif çizgileri, dengeli hacmiyle İtalyan tasarım genlerini ortaya koyuyor. Güçlü özellikleriyle, tutkulu bir Sanlorenzo kullanıcısı olan Arjantinli bir yatırımcıyı cezbeden 64 Steel modeli yeni maceralarına hazır. 2012 yılında Sanlorenzo’nun 46 Steel modelini kullanmaya başlayan deneyimli denizci, 64 Steel modelini satın alırken ihtiyaçlarını doğru belirleyerek yatı kişiselleştirmiş. Tamamen sahibine özel tasarlanan Attila, özgün özellikleriyle öne çıkıyor.

    KİŞİYE ÖZEL TASARIM 

    Yatın gövde tasarımını yapan Officina Italiana’dan Sergio Beretta, “Yat sahibi özellikle geniş iç yaşam alanları tasarlamamızı istedi. Biz ilk başta bunu tasvip etmesek de sonuç bizi de tatmin etti” diyerek Arjantinli yat sahibinin tasarımı yönlendiren isteklerini anlatmaya başlıyor. Sahibinin hayalindeki yatı anlatan liste ise şöyle: Şarap kavı, soğuk et deposu, sinema salonları, kendi ve eşine özel bir güverte, 10 metrelik tender için garaj alanı ve çok geniş bir beach club. Her güvertede yemek alanı ile ana güverte salonunda barbekü ve teppanyaki ocağı. 64 metrelik bir yatta tüm bunları hayata geçirmek tasarım ekipleri için zorlayıcı bir meydan okumaya dönüşmüş. 13,10 metre gövde genişliği de kullanılarak yatın her metreküpü akılcı tasarım çözümleriyle tamamlanmış. 

    BEŞ GÜVERTEDE MAKSİMUM SOSYALLEŞME

    Attila beş güvertesindeki üç havuzu, her güvertede konumlanan yemek alanı, güneşlenme ve dinlenme bölümleriyle, açık ya da kapalı her alanda denizin keyfini konforla buluşturan bir tasarım anlayışına sahip. Beach club’da iskele ve sancak tarafından açılan balkonlar yüzme platformlarına dönüşüyor. Dinlenme alanı, bar, hamam, sauna, masaj ve spor odalarıyla tamamlanan beach club, 78 metrekarelik bir alana yayılıyor. 

    Yatın tasarımındaki ana motivasyon, ana güvertenin kıç tarafındaki havuz ve yemek alanları ile alt güvertedeki beach club’ın çift tarlı merdivenler aracılığıyla kesintisiz biçimde birbirine entegre edilmesi çabası olmuş. Ayrıca ana güvertedeki havuzun tabanının cam olması suyun ışıltısını ve gün ışığını beach club’ın kapalı alanına da taşıyor. Bu sayede teknenin her alanından maksimum faydalanılabiliyor ve aynı derecede keyif alınabiliyor. 

    ETKİLEYİCİ TASARIM KURGUSU

    Beach club’dan ana güvertedeki salona çıkış, tam anlamıyla görsel bir şov sunuyor. 4,6 metre yüksekliğindeki galerili tavan, Cattelani&Smith tasarımı heykeller ve gösterişli merdiven dizaynı yata atılan ilk adımda davetliler üzerinde bir etki bırakmayı başarıyor. Yatın iç alanlarında deneyimli tasarımcı Francesco Paszkowski, Margherita Casprini ile işbirliği yapmış. Paszkowski, “Yat sahibi ailesiyle birlikte keyifli vakit geçirebileceği, iş ortamından uzak, resmiyeti ve ciddiyeti ardında bırakan, samimi, sıcak ve konforlu bir yaşam alanı istiyordu. Beach club’ın boyutları konusunda kesinlikle pazarlık kabul etmedi. Üç yüzme havuzu olmazsa olmazlardandı. Beach club dışında her güvertede yemek alanı planlandı. Ayrıca ailece film seyretmeyi sevdikleri için, ikisi yat sahibinin güvertesinde olmak üzere, yatta beş büyük ekran televizyon bulunuyor. 500 şişelik şarap kavı ve etlerin muhafazası için soğuk oda planlandı. Bizim için en zorlayıcı isteği ise ana güverte salonunda kapalı mekânda tasarladığımız barbekü ve teppanyaki ocağı oldu. Ciddi bir havalandırma sistemi ve A60 yanmaz paslanmaz çelik bir alan tasarladık.”

    AKILCI ALAN KULLANIMI

    Attila’nın beş güvertesinden biri yat sahibinin özel kullanımına ayrılmış. Geniş master süitteki yatak, 180 derecelik bir manzaraya karşı konumlanıyor. Pruvayı izleyen bu süit, özel bir güneşlenme ve havuz alanına açılıyor. Dört misafir kamarası ve VIP misafir süiti ise ana güvertede konumlanıyor. Ön güvertedeki helikopter pisti istenildiğinde geniş bir güneşlenme alanına dönüşebiliyor. Bridge’de konumlanan güneşlenme güvertesi bar, kuzine, yemek alanı, oturma alanları ve geniş jakuziyle tamamlanıyor. Akdeniz stili al fresco verandalara dönüşen kıç taraftaki havuzluklar açık havada sosyalleşmenin keyfini yattaki her kişiye yaşatıyor. 

    İÇ-DIŞ MEKÂN İLİŞKİSİ

    Dış mekânlarda tasarlanan birçok farklı keyif alanı olsa da Sanlorenzo tasarım ekibi yatın odağının, Arjantinli sahibinin isteğiyle daha çok kapalı yaşam alanları üzerinde olduğunu belirtiyor. Modern Güney Amerika stili üzerinde dekorasyon kurgusunu tamamlayan Francesco Paszkowski, iç ve dış mekânları dengeli bir kombinasyonda buluşturuyor. Altı farklı çeşit mermer doku, sıcaklık veren tik ahşap dokusu, nubuk ve deri yüzeyler gibi doğal dokular mekânları giydiriyor. Baxter, Minotti, Maxalto, Flexform ve Cattelani&Smith gibi dünyaca ünlü İtalyan markalarının mobilyaları  dekorasyon kurgusunu tamamlıyor. 

    YÜKSEK PERFORMANS

    En yenilikçi megayatlardan biri olan Sanlorenzo’nun Attila’sı, iç ve dış tasarımıyla yükselttiği çıtayı performans özellikleriyle zirveye taşıyor. 2.375 beygir gücündeki ikiz Caterpillar 3516-C dizel motor sayesinde 17 knot maksimum hıza ulaşıyor. 64 metrelik ve 1.600 gross tonluk bir yat için muazzam bir performansa sahip olan Attila, 12 misafir ve 18 mürettebat ağırlayabiliyor. ☸

    Teknik Özellikler

    Tam Boy: 64,25 m

    Genişlik: 13,10 m

    Su çekimi 3,40 m

    Deplasman  1.600 GT

    Motor  2×2.375 KW CAT

    Yakıt kapasitesi  160.000 lt

    Maksimum hızı  17 knot

    Kamara  1 master süit + 4 misafir süiti + 1 VIP süit + 18 kişilik mürettebat 

    İnşa malzemesi  Çelik gövde ve alüminyum üst yapı.

    İletişim  triodeniz.com

  • Yeniden açılacağız maviliklere

    Yeniden açılacağız maviliklere

    Olağan dışı olaylara şahit olurken hazırladığımız… Bu cümleyi 2013’ten bu yana neredeyse her sene en az bir kere kullanmışım. Toplumsal olaylar, terör, darbe girişimi, doğal afetler, savaş riski derken dünya çapında bir salgın… Ne yapalım, bizim nesilin kaderi de buymuş diyerek her şart altında yaşamaya ve üretmeye devam ettik. Evet, bu sayıyı da yine olağan dışı şartlarda ama üzerine titreyerek yine dolu dolu bir içerikle hazırladık. Emeği geçen herkese teşekkürler…

    Dergi baskıya giderken #evdekal çağırılarına uyarak geçirdiğimiz 45’inci gün de doluyordu. Tüm insanlığı eve hapseden virüs, doğanın dengesini bozduğumuzu bir kez daha gösterdi hepimize. İklim değişikliği, aşırı tüketim ve çevre kirliliğinin sonuçları sarsıcı bir şekilde çıktı karşımıza. Doğayla barışma, daha da önemlisi ona saygı duymak zorunda olduğumuzu hatırladık. Bu düşünceden yola çıkarak biz de çevre dostu tekneleri araştırdık; güneş enerjili, elektrikli ve hibrit sistemli 12 modeli bir araya getirdik. Kapağımıza da o dosyadan Polonyalı Sunreef’in “60 Eco-Electric” modelini koyduk… 

    Pandemiden yat sektörünün nasıl etkilendiğini Türk üreticiler ile global markaların ülkemizdeki distribütörlerine sorduk.  Marinaları arayıp aldıkları önlemleri öğrendik. Deniz Kurt Görsev, ünlü yat şefleri ile görüşerek charter piyasasının durumunu ve megeyat sektöründeki personeli yeni dünyada nelerin beklediğini değerlendirdi. Yazarlarımız birbirinden çarpıcı korona temalı yazılar kaleme aldı. Hepsini buraya sığdıramayacağım, mutlaka okumalısınız…

    Mart sonunda; ticari teknelerin seyri, amatör balıkçılık ve spor amaçlı her türlü denizcilik faaliyeti yasaklandı. Peki, yatçılar? Onlara kısıtlama var mı? Yazarımız Ali Boratav; Sahil Güvenlik’le, liman başkanlıklarıyla ve güneydeki tesislerle görüştü. Özel tekneler için durum nasıl? Hangi liman başkanlığı ne gibi yasaklar-sınırlamalar getirdi? Sahil Güvenlik ne gibi denetimler yapıyor? Tüm bu soruların yanıtını Boratav’ın “Tekneler marinada, gözler koronada” başlıklı yazısında bulabilirsiniz.

    30 yıldan fazla teknesinde yaşayan Tanıl Tuncel, özellikle okyanus geçişlerinde karantinadan da zor şartları görmüş bir denizci. “İyi deniz insanı elindeki imkânları ekonomik kullanmayı öğrenmiştir, yarınını düşünür, tutumludur, suyunu elektriğini, mazotunu israf etmez.” diyen Tuncel bu sayıda teknede kendimize nasıl yetebileceğimizi anlattı. Yazımı onun cümleleriyle bitiriyorum: 

    “Fırtına içinde, camadan vb. yapacaklarımı yapmış, vardiyada bir köşeye büzülmüş, şartların düzelmesini beklerken kendime ‘Yapacak bir şey yok, hapistesin cezan bitene kadar otur. İyi şeyler de kötü şeyler de bir gün biter. Bu fırtına da geçecek, hedefimize ulaşacağız’ derdim. Gökyüzü karadan griye döner, derken mavi bir yama gözükür. Biliyoruz, o yama gittikçe büyüyecek ve gök masmavi olacak. Sadece biraz zaman gerek.”

    Elbet yeniden açılacağız maviliklere…

    Keyifli okumalar…

    Eyüp Özel