Yeniden açılacağız maviliklere

Olağan dışı olaylara şahit olurken hazırladığımız… Bu cümleyi 2013’ten bu yana neredeyse her sene en az bir kere kullanmışım. Toplumsal olaylar, terör, darbe girişimi, doğal afetler, savaş riski derken dünya çapında bir salgın… Ne yapalım, bizim nesilin kaderi de buymuş diyerek her şart altında yaşamaya ve üretmeye devam ettik. Evet, bu sayıyı da yine olağan dışı şartlarda ama üzerine titreyerek yine dolu dolu bir içerikle hazırladık. Emeği geçen herkese teşekkürler…

Dergi baskıya giderken #evdekal çağırılarına uyarak geçirdiğimiz 45’inci gün de doluyordu. Tüm insanlığı eve hapseden virüs, doğanın dengesini bozduğumuzu bir kez daha gösterdi hepimize. İklim değişikliği, aşırı tüketim ve çevre kirliliğinin sonuçları sarsıcı bir şekilde çıktı karşımıza. Doğayla barışma, daha da önemlisi ona saygı duymak zorunda olduğumuzu hatırladık. Bu düşünceden yola çıkarak biz de çevre dostu tekneleri araştırdık; güneş enerjili, elektrikli ve hibrit sistemli 12 modeli bir araya getirdik. Kapağımıza da o dosyadan Polonyalı Sunreef’in “60 Eco-Electric” modelini koyduk… 

Pandemiden yat sektörünün nasıl etkilendiğini Türk üreticiler ile global markaların ülkemizdeki distribütörlerine sorduk.  Marinaları arayıp aldıkları önlemleri öğrendik. Deniz Kurt Görsev, ünlü yat şefleri ile görüşerek charter piyasasının durumunu ve megeyat sektöründeki personeli yeni dünyada nelerin beklediğini değerlendirdi. Yazarlarımız birbirinden çarpıcı korona temalı yazılar kaleme aldı. Hepsini buraya sığdıramayacağım, mutlaka okumalısınız…

Mart sonunda; ticari teknelerin seyri, amatör balıkçılık ve spor amaçlı her türlü denizcilik faaliyeti yasaklandı. Peki, yatçılar? Onlara kısıtlama var mı? Yazarımız Ali Boratav; Sahil Güvenlik’le, liman başkanlıklarıyla ve güneydeki tesislerle görüştü. Özel tekneler için durum nasıl? Hangi liman başkanlığı ne gibi yasaklar-sınırlamalar getirdi? Sahil Güvenlik ne gibi denetimler yapıyor? Tüm bu soruların yanıtını Boratav’ın “Tekneler marinada, gözler koronada” başlıklı yazısında bulabilirsiniz.

30 yıldan fazla teknesinde yaşayan Tanıl Tuncel, özellikle okyanus geçişlerinde karantinadan da zor şartları görmüş bir denizci. “İyi deniz insanı elindeki imkânları ekonomik kullanmayı öğrenmiştir, yarınını düşünür, tutumludur, suyunu elektriğini, mazotunu israf etmez.” diyen Tuncel bu sayıda teknede kendimize nasıl yetebileceğimizi anlattı. Yazımı onun cümleleriyle bitiriyorum: 

“Fırtına içinde, camadan vb. yapacaklarımı yapmış, vardiyada bir köşeye büzülmüş, şartların düzelmesini beklerken kendime ‘Yapacak bir şey yok, hapistesin cezan bitene kadar otur. İyi şeyler de kötü şeyler de bir gün biter. Bu fırtına da geçecek, hedefimize ulaşacağız’ derdim. Gökyüzü karadan griye döner, derken mavi bir yama gözükür. Biliyoruz, o yama gittikçe büyüyecek ve gök masmavi olacak. Sadece biraz zaman gerek.”

Elbet yeniden açılacağız maviliklere…

Keyifli okumalar…

Eyüp Özel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.