Kategori: Motoryat

  • RIVA 90’ ARGO Klasiğe “yeni nesil” dokunuşlar

    RIVA 90’ ARGO Klasiğe “yeni nesil” dokunuşlar

    Denizcilik tarihinin köklü ve klasikleşmiş markalarından Riva’nın yeni modeli 90’ Argo, lüksün zarafet ve güçle harmanlandığı bir tekne. Flybridge serisinin sportif hatlarıyla dikkat çeken yeni Riva’sı geniş ve kullanışlı yaşam alanlarıyla da öne çıkıyor. Yazı AYÇA GÜÇLÜTEN Fotoğraflar RIVA YACHT ARŞİVİ

    Yeni nesil Riva flybridge serisinin son üyesi 90’ Argo; geniş alanları, yeni kokpit yerleşimi ve çift master kabini ile heyecan uyandırdı. Adını Yunan mitolojisinden, denize açılan Argo isimli ilk gemiden alan 28,49 metre boyundaki teknede elbette özgün Riva stili, İtalyan iç tasarımının prestijli isimlerinin yorumlarıyla yine başrolde. Officina Italiana Design ile Ferretti Group Ürün Strateji Komitesi ve Mühendislik Departmanı ortaklığında hayat bulan Riva 90’ Argo, ilk bakışta profili ve sportif çizgileriyle beğeni topluyor. Yenilenmiş üst güvertenin aerodinamik çizgileri geniş gövde camları, ana güvertedeki tam boy camlar ve tekne arkasındaki yanal cam yüzeyler gibi dış dizayn özellikleriyle vurgulanmış. Lüksü, konforu ve fonksiyonelliği keşfetmek içinse tekneyi dolaşarak analiz etmek gerekiyor.

    KONFORDAN ÖDÜN VERMEYEN SPORCU

    Su sporlarından keyif alanlar için cazip bir seçenek olan Riva 90’ Argo’nun garajı, bağımsız olarak denize indirilebilen üç kişilik bir jet skiyi ve 3,95 metrelik bir botu depolayabiliyor. Geniş yüzme platformu da yenilikçi ve açılabilir bir merdivenle donatılmış. Bir keyif teknesinde olduğumuz da su götürmez bir gerçek. 30 metrekarenin üzerindeki kokpit alanı dinlenme, sosyalleşme ve yemek için kullanılabilen bir yerleşim düzenine sahip. Uzunlamasına yerleştirilmiş iki büyük kanepe ve yükselip alçalabilen bir orta masanın yer aldığı bölümde kanepeler ortadaki masaya doğru hareket ettirildiğinde yaklaşık 6 metrekarelik bir güneşlenme alanı kazanılıyor. Bu bölüm istenildiğinde sekiz kişilik yemek masası olarak da değerlendiriliyor. Tekne demirdeyken, özel olarak dizayn edilen havuzluk alanında deniz ile teması engelleyen etkenler ortadan kaldırılmış. Flybridge’e erişim merdiveninin tekne gövdesine gömülü olması sayesinde merdiven teknenin yan görünümlerinde gizleniyor. Bu çözümle konfor ve güvenlik standartları da yükseltilmiş.

    FLYBRIDGE VE SONSUZLUK GÜVERTESİ

    90’Argo’nun geniş üst güvertesi 46 metrekarelik bir alanı kaplıyor. Arka tarafında şezlong ve puflar, orta bölümde iskele tarafta iki tabureli bir bar ünitesi ile karşısında L şeklinde bir oturma grubu, paslanmaz çelik çevreye sahip bir Corian masa ve sandalyeler içeren bir yemek alanı var. Ön bölümün sancak tarafında kumanda istasyonu, iskele tarafında ise yardımcı kaptan koltuğu konumlandırılmış. Hard top cam tavan penceresi, üst güvertedeki doğal ışıktan maksimum faydalanma imkânı sunuyor. Riva 110’ Dolcevita gibi, 90’ Argo da üst güverte ile havuzluk ve tekne önündeki dış alanların direkt bağlantıları sayesinde tekne arkasından önüne kadar kesintisiz ulaşım ve yaşam alanları sunan “sonsuzluk güvertesine” sahip.

    30 METREKARELİK MASTER KABİN

    Baş tarafta dış alanda C şeklinde bir oturma alanı var. Talep üzerine, bu bölüm bir masa eklenerek ilave bir yemek veya güneşlenme alanına dönüşebiliyor. Ayrıca iki adet büyük saklama dolabı da düşünülmüş. Kapalı alanlara doğru yavaş yavaş ilerlendiğinde 360 derece görüş alanın sağlandığı, yaklaşık 40 metrekarelik denize nazır salonla buluşuluyor. Burası 2,10 metreden fazla yüksekliğe sahip. İki tek kişilik koltuk, L şeklinde bir oturma grubu ve paslanmaz çelik ve aynalı yüzeylere sahip bir panele monte edilmiş bir TV ile döşenmiş. Salonun ilerisinde sekiz kişilik yemek masası ve sandalyelerin bulunduğu yemek alanı mevcut. Ana güvertede iskele tarafta, dış yan yürüyüş yoluna özel bir erişim kapısı bulunan mutfak girişi ve mürettebat alanına inen merdivenler yer alıyor. Sancak tarafta ise elektro-hidrolik dümen sistemi ve NAVIOP-SIMRAD ile birlikte geliştirilmiş ve yükseltilmiş kumanda istasyonunun girişi konumlandırılmış. Bu alanın ilerisinde, 30 metrekarelik master kabin var. Kabinin tavanındaki pencere, ortamı doğal ışıkla besliyor.

    MİSAFİRE ŞIK AYRICALIK

    Ana güvertenin sancak tarafından erişilebilen alt güvertede günlük kullanım için bir banyo ile kendi banyosuna ve 2 metrenin üzerinde tavan yüksekliğine sahip üç çift kişilik VIP kabin bulunuyor. 20 metrekarelik kıç kabin, konukların kendilerini teknenin gerçek sahipleri gibi hissetmelerini sağlayan ikinci bir master kabin olarak düşünülmüş. Mürettebat alanı ise alt güvertenin baş tarafına yerleştirilmiş. Kullanışlı bir yemek bölümü ve her biri kendi banyosu ve ayrı duşu olan ranzalı iki çift kişilik kabinle cömert bir alan.

    Markanın sıra dışı tasarım felsefesinin estetik ve üstün teknolojiyle buluştuğu bir Riva daha filoya katıldı. Gelenekselin çağdaşla, çatışma yaratmaksızın, kaynaştırıldığı bir kimliği var Riva 90’ Argo’nun ve her Riva modeli gibi markanın başarılı bir elçisi. ☸

  • Süperyat konforunda crossover PRESTIGEX70

    Süperyat konforunda crossover PRESTIGEX70

    Prestige, 2020 yılında hem denizi radikal bir şekilde deneyimlemek isteyenler hem de lüksten  vazgeçmeyenler için yeni bir seri yarattı. X serisinin ilk modeli X70, yenilikçi bir çizginin eseri.

    Yazı AYÇA GÜÇLÜTEN Fotoğraflar PRESTIGE YACHTS ARŞİVİ

    Küresel yatçılık pazarının hızla değişen ve yenilenen lüks motoryat konseptleri, cesur ve özgün tasarımların üretimine neden oluyor. Bu hususta bazı markalar daha atak ve öncü davranarak değişimle yetinmeyip, işi reform aşamasına dek getiriyorlar. Fransız Jeanneau’nun bünyesindeki motoryat markası Prestige de bu markalardan biri. Tarihi 1950’li yıllara dayanıyor. Her geçen yıl güçlenen, yenilenen ve dünyada iyi satış grafiği yakalayan serilere imza atan markanın 2020 yılında yarattığı X serisi beğeni topluyor. Bu yenilikçi serinin ilk modeli Prestige X70’i incelediğimizde denizde yaşamı uzun soluklu ve ciddi düşünenler için ideal bir tekne olduğunu anlıyoruz.

    YÜZEN ADA

    Garroni Design ve Prestige tarafından geliştirilen X70’in hacimli alanları, hareket kolaylığı, iç ve dış mekânların özenle kurgulanmış bağlantısı ile genişliğe eşlik eden aydınlığı dikkat çekiyor. Deniz üzerinde özel bir ada olarak da değerlendirilen X70’teki mobilya ve materyaller, markanın teknik uzmanlığıyla birleşerek estetik açıdan çarpıcı modelin lüks vurgusundaki tamamlayıcı unsurlar olarak karşımızı çıkıyor. Tamamen süperyat mantığında oluşturulmuş X70, iç ve dış alanlarda sonsuzluk hissi yaratıyor. Lüks crossover’ın tasarımı, yatın tamamından yararlanılmasını olanaklı kılıyor ve sonuç olarak da tam en kullanımıyla teknede kazanılan alan ciddi boyutlara ulaşıyor. Lüks villa konforu sunduğu söylenebilecek çok işlevli model, denizde rahat yaşamın standartlarına fazlasıyla sahip.

    YAŞAMI “GENİŞLETEN”  BAKIŞ AÇISI

    Geleneksel flybridge’li modellerde genellikle güvertede hareketi kolaylaştırmak için tekne genişliğinin yüzde 70’i kullanılır. X70’te ise bu yaklaşım yerine, yukarıda da değindiğimiz gibi, teknenin her noktasında tam genişlikten faydalanma seçeneği benimsenmiş. Salon ve dış alanların hacimsel olarak genişlemesi bir yana, teknenin XXL havuzluk kısmı da aynı boydaki benzerlerinden üç kat daha büyük hale gelebiliyor. Böylece flybridge’te ve ana güvertede yaşam alanları, belirgin biçimde genişlemiş oluyor. Prestige X70’te dış ve iç tasarımın birbirinden bağımsız düşünülmediğini kavramak zor değil; iç içe planlama yapılmış, başarıyla da uygulanmış.

    4 FARKLI GİRİŞLİ FLYBRIDGE

    Sosyal bir tekne Prestige X70. Denizi, kaliteli konuk ağırlama koşullarını, seçkin ve rafine lüksü, incelikle planlanmış üst düzey konforu ve tabii istendiğinde mahremiyeti de sunan bir model. Teknede flybridge elbette en önemli bölümlerden biri. Ön güverteye flybridge üzerinden ya da yanlardaki kayar kapılar sayesinde doğrudan salondan geçilebiliyor. Flybridge’teki dört farklı giriş akıcı bir hareketlilik sağlıyor. İki merdivenden flybridge’e ulaşılırken, diğer ikisinden de ön güverteye geçilebiliyor. Geniş ve tam donanımlı dümen konsolu, kusursuz görüş sağlıyor. Teknenin kalbi konumundaki merkezi kuzineden flybridge’e servis rahatlatılmış. Yüzde 300 oranında büyütülmüş havuzluk, denizle ve ışıkla iç içe. Kıçtaki yüzme platformu ise denizle irtibatı en üst seviyeye çıkarıyor. Prestige X70’teki ayrıntıların sirkülasyonu kolaylaştırmak için de incelikle kurgulandığı gözden kaçmıyor.

    EN İYİLERLE KAZANILAN SADE ŞIKLIK

    Prestige ününü çözüm ortaklarına ve malzeme seçimine de borçlu. En iyilerle çalışmaktan vazgeçmeyen marka, radikal değişimlerle hayata geçirdiği yeni X serisinin ilk modelinde de bu ilkesinden ödün vermiyor. Bolca saklama bölümüyle zenginleştirilmiş iç kısımlarda kullanılan mobilya ve materyaller, sade bir şıklık sunarken rafine lüksü vurguluyor. Kaşmir, deri ve ahşap kullanımı ambiyansı huzurlu kılıyor. Deri detaylarda by Foglizzo imzası var. İsteğe göre üretilen sofalarda ise by Duvivier tercih edilmiş. Ahşap işçiliğinde de zarafet ve modern çizgiler öne çıkıyor. Prestige’in ahşap ustaları, her bir parça için elle uyguladıkları lake ve parlak vernik gibi çeşitli malzemeleri bir arada kullanmışlar. Ses sitemi için Bowers & Wilkins seçilmiş.

    KİŞİSELLEŞTİRME OLANAĞI

    Master kabin, teknenin tam genişliğini kullanarak tatminkâr ölçüde genişlik ve hareket kolaylığı sunuyor. Bu kamaraya giriş, ana güverteden özel ve bağımsız bir merdivenle yapılıyor. Aynı şekilde misafir kabinlerinin ve VIP kabinin de özel girişleri bulunuyor. Ayrıca tam kadro mürettebat için de özel bölümler mevcut.

    Konforu ve lüksü odağına alan modelin müşterilerine tekneyi kişiselleştirme imkânı sağladığını öğrenince şaşırmıyoruz. Prestige X70’in sahibi kendi zevkine göre masaları, sandalyeleri, koltukları, güneşlenme minderlerini ve şezlongları geniş bir yelpazede sunulan seçenekler arasından belirleme ayrıcalığına sahip.

    Prestige X70’te performans ve güç için IPS teknolojisiyle daha fazla manevra kolaylığı sunan Volvo uzmanlığından yararlanılıyor. X70’te güvenliği artırıp, yakıt tüketimini azaltarak verimliliğini kanıtlamış IPS 1200 ya da IPS 1350 kullanılabiliyor.☸

  • Yeni bir ezber bozan seyirde SPRITZ 102

    Yeni bir ezber bozan seyirde SPRITZ 102

    Türk tersane Venture Yachts’ın Alpha Custom Yachts markası ile ürettiği Spritz 102 modelinin ilk gövdesi geçen ay sahibine teslim edildi. 31,20 metre boyundaki Andreika IV adlı kompozit motoryat, genişliğinin sağladığı avantajı kullanarak, 30 metre klasmanına iddialı bir giriş yapıyor. Yazı AYÇA GÜÇLÜTEN  Fotoğraflar POZİTİF STUDIO

    Yaklaşık yedi aydır süregelen Covid-19 salgını, her sektörde olduğu gibi yatçılıkta da yeni bir dönemin doğumunu zorunlu kıldı. Tersaneler üretim süreçlerini, satış ve pazarlama planlarını pandemiye göre revize ettiler. Türkiye de yat üretiminin iddialı oyuncularından biri olarak sürece ayak uydurdu; yavaşladı ama durmadı. Bunu somut bir şekilde yeni yatların projelendirilme ve suya iniş haberlerinin artışından anlıyoruz. Bu ay kapağımızı bu süreçte tamamlanan yepyeni bir yat süslüyor.

    Gövde yapısı, güçlü ve keskin dış hatlarıyla dikkat çekici bir motoryat konsepti Spritz 102. İlk gövdesi Andreika IV geçen ay suyla buluştu. Yaklaştıkça göze çarpan büyük yüzme platformu ve kokpit güvertesi, yüksek standartlarda konforun ve ferahlığın ilk habercileri. Üç yıl önce kurulan Venture Yachts tamamen tekne sahibinin istek, ihtiyaç ve hayallerine uygun olacak şekilde hazırlanmış tasarımlarla, kişiye özel yatlar üretmeyi hedefleyen bir tersane.

    AÇIK ALANLARIN AKILLI FONKSİYONELLİĞİ

    7,8 metreye 2,5 metre ebatlarındaki yüzme platformu, 20 metrekarelik kullanılabilir alanı ve hemen arkasındaki 3 metre uzunluğundaki koltuğuyla, denizle iç içe geçirilecek keyifli saatlere ev sahipliği yapıyor. Platformun merkezindeki 10 metrekarelik, 1 ton kaldırma kapasiteli hidrolik hareketli kısmı ile 5 metrelik tender bot rahatlıkla taşınabilir.

    Platformun her iki yanında simetrik konumlandırılmış merdivenler, özellikle çocuklar ve yaşlılar için rahat kullanım sağlayan bir formda yapılmış. İskele tarafındaki merdiven içindeki gömme elektrikli kapı, garaj ve makine dairesine ulaşım için kullanılıyor. Sancak tarafındaki merdiven kesintisiz güverte dolaşımına imkân verirken, su sporları için garaja giriş çıkışlar iskeledeki kapakla yapılıyor. Yine iskele tarafındaki gizli bir kapak içindeki sıcak/soğuk duş, su sporları sonrası ekipmanların temizlenmesinde de kullanılıyor. Devamı Ekim 2020 sayımızda…

  • MAR.CO R-EVOLUTION X36 İtalyan devrimi

    MAR.CO R-EVOLUTION X36 İtalyan devrimi

    Sert tabanlı şişme botlar artık lüks motoryatlardan farksızlar. Sundukları konfor, yüksek hızları ve manevra kabiliyetleriyle göz dolduruyorlar. Sularımızda daha sık görmeye başladığımız bu eğlenceli deniz araçlarına son olarak MAR.CO eklendi. Türkiye’ye bu sene giren 50 yıllık İtalyan tersanenin 60 knot hıza ulaşan amiral gemisi R-Evolution X36 ile test seyrine çıktık. Test Yazısı: Eyüp Özel, Fotoğraflar: Çiğdem Yurtsever

    Büyük yatların yardımcı teknesi olarak tasarlanan sert tabanlı şişme botlar (Rigid Inflatable Boat-RIB) yıllar içerisinde müthiş bir dönüşüm yaşadı. Tekneden karaya, bir koydan diğerine hızlı bir şekilde ulaşım aracı olmanın ötesinde, konforlu birer yata dönüştüler. Boyları büyüdü, kamaralar, banyolar eklendi. Her türlü lüksü barındıran RIB’ler marin dünyasında büyük bir pazar oluşturdu. Bu pazarın sağlam ve öncü oyuncularından birisi de İtalyan MAR.CO (Marine Costruzioni). Botlara rollbar, T-top ekleyen ve infüzyon tekniğiyle üretim yapan ilk isimlerden olan MAR.CO yaklaşık 50 yıllık bir firma. Bugün Milano’da Como Gölü civarındaki tersanesinde 5,10 metre ile 10,73 metre aralığında “Open”, “Cabin” ve “Gamma Fisherman” serileriyle 13 farklı model üretiyor. Artık üçüncü kuşağın iş başında olduğu aile tersanesinde “custom made” yani kişiye özel botlar üretiliyor. Tüpler, yastıklar, gövde ve diğer tüm fiberglas bileşenler için renk seçimi dışında T-top, rollbar gibi yapısal donanımlar da kişiselleştirilebiliyor. Markanın ülkemize giren ilk botu R-Evolution X36 da bu anlayışla, Türkiye distribütörü HNF Yatçılık’ın istekleri doğrultusunda özel olarak donatıldı. Devamı Eylül 2020 sayımızda…