Etiket: Yacht

  • Denizde gürültü disiplini

    Denizde gürültü disiplini

    Özel tekne sahiplerinin büyük çoğunluğu doğa ve deniz ile baş başa kalmak, evrenin, ufuk çizgisinin ötesinin sonsuzluğu ile buluşmak için denize çıkar. Bu sakin ve huzurlu ortama karadaki gürültünün deniz üzerindeki benzerleri ile müdahale etmek en büyük görgüsüzlüktür. 

    Yaz mevsimi ile denizde ortak alanlar olan koylar, bükler, marinalarda amatör denizci tekneleri ile profesyonel gezi teknelerinin gerek yoğunluğu gerekse etkileşimi arttı. Oturmuş ve gelenekselleşmiş bir denizcilik kültür ve görgü birikimi henüz tam oluşmadığından, bu etkileşim gerek demirleme ve kıçtankara olma gerekse usturmaça ve seyir feneri disiplinine kadar pek çok alanda görgüsüzlük örneğini yaşantımıza sunuyor. Bu alanda, benim de şahit olduğum usturmaça görgüsüzlüğünden sonra en büyük sorunlardan biri de denizde gürültü. 

    HUKUKİ SONUÇLARI OLAN EYLEM

    Deniz yüzen diskotek, türkü barı, halay çekme ortamı veya bangır bangır açılmış televizyon ya da sinema ekranı değildir. Denizde müzik dinlemek ve TV seyretmek tabii ki en doğal belki de başat bir zevk ve haktır. Ancak tekneden yayılan sesin bir sınırı olmalıdır. Sakin ve huzurlu bir koyda demirlemiş, kısık müziği ile gökyüzüne odaklanmış bir deniz severin kulakları patlatan bir gürültü ile rahatsız edilmesi sadece görgüsüzlük değil, hukuki sonuçları olan bir eylemdir aynı zamanda. Zira demir yeri ya da liman olan yer, iç sular rejiminin yani iç hukukun geçerli olduğu alanlardır. Karada gürültü yolu ile rahatsızlık vermek nasıl bir kolluk müdahalesi gerektiriyorsa denizde de (karasuları dışı hariç) aynı müdahaleyi gerektirir. 

    TEST VE TESPİT

    Marinada veya çevrede diğer tekneler varken, onları kendi gürültümüzle rahatsız etmemek için yaydığımız gürültü seviyesini bir test yaparak tespit etmemiz gerekir. Bu işlem yanınızda bulunan teknelere giderek, değişik volümlerde ses üreten müzik sistemi, TV gibi cihazların yaydığı sesin bulunduğunuz komşu tekneden duyulma derecesine göre ayarlanır ve bu seviye not edilir. Denizde açık bir alanda bu sesin daha uzaktan duyulacağı göz önünde tutularak dikkat edilmelidir. 

    Özel teknede marinada veya denizde demir yerinde gürültülü bir parti verilecekse yakınlarda bulunan teknelerde kimsenin olmadığına ikna olmak gerekir. Su üzerindeki sesin daha hızlı yayılma ve daha yüksek ses verme özelliği vardır.

    YÜKSEK MÜZİK, ONARIM İŞLERİ, TEKERLEKLİ BAVULLAR

    Aynı disiplinin teknede yüksek sesle veya bağırarak konuşma konusunda da gösterilmesi gerekir. Marinada teknenizde güzel bir akşam yemeği yerken yanınızdaki teknede bağıra bağıra konuşanların varlığı huzur bozmaya yeter. Müziği kibarca kısma ikazı yapmak kolay olsa da “Lütfen biraz alçak tonla konuşun” diyebilmek maalesef kolay değildir. Benzer dikkat marinada veya demir yerinde dışarıda akşam yemeği ve eğlenceye gittikten sonra sabaha karşı tekneye dönerken gürültü yapmama konusunda da gösterilmelidir. 

    Marinada güneş battıktan sonra gürültü yapıcı arıza onarımı veya bakım tutum faaliyetleri yapılmamalı; gerekiyorsa tekne marinanın bakım ve onarım rıhtımına çekilmeli. Yelkenli teknelerin boşu alınmamış mandar halatlarının rüzgârlı havalarda direğe çarparak gürültü yapmaları önlenmeli. Marinada altı tekerlekli bavullar ile özellikle gece yarısından sonra geçiş yapmak, yakınında bulunan teknelerde uyuyan herkesi uyandırmak demektir. O nedenle bu tip bavullar gerekirse elle kaldırılarak taşınmalı.

    ZAMANSIZ MOTOR VE JENERATÖR ÇALIŞTIRMA

    Teknede gerek marina gerekse demir yerinde ana makine ve jeneratör çalıştırma konusu da gürültü disiplini içinde değerlendirilmelidir. Örneğin; marinada tam akşam yemeği zamanında bir teknenin seyre çıkmayacağı halde torna çark için motor çalıştırarak havaya egzoz saçması görgüsüzlüktür. Ya da pek çok tekne sakin bir koyda demir yerindeyken 23.59 sonrası jeneratör çalıştırmak da aynı görgüsüzlüğe dahildir. Jeneratör ancak sabah 08.00’dan sonra çalıştırılabilir. Diğer yandan megayatların jeneratör çalıştırmadan yaşamı idame edemeyeceği göz önünde tutularak, diğer tekneleri rahatsız etmemek için bu tip yatlar küçük ve yelkenli yatların yakınına demirlemekten imtina etmeli. 

    Gece yarısı sessiz bir koya giriş yapan tekne, diğer demirli teknelere saygı duymalıdır. Manevralarını sessizce yapmalı, güvertede bağrış çağrış yaşanmamalıdır. Demirleme sonrası motor kapanmalı ve jeneratör çalıştırılmamalıdır. Jeneratörü olan teknelerin bakım döneminde jeneratör egzozuna su ayırıcı (seperatör) ve sonrasında da bir susturucu takılması düşünülmeli; bu, gürültüyü azaltacaktır. 

    Dilerim bu yazdıklarıma ortak alan denizlerimiz, koy ve bükler ile marinaları kullananlar uyar. Gürültüden rahatsız olanların haklarını burada hatırlatmakta tekrar yarar görüyorum. Karada geçerli iç hukuk kurallarının hepsi iç sular ve karasuları için de geçerli. Bir rahatsızlık veya taciz varsa kolluk görevlilerine müracaat etmek her vatandaşın hakkıdır.☸ 

  • Gezegenin sağlığı sıcakların tehdidi altında

    Gezegenin sağlığı sıcakların tehdidi altında

    Aşırı sıcaklarla mücadelemiz başladı. İklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin önlem alındığında dahi en az 2060’a kadar süreceği bir senaryoyla karşı karşıyayız. 

    Avrupa’yı kasıp kavuran Temmuz ayını geride bıraktık. Kötü günler geçti, sırada daha kötü günler var diye başlamak istemezdim yazıya ama konumuz küresel ısınma olunca malum. Sıcak hava dalgaları dünyanın doğal seyrinde zaman zaman meydana gelebilen olgular olsa da, iklim değişimi son yıllarda bunun daha ekstrem şiddette ve daha sık yaşanmasına yol açıyor. İklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin, önlem alındığında dahi en az 2060’a kadar süreceği bir senaryoyla karşı karşıyayız. 

    DENGEMİZ BOZULUYOR

    Bilim insanlarının büyük bir kısmı, özellikle Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Doğu Akdeniz gibi kuraklığın yaşandığı bölgelerde insanların klima olmadan hayatta kalamayacağı konusunda hemfikir. Peki aşırı sıcakların riski ne? Ya da soruyu şöyle soralım: İnsanlar için “çok sıcak” hangi derece aralığında? Belli bir derece vermek doğru olmaz. Ancak mevsim normalinin üzerine çıkan her sıcaklık, sağlık için risk. Sıcaklığa bağlı oluşan sağlık problemleri yaş, vücut yapısı, mevsim dönemi, yaşanılan coğrafya ve hastalık durumuna göre değişebilir. Kalp-solunum, yüksek tansiyon gibi hastalıklara sahip olan kişiler riskli grubun başında geliyor örneğin. Tabii bir de sıcak hava dalgalarının gerçekleştiği mevsim de önem taşıyor. Vücudumuz yaz mevsiminde kendini sıcak havalara adapte ettiği için, ilkbaharda gerçekleşen bir sıcak hava dalgasına göre çok daha iyi başa çıkabiliyor. Metabolizma kendini mevsime göre ayarlıyor, dolayısıyla normalin dışında gerçekleşen her şey sağlığı ekstra etkiliyor. En nihayetinde yaz da olsa kış da olsa ekstrem durumların daha sık ve çok daha zamansız yaşanması tüm dengeyi bozuyor. İklim değişimi de bu tarz doğal afetleri, aşırı hava olaylarını daha sık hale getiriyor ne yazık ki. 

    DOKTOR TANISI

    Geçen sene Kanadalı bir doktor, aşırı sıcak sebebiyle nefes almada zorluk yaşayan yaşlı bir hastasına “iklim değişikliği” teşhisi koymuştu. Astım, kalp yetmezliği ve susuzluk gibi semptomlar olduğu ve artan sıcaklıkların bu semptomları daha belirgin hale getirmesi sebebiyle böyle bir tanı konuldu. Yani yakında e-nabızda iklim değişikliği teşhisi görürsek şaşırmayız sanırım.

    Aşırı sıcakların yanında en büyük problem, nem. Ve Dünya ısındıkça atmosferin tuttuğu su buharı da arttığı için nem yükseliyor da yükseliyor. Sağlık risklerine yol açan en büyük sorunların başında da nemli hava oluyor. Çünkü vücut, sıcaklara karşı savunma mekanizması olarak ter atıyor, ancak hava zaten su buharına doygun olduğu için terlemek vücuda bir fayda sağlamıyor.

    ORMAN YANGINLARI VE DOĞAL AFETLERE DE SEBEP

    Nemin olmadığı yerlerde de aşırı sıcaklarla birlikte orman yangını sorunu da var yazık ki. Yani yalnızca direkt insan sağlığı değil doğrudan/dolaylı tüm canlıların, gezegenin sağlığı da söz konusu. Aşırı kuraklık, orman yangınları, sel felaketleri sonrası tarım ve hayvancılık, gıda kalitesi ve tedariği gibi pek çok şey de olumsuz etkileniyor. Tüm bunlar küresel sorunlar. Dünyanın yarısından fazlası sel veya kuraklık, aşırı fırtınalar, orman yangınları gibi tehlikelerle yaşıyor. Hem insan vücudunun hem de hiçbir ülkenin bu duruma bağışıklığı yok maalesef. Tabii buna rağmen bilinçsiz tüketime, fosil yakıt bağımlılığına devam ediyoruz. Kendi sağlığımız için önce gezegenimizin sağlığını korumalıyız. Sağlıcakla kalın, gezegenle beraber…☸

  • Venedik’te bir Bavaria

    Venedik’te bir Bavaria

    Alman Bavaria, ilk Open Top modeli Bavaria SR36’nın prömiyerini Palma International Boat Show’da gerçekleştirmişti. Teknenin ikinci büyük lansmanı ise Venedik’te yapıldı. Grand Canal’da San Marco Bazilikası manzarasında sergilenen tekne, standart hard top versiyonuna kıyasla daha düşük profilli, tavanla birleşmeyen ve yarı ağırlığında ön cama sahip. Tavandaki GRP sunroof açıkken daha fazla temiz hava içeri doluyor. Bu da modele open tekne hissi kazandırmış. Baş tarafı güneşlenme alanı olarak tasarlanan teknenin katlanabilir masalı kokpitinde yemek alanı, kıç kısımda denize bakan lounge ise dinlenme alanı olarak planlanmış. Alt güvertede iki kamara, bir salon ve bir banyo mevcut. Bavaria SR36 Eylül’de Cannes’da görülebilir. 

    www.bavariayat.com

  • Loro Piana ile yeniden hayata dönen Masquenada 

    Loro Piana ile yeniden hayata dönen Masquenada 

    World Superyacht Awards 2022’de “En iyi Refit Edilmiş Yatlar” kategorisinin kazananı olan Masquenada, görenleri kendine hayran bırakan sıra dışı bir tasarım. Sahibi ise, kaşmir ve yün üzerine uzmanlaşmış tanınmış İtalyan markası Loro Piana’nın başındaki isim. Sekiz ay gibi rekor sayılabilecek sürede refit edilen 51,20 metrelik süperyatın dönüşümü, tek kelimeyle çarpıcı.

    Yazı AYÇA GÜÇLÜTEN Fotoğraflar GIULIANO SARGENTINI, BENNETTİ- LUSBEN COURTESY 

    Üst düzey İtalyan giyim markası Loro Piana’nın yönetim kurulu başkanı ve CEO’su Pier Luigi Loro Piana, yelkenci kimliğiyle bilinirdi. Bu nedenle ünlü iş insanı, 2006 yapımı bir explorer yat olan Aspire’ı satın aldığında herkesi şaşırttı. Orijinal ismi Etra olan yatın Piana ile buluşması ve refit öyküsü gerçekten etkileyici.

    ŞİMDİ DÜNYAYI KEŞFETME ZAMANI

    71 yaşındaki Pier Luigi Loro Piana hayli deneyimli ve bir o kadar da tutkulu bir yelkenci. Ancak bugünlerde yat dünyası onu Masquenada ile konuşuyor. Piana, denizde önceliklerinin değiştiğini ve daha hızlı bir dünya turu yapmak için bir explorer yatın daha ideal olduğunu, uzun seyirlerde konfor talebini de bu nitelikte bir deniz aracının karşılayabileceğini düşündüğünü söyleyerek söze başlıyor ve ekliyor:  

    “Buradan yola çıkarak büyük oynamaya karar verdim. 50-60 metre boylarında, 10-12 konuk ağırlayabilecek, konfor ve güvenlik sunabilecek güzel bir motoryat arayışına girdim. İşin kritik kısmı, boya karar vermekti. Zira daha büyük bir yatla yelkenlimle gittiğim korunaklı koylara giremezdim.” Devamı Ağustos 2022 sayımızda…