Yangınlar iklim değişiminin bir aynası

Geçen aylarda Hawaii’de yıkıcı boyutta büyük bir yangın oldu, duymuşsunuzdur. Adanın tarihindeki en kötü olay olarak anılacak denli büyük bir felaketti. Yangının sebepleri hâlâ araştırılıyor olsa da, şu an çoğu görüş meteorolojik ve iklimsel faktörlerin birleşimiyle meydana geldiği yönünde.

Hawaii deyince akla parıldayan kıyılar, turkuaz mavisi sular ve tropikal esintilerle dans eden palmiye ağaçları geliyor. Adanın doğal zarafeti, masalsı güzelliği, o güzel suları geliyor aslında. Ama adada aniden gelen anormal kuraklıkla yükselen alevler, adanın masumiyetini sarmaladığında bu güzelliğin ve doğanın kudretinin aynı zamanda kırılgan bir yapıda olduğu gerçeğiyle bizi yüzleştirdi. Yangının sebepleri hâlâ araştırılıyor olsa da, şu an çoğu görüş meteorolojik ve iklimsel faktörlerin birleşimiyle meydana geldiği yönünde. Yangın başlamadan hemen önceki süreçte, kuraklığın olağanüstü hızlı bir şekilde yayılması ve bu anormalliklerin son yıllarda giderek artıyor oluşu, bu yangında iklim değişiminin de etkisi olduğunu gösterdi.

Ağırlıklı olarak Maui Adası’nda gerçekleşen yangınlar sadece doğayı değil, aynı zamanda yerel halkın hayatını da etkiledi. Yerleşim yerlerine sıçrayan yangınlar bazı kasabaların tamamen yanmasına neden olurken, onlarca kişinin hayatını kaybetmesine yol açtı. 

NEDENLER VE METEOROLOJİK FAKTÖRLER

Ağustos 2023 Hawaii yangını, bir dizi meteorolojik faktörün birleşimi sonucu ortaya çıktı. Yüksek sıcaklıklar, düşük nem seviyeleri ve güçlü rüzgârlar yangının hızla yayılmasına neden oldu. Buna ek olarak, bir süre önce yaşanan kuraklık da bitki örtüsünün kurumasına ve yangın riskinin artmasına yol açtı. Yangının olduğu hafta adanın yüzde 83’ünde “orta ile ileri derecede kuraklık” koşullar sonucu bu yangın oluştu. Yüksek sıcaklıklar ve rüzgârlar yangının hızla yayılmasına neden olurken, düşük nem seviyeleri yangının yayılma hızını artırdı.

DORA KASIRGASI

Alize rüzgârları, Hawaii ikliminin normal bir parçası. Hawaii’nin kuzeyindeki yüksek basınç sisteminden güneyindeki alçak basınç sistemine doğru esen rüzgarlara bu isim veriliyor. Adada alize rüzgârlarının esmesi çok rutin bir olay. Buraya kadar her şey çok olağan. Ancak, anormallik bu rüzgârların olağanüstü kuvvette esmesiyle başlıyor. Yangının olduğu hafta, adanın güneyinden geçen bir kasırga var: Dora kasırgası. Bu kasırga, alçak basınç sistemini güçlendiriyor ve hava basıncındaki farkı anormal bir derecede artırarak alize rüzgârlarının normalden çok daha güçlü esmesine neden oluyor. Bu arada ilginç bir durum daha söz konusu. Bu kasırga yangın bölgesinden epey uzakta, 800 km kadar uzakta. Yine de yangına sebep olan ve onu hızlandıran bir etkisi olmuş. Güçlü rüzgârlar, düşük nem oranının ve kolayca yanan kuru bitkilerin olduğu bir alanda oluşunca kontrolden çıkan yangın riski Maui gibi tropik bir adada bile artmış.

İKLİMSEL BAĞLAM VE İKLİM DEĞİŞİMİ ETKİLERİ

Hawaii adalarındaki yangının arkasındaki iklimsel bağlamı anlamak, iklim değişiminin etkilerini değerlendirmek açısından epey önem taşıyor. Bilim insanları iklim değişiminin artan sıcaklıklar, kuraklık dönemleri ve hava olayları gibi faktörlerle ilişkili olduğunu vurguluyorlar. 

Sıcaklıkların artması bitki örtüsünü kuruturken, uzun süreli kuraklık dönemleri bitki örtüsünün daha da hassas hale gelmesine yol açıyor. Bu koşullar, yangınların meydana gelme olasılığını artırıyor. Eğer bir bölgede ani kuraklık yaşanıyorsa burada yangın çıkma riskinin süresi uzuyor. Üstelik, ani kuraklıklar artık daha sık görüldüğü için gelecekte bu tarz yıkıcı yangınların riski daha da artmış oluyor. Tüm bunlarla birlikte, bir küresel ısınma sonucu olarak sıcaklık artışı havada daha fazla su tutma kapasitesini artırıyor ve bu da kasırgaların daha kuvvetli oluşumuna neden oluyor. Kasırgalar ve kuvvetli rüzgârlar da kurak bir ortamda yangını körüklemede daha etkili oluyor.

SONUÇ VE GELECEK PERSPEKTİFLERİ

Hawaii adalarındaki bu felaket sadece adanın yerlilerini değil, aslında tüm dünyayı uyarıyor. Doğanın güzelliklerinin ve gücünün iklim değişikliği ve insan etkisi karşısında ne kadar hassas olabileceğini gözler önüne seriyor. Bu tarz afetler hem Hawaii gibi hassas bölgelerde hem de dünya genelinde daha sık meydana gelebilecek afetlerin önceden tahmin edilmesi ve önlenmesi için büyük önem taşıyor.☸

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.