Kitab-ı Bahriye’nin Dümen Suyunda -58- KIBRIS 2

“Bu fasıl Kıbrız nam cezirenin Biyanko Burnu ötesini beyan ider.” Bu söylem benimdir. Piri Reis de Kıbrıs Adası’nı benim gibi iki bölümde anlatsaydı herhalde ikinci bölüme böyle başlardı diye düşündüm. Bir kusur işledimse affola vesselam.

Reis, “Kavu Biyanko bir ak burundur. Ol burunun gün doğusu canibinde bir koltuk var. Eyü demür yeridür” diye girer bu bölüme ve devam eder: “Bir de tatlı su var. Yaz, kış akar. Ol suyun iki mil gündoğusu tarafında bir göl var. Pisuri dirler. Ol gölün önleri yaz gününde eyü demür yeridür.”

AK BURUN YALOVA KÖRFEZİ

Piri Reis’in Biyanko Burnu (Ak Burun)dediği burun, Kıbrıs Adası’nın güneyinde, İstihali (Düzkaya) Dağı’nın ucundaki burundur. Burnun hemen gündoğusundaki, Reis’in “koltuk” dediği küçük koy, korunaklıdır. Reis’in sözünü ettiği, yaz kış akan tatlı su da burnun gündoğusunda denize kavuşan çaydır. Bu çayın iki mil gündoğusu tarafında, Piri Reis’in Pisuri dediği küçük göl, Baf ile Limassol arasındaki Pissouri Köyü’nün önündeki göldür. Reis gölü ve yerini yazmış ancak haritasında göstermemiştir. Ak Burun ile Kedi Başı Burnu arasındaki körfez bugün haritalarda, Yalova (Episkopi) Körfezi olarak kayıtlıdır.

“Bu gölden yirmi mil keşişleme tarafında Kavu de Gata -Kedi Başı Burnu vardır. Bu yumru bir burundur. Uzaktan tıpkı bir adaya benzer. Bu burunun batı tarafında bir sığlık vardır. Bu sığlık, bir mil kadar, karayel yönünde uzanır. Burunun kıble tarafında ise küçük bir ada vardır. Bu adacığın on mil kadar yıldız tarafında bir kule bulunmaktadır. O kulenin önünde bir köy vardır. Bu köye Lemaso (Limassol) derler. Oraya iskandil ile gelirler ve oniki kulaç su derinliğini bulunca, demir atarlar.”

LİMASSOL KALESİ

Piri Reis’in Kavu de Gata dediği burun bugün de haritalarda Kedi Başı Burnu (Cape Gata) olarak kayıtlıdır. Burnun hemen arkasındaki Akrotiri kasabasının yakınında, adadaki iki İngiliz üssünden biri olan Akrotiri Üssü vardır. Reis’in, burnun kuzeyindeki kulenin önünde olduğunu söylediği Lemaso köyü, bugün Limassol diye bilinir. Antik Çağ, Lemessus yerleşim yeridir. Limassol’dan altı mil gündoğusu yönünde, eski ve harap bir kale olduğuna işaret eden Piri Reis kaleden iki mil ileride, dört mil genişliğinde bir ak burun olduğunu not eder. Bu dört milin önünün, demirlemeye uygun ak yerler yani temiz kıyılar olduğunu söyler. Reis’in eski ve harap kale dediği, Kıbrıs Kralı, Luzinyanlı Guy tarafından 1193 yılında inşa edilen Limassol Kalesi’dir. Luzinyanlı Guy (Guy de Lusignan), 1186-1192 yılları arasında kralı olduğu Kudüs Krallığı’nı, Hittin Savaşı’nı kaybederek Selahattin Eyyubi’ye kaptıran Fransız, Haçlı (Hastane) Şövalyesi’dir.   

VASİLU POTİMO, MEZUTA BURNU, KAVU KİTE 

Piri Reis seyrine ve anlatmaya devam eder: “Gün doğusu yönünde bu ak yerleri geçince, Vasilu Potimo’ya gelirler. Vasilu Potimo’dan altı mil gündoğusu tarafında Aya Tanasiyu denen bir kilise vardır. Bu kiliseden altı mil ileride, karşıdan iki çatal gibi görünen, alçak bir burun vardır. Adına Mezuta derler. Bu burundan oniki mil gündoğusu-keşişleme tarafında beyaz bir burun daha var. Ada gibi, karadan ayrı görünür. O buruna, Kavu Kite dirler. Bu burunun ucunda, üç mil kadar açıkta, sığlıklar vardır. Burunun gündoğusu tarafına dolaşınca, yıldız yönünde tuzla önüne gelirler.” dedikten sonra devam eder, “Tuzla azmağının gündoğusu tarafına geçince Eli Kes’e varırlar. 

Ancak azmak önünden bir mil kadar uzaktan geçsinler çünkü sığdır. Eli Kes’e gelen gemiler tuz yüklerler. Orada kuleye karşı, Aya Lazaro dedikleri bir kilise vardır. Gemiler kilisenin önünde, yedi kulaç suda yatarlar. Ancak demir attıkları yer oniki kulaçtır. İyi demir tutar.”      

Piri Reis’in Vasilu Potimo dediği, bugün Larnaka olarak bilinen yerleşim yerine yakın küçük bir limandır. Emin değilim ama bugünün haritalarında, Zyyi olarak geçen yer veya yakınında olabilir. Zyyi ile Kavu Kite arasında, Reis’in Aya Tanasiyu dediği kiliseyi bulamadım ama Mezuta Burnu’nun bugün haritalarda Mazotos olarak geçen yerleşim yerinin önündeki burun olduğu anlaşılıyor. “Karadan ayrı, ada gibi görünür, beyaz burun Kavu Kite” bugün haritalarda Kitti olarak kayıtlı köyün önündeki burun olmalıdır. Köyün ve burnun adı, Fenikelilerin Kıbrıs Adası’na hâkim oldukları dönemde, adanın kontrol merkezini oluşturan Citium yerleşim yerinin, İncil’de Kitium olarak geçen adından gelir. Kıbrıs Adası Antik Çağ’dan bugüne, bir yolgeçen hanı olmuştur. Gelenin geçenin sayısı belli değildir. Tarih boyunca Akdeniz çevresinde yaşayan onlarca halk ve kurulan, yıkılan devlet için yaşamsal olan deniz ticaret yolu üzerinde olmasının bunda büyük etkisi vardır. Ada bugün de Akdeniz hâkimiyeti açısından önemini koruyor.

ELİ KES LARNAKA

Piri Reis, Kavu Kite’yi gündoğusu tarafına dolaşınca, yıldız yönünde gelinen tuzlanın önünden gündoğusu tarafına geçince varıldığını söylediği Eli Kes her ne kadar Kitab-ı Bahriye’nin benim temel aldığım, Kültür Bakanlığı baskısında -ki en güvenilir kaynaktır- “Magosa”nın güneyinde küçük bir liman olarak açıklanmışsa da kanımca bu doğru değildir. Piri Reis’in Eli Kes ve Tuzla hakkında verdiği bilgiler, Eli Kes denen yerin, bugünün Larnaka kasabası olduğuna işaret eder. Her şeyden önce, Kavu Kite’den Magosa’ya daha epey bir yolumuz var ve Reis’in bu rota üzerinde sözünü ettiği, aşağıda belirteceğim yerler, bu saptamamın doğruluğunu gösterir. 

Reis’in gemilerin Eli Kes’den tuz yüklediklerinden ve Tuzla Azmağı’ndan (Deniz Kulağı) söz etmesi ve Kıbrıs Adası’nın ikinci büyük tuzlasının Larnaka Tuz Gölü olduğu dikkate alınınca, Eli Kes’in Larnaka olduğu bir kez daha doğrulanmaktadır. Bütün tuz göllerinde olduğu gibi, Larnaka Tuz Gölü’nde de flamingolar dolanır.

SAN CORCİ BURNU 

“Bu yerden (Eli Kes) oniki mil kıble keşişleme yönünde bir burun vardır. Bu buruna San Corci Burnu derler. Önleri derin olduğu için bu buruna istedikleri kadar yakın yürüyebilirler. Burunun önünde demir atarlarsa, derinlik oniki kulaçtan yirmi kulaca kadardır” diyen Reis’in bu anlatımında küçük bir sorun vardır ama ben bunun Reis’ten değil, metin eski yazıdan yeni yazıya geçirilirken yapılan bir yanlıştan kaynaklandığını düşünüyorum. Bu paragraftaki “kıble-keşişleme yönünde” ifadesinin, “gün doğusu-keşişleme yönünde “ olması daha doğrudur çünkü San Corci Burnu, Larnaka ile daha doğudaki Poyraz Burnu arasında, Poyraz Burnu’na yakın, Aya Napo yerleşim yerinin batısındadır. 

Reis, “Bu burunun -San Corci Burnu- altı mil gündoğusu tarafına yani yıldıza dolaşınca bir kilise var. Bu kiliseye karşı küçük gemiler yatar çünkü limanı sığlıktır” dedikten sonra “ol limancukdan Kavu Kiriga oniki mildür, gündoğusu-şuluk üzerine. Mezkûr Kavu Kriga, Kıbrız Adası’nun şuluk burnudur. Kavu Kriga’dan Magusa yiğirim mildür, karayel üstüne. Amma bu yolda sığlı yirler vardur. Bir bir beyan idelüm” diye devam ederken artık Kıbrıs Adası’nın çevresini dolanmayı tamamlayıp, başladığı noktaya, Girne Limanı’na rota tutmaktadır.  

Reis’in sözünü ettiği Kavu Kriga, bugün haritalarda Cape Greco olarak geçen ancak daha yaygın olarak, Poyraz Burnu diye bilinen burundur. Kıbrıs Adası’nın keşişlemedeki son burnudur. Poyraz Burnu’nu karayel yönünde dönünce artık rota Magusa-Gazi Magosa’dır. Bakalım Poyraz Burnu’nu ve Magosa kenarlarını nasıl anlatmış Reis?

KAVU KRİGA POYRAZ BURNU

“Poyraz Burnu adeta dört köşeli bir adaya benzer. Bu buruna yarım palamar uzunluğu kadar yakın yürüsünler. Poyraz Burnu’nda Magosa tarafına dönerlerse iki palamar mesafeye kadar olan yerler iyi yataktır. Buralarda palamarı karaya bağlarlar, demiri gün doğusu tarafına, yirmi kulaç suya atarlar. Buradan (Poyraz Burnu’ndan) ileride, Magusa yönünde iki küçük adacık vardır. Bu küçük adalara, İpsiladya derler. (Burada) Oniki kulaç yerde demir atarlar. Küçük adalardan üç mil karayel tarafında, tepeleri sivri dağlar vardır. Bu sivri, küçük dağlara, Aya Külbe derler. O dağların kıyıları da, kıyıdan üç mil uzaklığa kadar sığlıktır. Oradan (Adacıklardan) üç mil mesafede, Kalındı ve Yeti’ye gelirler. Buradan karayel tarafında, altı mil sonra Sığlar Adası’nı bulurlar. Orada taşlar vardır. Buraya Vudayu- Santa Katerine derler. O taşlardan br palamar uzaktan geçsinler çünkü sığlıklar vardır.”  

Reis’in İpsiladya dediği küçük adalar, Magosa Limanı’nın önündeki iki küçük adacıktır. Bu adalardan üç mil karayel yönünde, Reis’in Aya Külbe dediği sivri, küçük dağlar Girne Dağları’dır. Bu adacıklardan Sığlar Adası veya Vudayu-Santa Katerine 9 mildir. Reis’in bu rotada sözünü ettiği Kalındı ve Yeti’nin nereler olduğunu bulamadım. Ne de olsa aradan 500 yıl geçmiş. İsimler de değişmiştir. Hele de isimlerin duyulduğu haliyle, üstelik eski Türkçe yazıyla yazıldığını düşünürseniz bana hak verirsiniz vesselam.

SANTA KATERİNE MAGOSA

“Santa Katerine’nin girişinin derinliği onbir karıştır. Munyiye’ye kadar hep sığlıktır. Munyiye’nin ağzından girmek isterlerse, Moya Muza’ya doğru yürürüsünler. Onun yıldız tarafında da sığ yerleri vardır. Bu boğazın içinin derinliği onsekiz karış sudur. Eğer büyük ağızdan geçerlerse, Muyamu’dan uzak geçsinler. Dört palamar mesafeden yıldız tarafına dolaştıktan sonra demir atarlar. Eğer rüzgâr uygun eserse, o sığlığın kıble tarafından gitsinler. Burada bulunan kuleye doğru gelip, Maliye’ye yönelsinler. Orada demir atarlar. Eğer büyük gemilerle gelirlerse, Mala’nun önünde iki taraftan da demir atarlar. Mala, Magosa’nın dış limanının önleridir.” 

Reis’in bu anlattıkları daha önce yazdığım bazı açıklamalar konusundaki kuşkularımı daha da artırdı. “Acaba Reis, Magosa Limanı’ndan ilerisini hiç anlatmaya gerek duymadı mı?” diye düşünmeye başladım. Aslında böyle yapması oldukça akla yakın çünkü Magosa’dan sonrası Karpaz Yarımadası’nın neredeyse dümdüz poyraza doğru uzanan kıyılarıdır. Anlatılacak pek bir özelliği yok. O nedenledir ki Santa Katerine’nin Magosa Limanı’nın bulunduğu yer olduğu inancım giderek arttı. Evet, Reis tam da böyle yapmış. Zaten öyle yapmamış da olsa pek bir şey değişmezdi çünkü Reis bugün Magosa Limanı ve çevresini görse “ben yanlış mı geldim?” diye düşünebilir. Beni doğrulayan satırları, Reis’in Kıbrıs Adası’nı anlatan son paragrafında buldum.

“Magusa gün doğusuna karşu bir güzel hisardur. Ol hisarın önünde iki kat (iki bölüm) limanı var. İçli dışlı limandur. Kıbrız Adası’nun Magosa’dan asıllı (önemli) yeri yokdur. Magosa’dan Kavu San Andirya elli mildür, gün doğusu-poryaz üzerine. Kavu San Andirya’dan Girine yüzon mildür. Şöyle ma’lûm oluna vesselam.” 

İşte görüyorsunuz Reis bile Magosa’dan, Karpaz Yarımadası’nın en ucundaki (Apostolos Andreas) San Andreas Burnu’na kadar olan elli milde ve oradan da Girne’ye kadar yüz on milde anlatacak bir şey görmemiş. Ben Piri Reis’ten daha mı iyi bileceğim?  

Magosa’nın Yunanca adı Famagusta, Antik Çağ’daki adı “Ammakhostos” sözcüğünden gelir. 1492 yılında Venedikli Nicolao Foscarino tarafından yaptırılan Magosa Kalesi, bugün Othello Kalesi olarak ünlüdür. Bu ününü, Shakespeare’in Othello piyesine ilham veren Kıbrıs Valisi (1505-1508) Christoforo Moro’ya borçludur.       

Kıbrıs Adası’nın, Ak Burun (Kavu Biyanko)-Girne arası böyle bilinsin vesselam.☸

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.