MEKSİKA – Gastronomi, piramitler ve cenote cenneti

Dünyayı sarsan sevimsiz virüsümüzün adını neden Meksika’nın ünlü bira markasından aldığını hâlâ çözebilmiş değilim. Ama bendenize Meksika virüsü gerçekten bulaştı. Bu ülkeye bayıldım!

eksika deyince akla; Trump’ın duvarı, uyuşturucu kartelleri, ulaşımdaki can güvenliği, ve fakirlik geliyor. Oysa, yeryüzünün en egzotik, tarzı olan ülkelerinden biri. İnsanları cana yakın, iklimi 12 ay denize girmeye ve yelkene müsait, fiyatları uygun… İnanılmaz doğal ve insani zenginlikleri olan, muhteşem yerel mutfağı doyumsuz, Mayalara ve Azteklere ait inanılmaz kültürel mirasa sahip, âşık olacağınız bir ülke sizi bekliyor. Özellikle deniz severler yollarını mutlaka, başta Cancun Yukatan Yarımadası’ndaki Karayipler’in Meksika şubesi olan şehirlere düşürmeli, ve yeraltı sularının, dikey mağaralarda oluşturduğu dünyada eşi benzeri olmayan cenote’lerde yüzmenin keyfini kaçırmamalı. Biz de öyle yaptık ve fazladan her bulduğumuz yerde yelkenli teknelere atlayıp denizin keyfini çıkardık…

12 AY TURİZM CENNETTİ

Meksika’nın bir tarafı Atlas, diğer tarafı Pasifik Okyanusu. Meksika Körfezi, sadece Meksika’nın değil, tüm Amerika’nın, ıstakoz ve yengeç başta gelmek üzere ucuz deniz ürünleri deposu. Atlantik tarafı giderek popülerleşen Cancun ve çevresi sayesinde, 12 ay turizm cenneti. Fiyatlar Türkiye’ye göre bile çok ucuz. Hele de “street food (sokak yiyeceği)”dan hoşlanıyorsanız, hayat size bayram! Devamı Nisan 2020 sayımızda…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.