Eski hamamın tasları

Aşağı yukarı 30 yıl tropikte teknede yaşadım. Hurricane’den, tayfundan, siklon’dan defalarca saklandım. Şanslıyım, hiçbiri üzerimden geçmedi. Meteoroloji uzmanı değilim, onlar dururken burada ahkâm kesmeyeyim. 30 yılın üzerinde fırtınalardan kaçmış bir denizci gözüyle, “bizim kıyılarda ne olur, ne olmaz” meteorolojiye çok boğulmadan ne tedbirler almamız gerektiğine bakmak isterim.

Bir yazı daha geride bıraktık, şimdi gelecek mevsimin hayallerini makrame gibi hayatımızın etrafına örüyoruz. Her düşünür, geriye değil ileriye bakmamızı tavsiye etse de, geçmiş yaza bakınca geleceğin daha iyi olacağına kendimi inandıramıyorum. Eski hamamın eski tasları yerli yerinde, inatla yenilenmeye direniyorlar ve meretler o kadar güçlü ki atılmak bir yana delinmiyorlar bile. Yine de taslara inat yazıyorum, bakarsın bu sefer maya tutar.

1993’te Cebelitarık’tan girip Akdeniz’i geçerken hava raporunu Batı Akdeniz’de Fransız, Doğu Akdeniz’de Ege’yi bölge bölge detaylı analiz eden Yunan radyosundan alıyorduk. Türkiye’ye yaklaşınca bizim meteorolojiden “kıyılarımızda fırtına beklenmiyor, rüzgâr 3 ila 5 kuvvetinde, zaman zaman 6 kuvvetinde” gibi raporlar almaya başlayınca ciddiye alıp dinlemedik.

25 yıl sonra denizlerimizde hava raporunu yine Yunanistan ve diğer medeni ülkelerde yaratılan, akıllı televizyonumuza indirdiğimiz, Poseidon, Windy, Windguru (Çekoslovakya’dan! Üç tarafı değil hiç tarafı denizle çevrili!) ve diğerleri gibi, devamlı güncellenen, renk kodlu, akan oklarla verilen aplikasyonlardan alıyor, “ülkemizin 3 ila 5 kuvvetini” dikkate almıyoruz.

Devamı Kasım 2018 sayımızda…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.