COVID-19 deniz tatiline engel mi?

Bu yılın seyri koronavirüs nedeniyle değişti, hatta dönüştü. Yaz sezonu yaklaştıkça herkesin aklında beliren ortak sorulardan biri “Bu yazı evde mi geçireceğiz?” oldu. Deniz tatili yapmak isteyen, teknesini suya indirip indirmemek konusunda tereddüt eden, mavi yolculuğa çıkmak konusunda çekincesi olanlar için uzman önerilerine başvurduk.

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizi de sosyal, ekonomik, özellikle de sağlık alanında negatif etkileyen Covid-19 salgını nedeniyle düşünceler ve öncelikler süratle değişti. Doğal olarak hayalleri kurulan tatiller de payını alıyor bu süreçten. Biz de deniz âşığı, tatilini teknede ya da denize yakın geçirmek için yaz sezonunu iple çeken okurlarımız için uzmanlara sorduk. 

TATİL İÇİN TEMMUZ VE SONRASI İDEAL

Kendisi de yelken tutkunu ve amatör bir denizci olan Acıbadem Altunizade Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hacer Kuzu Okur’la konuştuk. Yetişkin çocuk, genç yaşlı herkesi sosyal hayattan izole eden koronavirüs (Covid 19) salgını yüzünden deniz tatili planlamak isteyenler için önerilerini aldık. 

“Deniz tutkunları pandemi bittiğinde masmavi  denizlerde, yemyeşil koylarda olmayı hayal ederek yaşıyor. Göğüs hastalıkları uzmanı olarak, salgının en çok etkilediği branşta olmak bu zorlu süreci ne boyutta yaşadığımı anlatmaya yeter diye düşünüyorum. Ancak aynı zamanda bir  yelkenci olmam bu süreçte deniz hayaliyle her türlü zorluğa dayanma gücümü artırıyor. Salgın, ülkemiz için haziran sonuna kadar sürecek gibi duruyor. Çocuklarımız evde, okullar online. Tüm düzenimiz değişti. Yorucu bir salgın dönemi sonrası aile tatillini denizlerde geçirmek isteyenler temmuz ve sonrasını planlayabilirler. Salgının virüsün yeni tipleri ile yeniden başlama olasılığı da maalesef var. Ülkeler karadan ve denizden sınırlarını kapattılar. Sağlık hizmetinde de pek çok ülkenin gerimizde olduğunu gün gün izliyoruz. Tatil planladığımız yaz döneminde hiçbir ülke bizim sularımızdan daha güvenli olacak gibi durmuyor. En güzel sular, en güzel koylar bizim ülkemizde.” 

TEKNEYLE AÇILMADAN ÖNCE ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER

Doç. Dr. Okur, yaz aylarında mavi tura çıkarak sessiz koylarda tatil yapmanın sakıncası olmadığını da şu sözlerle ifade etti:

“Yaz tatilini  ister kendi teknenizde ister mavi tur teknesinde  geçirmek en akılcı seçim olabilir. Sefere çıkmadan önce mutlaka acil çantasına parasetamol (ateş düşürücü- ağrı kesici), acil olarak nefes darlığını önlemek için nefes açıcı hava (ventolin inhaler) cihazı, geniş etkili antibiyotik ve doktorunuzun telefon numarasını yanınıza almanızda fayda var. Tatil öncesi yaşı ileri olanlar, kronik hastalığı olan aile fertleri zatürre aşılarını mutlaka yaptırsınlar.  Sürekli kullandığı ilaçları yanlarına almayı da unutmasınlar. Keyifli bir tatil, öncesinde tedbir alarak mümkün olur. Teknede kalabalıktan uzak olmak  özgürlüktür ancak öncesinde  güvenliği sağlamak gerekir. Mavi sularda sessiz koylarda tedbirli olun güvende kalın. Pruvanız neta olsun.”

Acıbadem Fulya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İmre Gökyar da tekne tatillerinin iyi bir seçenek olduğunu belirtiyor ama bir uyarısı da var: “Burada da tercih edilmesi gereken kişiye ait tekneler veya aile bireylerinin katıldığı mavi yolculuklar. Kalabalık ve tanımadığımız insanlarla yapılan mavi yolculuk veya tekne turlarından bu yaz uzak durmamızda hem kişisel hem de toplumsal fayda vardır. Bu yıl tekne turu yapacak olan ailelerin tabii ki diğer yıllara göre biraz daha dikkatli olmaları gerekecektir. Bu turlarda rota belirlerken tıbbi hizmet alabilecekleri merkezlere ulaşımı hesaplamaları gereklidir. Yine sosyal mesafeye dikkat etmeleri ve yanlarında ateş ölçer ve ateş düşürücü ilaçları bulundurmalarını öneririm.”

 YENİ AKTİVİTELER DENEYİMLEYİN

Kaygı ve belirsizlik nedeniyle deniz tatilini erteleme kararı alırsak, bunu çocuklarımıza nasıl açıklamamız gerektiğini ve alternatif olarak yaz sezonunu nasıl geçirebileceğimizi İstanbul Aydın Üniversitesi VM Medical Park Florya Hastanesi’nden Psikiyatri Uzmanı Dr. Fatma Eren’e sorduk.

“Belirsizlikler herkes için, özellikle de çocuklar açısından stres faktörüdür. Bu durumun negatif etkilerini azaltmak adına çocuklara mevcut durumu ve nedenlerini uygun bir ortamda, kaygılarını artırmadan sakin ve dürüst bir şekilde, duygularını ifade etmesine fırsat vererek, tatil planının ertelenebileceği veya iptal edilebileceği, bununla birlikte alternatiflerinin oluşturulabileceği mesajı verilerek anlatılmalı.

Tatil planları aileyle birlikte verimli vakit geçirilebilen ve bireysel gelişime katkı sağlayan faaliyetlerden oluşabilir. Bu bağlamda düzenli uyku ve sağlıklı beslenme, spor yapma, mümkünse yeni insanlarla tanışma, yeni aktivite deneyimleme, hobiler kazanma ve özellikle stres yaratan durumlardan ve kişilerden uzak durma kişinin kendini iyi hissetmesinde oldukça önemli. Temennimiz, ülkemizde sosyal hayatın hızlıca normale dönerek planlanan tatil organizasyonlarının gerçekleştirilebilmesidir. Fırtınalı günleri tüm insanlık olarak geride bırakarak yeniden maviliklere açılma ümidimizin gerçek olmasını dilerim.” 

Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Barış Önen Ünsalver ise içinden geçtiğimiz günlerin uzun vadeli planlar yapmak için uygun olmadığı görüşünde. 

“Gelişmeler beklenenden daha belirsiz ilerliyor. Tatil planı yapabilmek için işlerin yolunda gittiğini biliyor olmak gerekir. Şu günlerde insanlar hayatta kalıp kalmayacaklarının endişesini yaşıyor. İhtiyaçlar hiyerarşisindeki ilk basamak olan hayatta kalmak ise tatile çıkmaktan çok daha yukarıdaki basamaklardandır. Öncelikle kişiler kendileri ve yakınlarının hayatta kaldığı ve sonra maddi güçlerinin yerinde olduğunu görmek isteyecektir. Bunlar sağlanmadan tatile çıkılsa da kişi kendini tatilden keyif alır hissedemez. Tatilin keyfini çıkarabilmek için zaten hayatında belli bir huzur olması lazım.”☸

“KÜÇÜK KONAKLAMA YERLERİ VE YAZLIKLAR TERCİH EDİLMELİ”

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İmre Gökyar, tekne tatili haricinde seçenekleri merak edenler, özellikle çocuklu aileler için de görüş ve tavsiyelerini aktardı: “Bu günlerde tatil hayal etmek ve planlamak maalesef çok kolay değil. Fakat hayaller ve planlar da bizi moral olarak yukarıya çekiyor ve motive ediyor. Bu nedenle çocuklu ailelerin tatil planlarını yaparken her zamankinden farklı ayrıntıları düşünmeleri gerekecek. Ümit ediyoruz ki, bu salgın Nisan sonu gibi tepe noktasına ulaşacak ve Mayıs itibariyle  inişe geçecektir. Bu da Haziran başı yavaş yavaş normale dönmemiz demektir. Yine de ikinci bir dalgayı önlemek için sosyal mesafenin korunabileceği tatiller planlamak daha doğru olacaktır. Büyük oteller ve kalabalık plajlar yerine, daha sakin ve küçük konaklama yerleri veya kişiye ait yazlıklar tercih edilmeli.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.