SİSAM’A hızlı bir ziyaret…

Doğu Ege Adaları’nın güney ucunda, Türk sahillerine en yakın Yunan Adası… İstanbul’dan İzmir’den sıcak denizlere inerken güzel bir mola noktası. Çeşme ya da Kuşadası’ndan üç-dört günlük bir gezide keyif dolu bir rota… Camgöbeği renginde inanılmaz berrak denizleri, lezzetli ve hareketli tavernaları kadar yanıbaşımızdaki gizli bir tarih hazinesi olarak da ilgi çekici bir keşişler adası… Aman ihmal etmeyin, Sisam’a denizden de gitseniz bir araba kiralayıp dağları dolaşmanızda fayda var…

Zaman şaka gibi geçiyor, Küçük Koylar yazılarına başlayalı sekiz yıl oldu. Bu sezon “nereleri yazacağım” diye planlama yaparken farkettim ki, Kuzey Ege Adaları ve Orta Akdeniz’de Faselis gibi birkaç uğrak noktası dışında yakın denizlerimizde yazmadığım pek az kıyı-köşe kalmış. Bunlardan biri de Sisam Adası.

Sisam ya da Yunanların deyimiyle Samos, tarih boyunca Anadolu için bir ticaret geçiş noktası ve adalılar açısından da idari-dini bölge merkezi olmuş, her zaman büyük bir nüfus barındırmış. Bugün de Ege’deki Yunan adaları içinde dokuzuncu büyük nüfusa sahip ada.

Efes ve Smyrna, yani İzmir’e yakınlığı nedeniyle ticaret ve tarım ekonomisi gelişmiş, medeniyetlerin uğrak yeri olmuş, tarih dolu bir ada. Dolayısıyla da, en az kıyıları kadar tekne turizmine müsait olmayan anakarası ve dağları da ilginç. İkincisi yine bu Anadolu’ya yakın coğrafi konumu nedeniyle (Dilek Geçidi: 1 mil) Türklerle de en içli dışlı olmuş adalardan biri. Yani, Sisamlılar 2 bin yıla yakın uzun bir ortak tarihin ardından pek çok ada nüfusuna göre çok daha dost, çok daha bizlere yakın. Gezmek, yemek-içmek kadar, Sisam’a geçince komşularla sohbet de çok yoğun ve keyifli oluyor. Devamı Mayıs 2014 sayımızda…

pythogorion mendirek

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.