Bizim mahalle Tuzla

Tülin ile Yüksel (Akgül), “Pazar günü Tuzla’daki yazlıkta mangala gelin” dediklerinde ilk aklımızdan geçen araba ile gidip sonrasında dönmekti. Bunun yemesi var, içmesi var. Ben artık araba kullanmayı sevmiyorum. İsmihan da direksiyona geçecekse içmekten mahrum kalıyor. “E hadi Tuzla’ya taşınalım, birkaç gün de kalırız” dedik. Nefis bir orsa seyriyle akşama doğru evlerinin açığındaki boş bir tonoza bağlandık. Fenerbahçe Marina’dan 16 millik yol. Mangal partisinin ardından botla evimize dönüp geceledik. Ertesi gün de burnun diğer tarafına, Tuzla merkezdeki barınağa hareket ettik. Burada da boş tonozlar var. Birkaç gün Tuzlalı olmaya karar verdik ya, iyice yayılıp iki tonoza birden bağlanarak emniyet aldık.

Daha ikinci gün rutinimiz oturdu. Marinada gazete almaya bisikletle giderken, burada botla gidiyorum. Etimiz Aytaç Kasap’tan, ekmek yüz yıllık Has Fırın’dan, sebze karşısındaki manavdan, Balıkçı Mustafa’da istavrit, bira. İnsanın mahallesi gibisi yok. Devamı Mayıs 2014 sayımızda…

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.