Gökkuşağının altından geçiyoruz

Korint Kanalı, İnebahtı, Rion-Antirion Köprüsü, İthaki Adası, Preveze, İyon Denizi, Siracusa… Benim için ikonik yerlerdi. Adını duyduğum, bazısını bildiğim, sanki mucizelerin meydana geldiği, kimisi tarihten, kimisi mit, kimisi günümüz ya da yakın geçmiş mühendislik harikası. Ulaşınca sanki gökkuşağının altından geçmiş olacakmışız gibi…

Atina’dan ayrılır ayrılmaz Korint Kanalı’na yöneldik. Geçiş ücretini (Tekne başına 258 euro) yatırdıktan 15-20 dakika sonra kanalın kapağı bizim için açıldı. İki tekne iki duvar arasındaki su yolundan motor seyriyle başka bir denize geçtik. Bir hayalimi daha gerçekleştirmenin keyfini sürerek…

Galaksidi’nin korunaklı koyunda huzur bulduk. İnebahtı, yani Nafpaktos’un surlar içindeki küçük limanına girmeye cesaret edemeyip önlerinde demir attık. Botla gidince gördük ki doğrusunu yapmışız. Rion-Antirion Köprüsü’nün altından fırtınamsı havada geçip akşam olmadan kendimizi İthaki’nin merkezi Vathy’ye attık. Alargada birkaç gün fırtınanın, yağmurun dinmesini şikâyetçi olmadan bekledik. Kanalı geçip Lefkas’a ulaştıktan sonra İyon Denizi geçişi planları yaptık.

Bir gece ve gündüz seyrinden sonra artık İtalya kıyılarındayız. İlk ulaştığımız liman Crotone, İtalya’nın güzel şehirlerinden değil. Zaten bizi benim çok sevdiğim Syracusa bekliyor. Yine bir gece seyrinden sonra ertesi gün akşama doğru Syracusa’dayız. Birkaç gün buralıyız. Gelmişken tadını çıkarmak gerek… Devamı Aralık 2014 sayımızda.

Crotone

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.