Hawaii’de köpekbalıklarıyla dalış

Bir hamakta sallanıyorum. Yakışıklı bir poyraz esiyor efil efil… Öğlen rakısı güzel geldi. Gözlerim hafifçe kapanıp aralanıyor, yukarıda bir çam ağacının dalları rüzgârın sırtına binmiş, yeşil bir metronom sanki. Bir anda sahne değişiyor. Hawaii’deyim. Dalgıç elbisemi giymiş, BC’yi ve tüpü kuşanmış son kontrolleri yapmaktayım. Jeff, dalacağımız yerle ilgili brifing veriyor. Sea Tiger batığına dalacağız. Burası beyaz uçlu resif köpekbalıklarının (whitetip reef sharks) evi… Hikâyeyi baştan anlatmam lazım. Amerika’da iki beyin cerrahisi derneği var. Bu iki derneğin ortak oluşturdukları Beyin Damar Hastalıkları Komitesi ve benim başkanı olduğum Dünya Nöroşirürji Federasyonu Beyin Damar Hastalıkları Komitesi olarak ortak bir toplantı yapmaya karar verdik. Toplantı Amerika’da olacaktı. Amerika’nın pek çok şehrine gittim bugüne kadar, çoğu da böyle toplantılar nedeniyle. Bu sefer toplantı yerinin Hawaii olacağı anlaşıldığında biraz şaşırdım. Hawaii, harika bir yer gitmek için tabii ama benim orada geçireceğim zaman toplam üç gün. O kadar yolu git, üç gün geçir, geri dön. Pek akıllıca değil ama yok ben bu sefer gelmeyeyim diyebileceğim bir durum da değil; nihayetinde benim başkanı olduğum bir komitenin faaliyeti. İstanbul’dan Hawaii’ye gitmek istediğinizde Hawaii öyle bir yerde ki, dünyayı batıdan mı, doğudan mı dolaşarak gitsem diye düşünüyor insan. Yani bizim tam öbür tarafımızda. Ben de Japonya’dan gitmeye karar verdim. Giderken Tokyo’da bir gün kalıp öyle devam edeyim diye düşündüm. Daha önce Tokyo’ya gitmemiştim. Tabii derya deniz bir şehir Tokyo; bir günde neresi görülür, neresi gezilir ki… Devamı Ağustos 2019 sayısında…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.