Zakintos-Lefkas İthaki-Korfu

Bu seyahatte 869 deniz milini dümen suyumuzda bırakmışız. Ege’yi boydan boya geçip, Korint ve Patras körfezlerini aşıp, İyon Denizi’ndeki adaların en kuzeyindeki Korfu’ya sağ salim ulaştık. Bu yolculuk bize denizde yaşayabileceğimizi, kısa bir-iki haftalık zaman dilimlerinin ötesinde de deniz ve tekne hayatını kimi zorluklarına karşı çok sevdiğimizi gösterdi.

Zakintos oldukça yeşil bir ada. Mimari, Ege’de gördüğümüz ada mimarisinden farklı; daha çok İtalya etkisinde. Gerçi 1953’teki büyük depremde evlerin çoğu yıkılıp yeniden yapılmış. Bugün Zakintos’tayız. Tabii ilk soru: Nerede yüzeceğiz? Mevsim epey ilerledi. 14 Ekim itibarıyla merkezden koylara, plajlara sefer yapan motorlar ortadan kalkmış. Kısa bir soruşturmadan sonra, belediye otobüsüne atladığımız gibi adanın 7-8 km kuzeybatısındaki Tsilivi Plajı’na gidiyoruz. Bodrum’un koyları gibi bir sahil köyü. Sağda solda hediyelik eşyalar, deniz malzemeleri satan dükkânlar, lokantalar arasından geçip sahile iniliyor. Upuzun bir kumsal, masmavi bir deniz, soğuk ve esintili bir hava. Bizim Kıbrıs ekibi için bu havada denize girmek pek iyi bir fikir değil. Ertan zaten baştan teknede kalmıştı, Gül de bir yerde ben kahvemi içeyim siz yüzün dedi. Bana kalsa ben de kaytaracağım ama İrem kendini suya atınca mecburen peşinden gidiyorum ve yılın en keyifli yüzmelerinden birini yapıyoruz. Su fazla soğumamış. Denizde kimse yok. Dipte bolca küçük pisi balığı var.

Yüzme keyfi sonrası otobüsle şehre dönüyoruz. Bugün Türk Nöroşirurji Derneği’nin kuruluş yıldönümü. Derneğin yönetim kurulu, ülkemizin modernleşmesinde ve bilimin bu seviyelere gelmesinde büyük etkisi olan Ata’mıza şükran sunmak üzere Anıtkabir ziyareti yapacak. Orada olamayacağım için aynı saatlerde arya sancak yapıp Mustafa Kemal Atatürk’ü anıyorum. Nisan 2018 sayımızda…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.