Hawai’i Arşipeli’nde Lana’i’den Moloka’i’ye

Hawai’i Arşipeli (takımadaları) seyrimizde Big Island, Mau’i ve Lana’i’den sonraki durağımız, Hawai’iililerin de “gerçek Hawai’i adası” dedikleri Moloka’i oldu. Lana’i Adası, Manale Bay’den palamarları çözüp, sakin, sade, telaşsız ve kadim Hawai’i kültürünün korunmaya çalışıldığı bir ada olduğunu bildiğimiz Moloka’i’ye doğru yol almak için iki ada arasındaki Kalohi Kanalı’na seyrettik. Yerli dilde “kalohi” yavaşlık demekmiş…

Yeryüzündeki başka bir kara parçasına en uzak kara parçası olan Hawai’i Adaları, Pasifik Okyanusu’nun dibinden binlerce metre yükselen volkanik dağları ve bunların aralarından esen rüzgârlar sebebiyle, dünya denizlerinin en zor seyir yapılan bölgelerinden sayılıyor. Dünyanın en büyük su kütlesi olan Pasifik Okyanusu çanağının ortasındaki adalara kuzey Pasifik’ten binlerce mil uzaklardan hiçbir engelle karşılaşmadan gelen rüzgârlar, dalgalar, soluganlar adalar arasındaki dar kanallara sokulunca, kanallar bir anda geçilmez ve aşılmaz olabiliyor.

Eski Polinezyalı denizciler zamanından beri Hawai’i Adaları arasındaki kanallar büyük trajik tecrübe ve hikâyelere sahne olmuş. Mau’i, Lana’i ve Moloka’i adaları arasındaki üçgen kanallar bölgesine denizciler “yarık oyuk” adını vermişler. Rüzgâr, akıntı, dalga bir araya geldiğinde kanalları bir çırpıda fırtınalı, girdaplı ve de hırçın denize dönüştürüp, adalar arası geçişlere izin vermeyebiliyor.

Lana’i ve Molokai arasındaki Kalohi Kanalı sadece 9.2 mil genişliğinde olduğu için kısa bir geçiş olması gerektiği halde ve tüm titizliğimize rağmen biz de bu aniden gürleyen denize yakalandık ve payımıza düşeni aldık. Kuzey Pasifik’ten gelen soluganlar dar Kalohi Kanalı’nda sıkışarak ilerleyip doğuda Mau’i Adası, Honolua Bay’e vardığında sörfçülerin dört gözle beklediği “mükemmel dalga” oluyor. Maui sörfçüleri bu yüzden Kalohi Kanalı’na “Nirvana’ya giden yol” adını vermişler. Ama Kalohi Kanalı’nı aşarak Lana’i’den Moloka’i’ye ulaşmak isteyen kano ve tekneler içinse bu dalgalar azgın ve öfkeli dalgalar niteliğinde. Devamı Haziran 2017 sayımızda…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.