Foça Kaleleri

İki Foça vardır. Birine “Eski” birine “Yeni” derler. Piri Reis de bunu bilir ve Kitab-ı Bahriye’nin bu bölümüne, “Adları geçen bu Foçalar hakkında şöyle rivayet olunur. Eski Foça’yı Venedik tüccarları inşa etmişlerdir. Yeni Foça’yı ise Ceneviz tüccarları yaptırmış” diyerek başlar.

Tenekeler çalınıyor, denize taşlar atılıyor, gecenin köründe bir kıyamettir gidiyordu! Dört veya beş yaşlarında olmalıyım. Eski Foça’da, liman kıyısındaki, önünde ahşap iskelesi olan iki katlı bir taş evde yaz tatili geçiriyorduk. Akşam yatmadan babama yalvarmış ve barbun ağları atıldığında beni uyandırmasını istemiştim. Pencerenin önünde dakikalarca, karanlıkta sürüp giden bu curcunayı izlediğimi, daha doğrusu pek bir şey görmediğim için, dinlediğimi anımsıyorum.

Bir gün de babam elime 5 kuruş vermiş ve Foça çarşısına, sinek iğnesi1 almaya göndermişti. Yolda, başparmağımla işaret parmağımın arasında sıkı sıkı tutmaya çalıştığım iğnelerden dördünü düşürüp kaybetmiş, sadece biri ile dönmüştüm. Olsundu! Babam o tek iğne ile kıyıdan karagöz ve ısparoz tutmuş, mahallenin bir şirin kedisi de, temizlenmesi için mutfağa bıraktığı balıklardan birini kapıp, kömürlüğe kaçmıştı. İğneleri düşürmenin de utancı ile koşup kediyi yakaladığımı ve ağzındaki balığı alıncaya kadar bırakmadığımı anımsıyorum. Devamı Ocak 2015 sayımızda…

UMR_1652 UMR_1663 UMR_1821 UMR_1885

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.