2014 meteoroloji turu

Dondurucu soğuklar, sıcaklık rekorları, fırtınalar, tayfunlar, volkan…

İşte 2014’te ABD’den Avustralya’ya, İngiltere’den Çin’e 2014’te yaşanan doğa olayları ve atmosfere yansımaları…

Mutlu seneler… Her yeni yılın başlangıcında geriye dönüp önceki yıl neler oldu diye bir bakarız ya, umarım 2014 hafızalarınızda güzel anılar bırakmıştır. Peki, bu yıl bir meteoroloji mühendisinin aklında neler bıraktı merak eder misiniz? Gelin 2014 meteoroloji turu atalım.

2014’ün sıra dışı olayları

2014 Ocağında ABD’de müthiş bir kış yaşandı. 60 santimetre kar, tatil edilen okullar, 3 bin 700 uçuş iptali, 12 bin uçuş ertelenişi, 16 can kaybı ve hatta soğuklar nedeniyle hayvanat bahçesinde kapalı alana alınan bir kutup ayısı bile vardı bu hikâyede.

Avustralya’da 1-4 Ocak 2014 aralığında öyle rekor kıran sıcaklıklar yaşandı ki, ısı dalgası nedeniyle, 43°C’den fazla sıcaklığa dayanamayan 100 bin yarasa ölü olarak gökten yere düştü.

Yine Ocak ayında Çin’in başkenti Pekin’de, kirlilikten kaynaklanan kalın bir duman tabakası gökdelenleri yuttu. Kirlilik ölçümlerinde okunan değerler, güvenli sayılan seviyenin 24 katından daha fazlaydı.

Şubat ayında İngiltere’den en ıslak kış haberi geldi. 1766’dan beri (248 yıl) en ıslak kış bu yıl yaşandı.

Mart’ta Hawaaii’deki Mauna Loa Gözlem Merkezi üzerindeki CO2 seviyeleri geçen seneki 400 ppm’lik rekoru kırarak 401 ppm’i vurdu. CO2 seviyeleri en son 2.5-5 milyon yıl önce 400 ppm’i bulmuştu.

Temmuz’da Arizona-Phoenix’te yüksekliği 1000 metre ve genişliği 48 km olan muazzam bir toz fırtınası meydana geldi. Fırtınanın sonrasında 12 bin kadar insan elektrik sıkıntısı çekti ve havaalanlarında önemli gecikmeler yaşandı.

Yine Temmuz’da son 40 yıldır Çin’i vuran en güçlü tayfun Rammasun Tayfunu Çin ve Filipinler’de 100’den fazla insanın ölümüne neden oldu, yarım milyondan fazla insan yaşadığı yerleri değiştirdi.

Rammasun’un ardından gelen Matmo tropikal siklonu önce Tayvan’ı sonrasında da Çin’i vurdu. Tayvan’da hava koşulları nedeniyle bir uçak düştü, 51 kişi öldü. Öte yandan fırtına nedeniyle Tayvan’da bir, Çin’de 13 kişi hayatını kaybetti. Çin’de 543 milyon dolarlık, Tayvan’da ise 19.73 milyon dolarlık hasar vardı.

Eylül ayında, Dünya Sağlık Örgütü kapalı alanlardaki hava kirliliği nedeniyle her yıl 3.5-4.3 milyon insanın öldüğünü açıkladı.

Tavurvur isimli volkan Eylül 2014’te patlayarak 20 bin metre yüksekliğe kadar kül saçtı. Patlama hem karada hem de gökyüzünde görülecek bir şok dalgası yarattı.

Hawaii’nin Büyük Ada’sında bulunan Kilauea Volkanı’ndan gelen lavlar Ekim ayında yerleşim alanlarına kadar uzandı. Bu mesafe 90 metreye indiğinde insanlar evlerini terk etti.

2015’te ne olacak?

2014 yılı ayrıca zıtlıkların da bolca görüldüğü bir yıldı. ABD’de ekstrem kış gözlendi (polar vorteks), Avustralya’da ısı dalgası vardı. İngiltere en ıslak kışını yaşadı. İspanya’da 150 yılın en kötü kuraklığı tecrübe edildi. Daha yazacak çok şey vardı da size tadımlık birkaç bir şey ikram edeyim dedim. Neticede 2014 bitti, biraz da 2015’e göz atalım. Bilimi çevreleri tarafından bu kışın biliyorsunuz pek hafif geçmesi beklenmiyor. Uzun aralıklarla da olsa ara ara sert kışlar görebiliyoruz. Ama bugüne kadar pek çok kez bahsettim, sert kışlar da aslında küresel ısınmanın bir parçası. Küresel ısınma çerçevesinin içine birçok başlık koyuyoruz. Ancak çok bahsetmediğimiz okyanus akıntıları var. “Okyanus akıntılarını da mı ben düşüneceğim” demeyin, akşam yemekten sonra ağız tadıyla içtiğiniz çaya, ardından yediğiniz meyveye kadar etkisi var. Yani hayatı göbeğinden vuruyor. Bakın okyanus akıntıları dediğimiz şeyin aslında iklimler üzerinde çok büyük etkisi var. Hatta esas oğlan bile diyebiliriz. Bir filmin ilk başlarında esas oğlanın öldüğünü düşünsenize. Okyanus akıntılarındaki değişim de iklimin geri kalanını filmin kalanı gibi yapıyor. Bakın şimdi onlardan bir tanesi Atlantik Meridyonel Devinim Dolaşımı’nın zayıflaması. Merak etmeyin, çok teknik anlatmayacağım. Dünya’nın ısı dengesinin nasıl sağlandığını biliyorsunuz değil mi? Dünya’nın şeklinden güneş ışınları her noktaya aynı açıdan vurmaz. Bu da kutupları Ekvator’a göre daha soğuk yapar. Bu kutup-Ekvator sıcaklık farkının biraz dengelenmesi gerekir. Bu görevi üstlenenler rüzgârlar ve okyanus akıntılarıdır. Okyanus akıntıları sadece sıcaklık değil, tuzluluk farkını da dengeler.

Bakın biraz önce bahsettim. Kısaca AMOC olarak bilinen Atlantik Meridyonel Devinim Dolaşımı üzerine yapılan bir çalışma, bu akışta ve dünyanın okyanus taşıma bandının başka bölümlerinde yavaşlama işaretleri olduğunu söylüyor. AMOC, güney yarım küre ve tropiklerdeki sıcak suları Kuzey Atlantik’e taşır ama sadece suyu değil, ısıyı da. Bu yüzden iklimin önemli bir bileşeni olduğunu rahatça söyleyebiliriz. Sirkülasyondaki doğal dalgalanmaların yavaşlamasının iklim üzerindeki etkilerinden bahsedeceğim. Ama öncelikle bu yavaşlamanın neden olduğunu açıklayalım. Küresel ısınma nedeniyle kutup buzulları eriyor. Buzullar eriyince denizlere büyük miktarda tatlı su girişi sağlanıyor. Hem sıcaklık hem de tuzluluk farkıyla çalışan bu sistem, aradaki fark kapandığı için yavaşlıyor, hatta durma noktasına yaklaşıyor. Bu sistemin yavaşlaması sonucunda beklenecek ilk şey kuzey bölgelerin ani ve ciddi bir şekilde soğumasıdır. Biraz önce bahsettiğim gibi, küresel ısınmanın getirdiği okyanus akıntılarındaki değişim beraberinde soğumayı getiriyor. Şimdi düşünün, hava soğuyor mu, ısınıyor mu? Sağda okyanus akıntılarını temsil eden bir şekil var. Kırmızı alanlar yüzeydeki sıcak suyun taşınımını gösterirken mavi alanlar derinlerdeki soğuk su taşınımını ifade ediyor.

Okyanus akıntıları sadece iklim için değil; deniz canlılarının çeşitliliği, gemi yolculukları, afet yönetimi ve arama kurtarma çalışmaları için de oldukça önemli. Akıntıların taşıdığı besin ve oksijen balık çeşitliliğini sağlar, gemiler okyanus akıntısı yönünde yolculuk yaptığında yakıttan tasarruf edebilirler. Bunun gibi birçok başlık sıralanabilir. Yani okyanus akıntılarının zayıflaması iklimin değişmesine, deniz canlılarının ölümüne, deniz canlılarıyla geçinen insanların ekonomik sorunlarına ve hatta iklim değişimine ayak uyduramayan bireylerin ölümüne yol açabiliyor.

İşte, gördüğünüz gibi 2015’in ilk sayısında da 2014 toparlamasının ardından konuyu büyük bir başarıyla iklim değişimine bağladım. Bütün güzel dileklerinizin yerine geldiği bir yıl olsun 2015, sağlıcakla kalın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.