DENİZDE SAYGI

“Courtesy” kelimesinin İngilizce açıklamasında politeness, consideration, respect, thoghtfulness, refinement gibi karşılıklar görürüz, kısacası kibarlık, saygı, centilmenlik, demek. Bu küçük kelime ne kadar büyük bir içeriği taşıyor. Biraz düşününce işte denizciyi tarifteki ilk sıfat bu diyorum. Saygı, doğanın yasalarına, başkalarının haklarına, içinde bulunduğun ülkenin, yasalarına, bayrağına saygı. Sadece yasalara değil, bazen kendi rahatsızlığına rağmen denizleri paylaştığın yoldaş denizcilerin rahatlığı ve emniyeti için insana saygı ve kibarlık demek.

Bizde denizci sıfatı denizde ne kadar mesafe veya yıl geçirdiğinle doğru orantılı olarak şişiyor. Tabii o ortamda ne kadar uzun süre bulunursan eğitilme şansın o kadar artar ama bu sıfatı hiç üzerine oturtamayabilirsin de.  Courtesy ile el ele gezen bir kelime daha var, Etiquette. Bu kelimeyi biliyoruz, Türkçemize etiket olarak girmiş, denizdeki etiketleri (adabı) biliyor muyuz, bir bakalım. Uymamız gereken çoğu yazılı kanun, kural niteliğinde olsa da, denize parmağımızı sokmamızla bir sürü yazılmamış, bir denizci için yazılmasına gerek de olmayan kuralların, etiketlerin içinde buluruz kendimizi. Courteous, “saygılı” bir denizci, bir insan için yazılı kanunlara gerek yok.

MARİNA ADABI

Bağlandığınız yerden, marina etiketinden başlayalım. Aslında çok basit, bir tek kural var: Komşuya saygı. Saygılı bir insan için detaylara gerek yok ama bazı karadaki günlük yaşamlarında saygılı olanlar, denize gelince courtesy’lerini evde bırakıyor herhalde veya denizi az kullandıklarından bilmiyor olabilirler. Bazı şeyleri gelin beraber hatırlayalım. En kötü kirlilik, gürültü kirliliği. Aslında en kolay kontrol edilebilecek olanı, pis gürültü tankına falan ihtiyaç yok. Teknemizi terk etmeden arkamızda bıraktığımız mandarlarımızı, bir ince ip veya lastikle direkten ayırarak rüzgârdaki serenadına engel olabiliriz. Sevinçle, coşkuyla çıkacağımız seyir öncesi ve keyfimizin tavan yaptığı dönüşlerimizde, sohbetimizi, telefon konuşmalarını, müziği sadece kendi duyacağımız volümde tutabiliriz. Herkes arka planda bir müzik sever de arka planda, yani hafif tutmak, komşumuzun hem kulağına hem müzik zevkine saygıdır. Unutmayalım marinadaki komşu apartmandakinden çok yakın.

Teknelerin çoğu özel kaptana veya profesyonel bir bakım ekibine emanet edilmiş, etrafımda görüyorum, çocuklar bayağı iyi iş yapıyorlar, köpecikleri bile gezdiriyorlar! Yalnız biri diğerinden görerek alışılmış, makine tornaçark için gereğinden çok fazla çalıştırılıyor. Bu gürültü ve özellikle dizel’in bayağı yüksek zehirli egzoz gazları, motoru sadece yeteri kadar, (birkaç dakika, o da her gün değil) çalıştırılarak azaltılabilir. Marinada elektrik üretme zorunda olmadığımızdan, motoru içindeki hareketli parçaların yağlanması (torna çark) için çalıştırıyoruz, bir ileri, bir de geri verince şanzıman kutusu içindekiler de yağlanır, azami 5 dakika yeter. Fazladan çalıştırdığınızda kullandığınız yakıt bedeli basit bir aritmetik, para önemli değil, yakarım diyorsanız, aynı aritmetik çevreye yüklediğimiz yükü de hesaplar. Usturmaçalarımızın doğru yükseklikte olmaları, komşuyu ve kendimizi korur. Devamı Ağustos 2016 sayımızda…

1 comment

  1. Denizci

    Sadece marinalarda degil, koylarda ve seyirde saygılı olmak gerekiyor,,,
    PARSLEY adında 38 metre bir motoryat sahibi olabilirsiniz ama
    gece yarısı bozburun , kiliseli ada yanına gece yarısı tüm herkes uyurken gelip ekibinizle birlikte olanca gürültülü yanaşıp sabaha kadar yüksek sesle jenaratör çalıştırırsanız, Bu sizin cevreye , insanlara, dogaya ne kadar duyarsız oldugunuzu gösterir.. yat personeline tekne sahibi olarak bu tür konularda egitim vermeniz gerekiyor.. cevredekilere olan duyarsızlıgınız tekne sahibi olarak sizin sorumlulugunuzdur..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.