VOR adayı: KIVANÇ SEVİNÇ

“Bir takımı en iyi şekilde var etmeye çalışıyoruz!”

Lizbon’daki test seyrine katılan yelkenci Kıvanç Sevinç’le adaylık sürecini konuştuk. Başarılı yelkenci, Team Alvimedica CEO’su tarafından davet edilmiş.

Adaylık sürecin nasıl başladı?

Buraya gelmeden üç ay önce takım CEO’su Bill Erkelens ve dümenci Charlie Enright’tan mail aldım. Normalde Provezza takımı ile Amerika ve Avrupa’daki Farr 40 yarışlarına katılıyorum. Senelerdir katıldığım yurtdışındaki yarışlardan da referanslarım olduğu için bana ulaşarak antrenmanlara davet ettiler. Hem bir Türk hem de bir yelkenci olarak önemli bir adım atmak üzereyim. Açıkçası takıma bir Türk’ü alacaklarına inanmıyordum, çünkü oldukça zorlu bir yarış. Ancak ortada bir Türk sponsor var ve şayet olursa Türk bir yelkenci de isteniyor.

Teknede belli bir görev için mi çağrıldın peki?

Şu anda çok yatkın olduğum ve hep yarıştığım bir pozisyon var: Baş adamı… Bu teknede büyük vinçler olduğu için direk dibine ihtiyaç yok. Mid-bowman tarzı bir şey var. Provezza’da da aynı şekilde çalışıyordum. Bir yelkenci olarak dümen de tuttum, yeri gelince diğer görevleri de üstleniyorum. Sonuçta bir deneme süreci. Müsait olan hepimiz birbirimize yardım ediyoruz.

Rekabet var mı aranızda?

Hiç yok. Yani, yelkencilik rekabeti yok. Herkes doğal, sosyal… Çoğu Amerikalı ekibin, bir Yeni Zelandalı, bir Türk ve bir de İtalyan var. Hepimiz yelken camiasında olduğumuz için bir şekilde birbirimizi tanıyoruz. Yaş olarak da birbirimize yakınız. Ortalamanın 27 olduğu söyleniyor. Ben de 28 yaşındayım. İki veya üç kişi 33-34 yaşında… Dinamik bir yapıdayız ve başarırız diye düşünüyorum.

Yaşayabileceğin zorlukları gözden geçirdin mi hiç?

Tabii ki bu çok zorlu bir süreç… Neler gelişir, ne yapılır? Özlem, uzaklık, fiziki dayanıklılık, kalıcı hasar alma ihtimali, hatta yaşamını adama… Her adımı risk içeriyor. Alicante’den çıkıp Cape Town’a gitmek yaklaşık 6 bin 500 deniz mili ve bu yarışın en uzun ayağı… 24 güne yakın sürecek. Benim için okyanus geçmek, hele de bunu uzun soluklu yapmak farklı bir deneyim. Her parkur zor, rüzgârın geldiği açı ve teknenin durumunu iyi algılamak lazım.

VO65’i nasıl buldun?

Open 70’lere oranla daha konforlu, güvenli ve avantajlı olduğu söyleniyor. Benim yarıştığım diğer teknelere göre de okyanusa daha uygun, dalgalara ve zor hava şartlarına göre yapılmış bir tekne. Bana konforlu bile geliyor, çünkü her yeri kapalı. Açık denize yakışıyor. Şimdiye kadar bindiklerime göre daha konforlu ve olması gerektiği süratte.

Buradaki bir gününü anlatır mısın?

Sabah 06.30’da kalkıyorum, 07.15’te gym’de olmam gerekiyor. Hafif bir kahvaltımız var, meyve ağırlıklı. Sonra marinaya yakın spor salonuna geliyor ve orada iki saate kadar spor yapıyoruz. Ardından toplantı, tekne hazırlama, görev dağılımı, denize çıkma, hareket ve manevralar gibi gerekli antrenmanları yapıp geri dönüyor ve günün değerlendirmesini gerçekleştiriyoruz. Tekneyi topluyor ve eğer teknik bir problemimiz varsa onları çözüyoruz. Saat 18.30 gibi eve giderek 19.30-20.00’ye kadar yemeğimizi yiyoruz. Her akşam saat 22.30’dan önce de yatmamız gerekiyor. 15 günlük bir süre için buradayız. Programda 3,5 günlük bir offshore seyri de yer alıyor. Her hava şartında elimizdeki her yelkeni deneyerek bir demo gerçekleştireceğiz. Dolayısıyla şu anda seçildim, seçilemedim diye bir şey yok. Her şey bir takımın en iyi şekilde var olabilmesi için… ☸

Kivanc_Sevinc1 TTT_3361
 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.