Balıkların kutuplara göçü…

Balık sever misiniz? Şimdi burada birtakım tariflere girip dergi başında canınızın balık çekmesine neden olmayacağım merek etmeyin. Ama şunu bilin ki uzun vadede balık yiyebilmek için biraz efor sarf etmeniz gerekecek. Siz balığa ulaşmaya çalıştıkça o kaçacak. “Balıklar zaten oltadan kaçar Bünyamin, sadede gel” diyenlere: “Peki siz istediniz, buyurun okuyun” diyorum.

Efenim balıklar kutuplara doğru kaçıyor. Sanırım efor sarf etmek derken neyi kastettiğim artık anlaşılmıştır. Bu balıkların neden kutuplara doğru kaçtığını anlatabilmem          için birkaç adım geriden başlamam lazım.

Ekim sonu Kasım başı gibi IPCC’nin (Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli) sentez bir raporu yayımlandı. Raporda ön plana çıkan iki öngörü vardı. Birincisi okyanusların ısınmasındaki iyimser tahmin, diğeri kötümser tahmin. Okyanusların 1 ºC ile 3 ºC kadar ısınması öngörülüyor.

Okyanusların ısındığını zaten biliyoruz. IPCC de bunun üzerinden tekrar geçmiş oldu. Şimdi bu ısınmayla oluşacak neticelerden biri olan balıkların seyahat rotalarındaki değişimlere bakacağız. IPCC’nin raporu aslında hepimizin bildiği “İklim değişiminin en büyük sorumlusu insandır”, “Okyanuslar ısınıyor ve asidikleşiyor”, “Küresel sıcaklıklar artıyor” vs. gibi cümlelerin bir derlemesiydi. Şimdi British Columbia Üniversitesi, okyanusların 1 ºC ve 3 ºC derece ısınması durumunda balıkların nasıl hareket edeceğini araştırıyor, görüyor ki hâlihazırdaki durum kuvvetleniyor, balıklar kutuplara doğru kaçıyor.

Onlara da hak vermek lazım belki de, yaşam alanları acımasızca tahrip ediliyor. Aslıda bunu, yaptıklarımızla yalnızca okyanuslarda oluşturmuyoruz. Karalarda da, orman yaşantısında da, vahşi yaşamda da uyguluyoruz. Geçen aylardaki yazılarımdan bir tanesinde bundan bahsetmiştim. İnsanların ormanları yerleşim alanlarına çevirmesi vahşi yaşam alanlarını iyice daraltıyor ve farklı türlerin yakınlaşmasıyla, ortak beslenme neticesinde insanlara da geçebilen salgın hastalıklar ortaya çıkabiliyor. Burada da farklı bir alan olsa da benzer netice doğuyor. Balıkların kutuplara doğru kaçmasına neden oluyoruz.

Ama insanların da bu göçlerden etkileneceği kesin. Dilerseniz ayrıntılara girelim.

Kötü senaryo olan 3 ºC’lik okyanus ısınmasında deniz balıklarının ve hatta denizlerde yaşayan omurgasızların, yaşam alanlarında geniş ölçekli bir kayma olabilir. Bu kaymanın büyüklüğü ise her on yılda bir 26 km olarak belirlenmiş. “Hep en kötü senaryoyu mu düşüneceğiz, ya o kadar kötü olmazsa?” Buyurun bu da en iyimser senaryonun, yani 2100’e kadar okyanus sıcaklıklarının sadece 1ºC artacağını varsayan senaryonun sonucu: 15 km.

Tabii ki bu bir tahmin, “Yanılıyorlar belki de” diyorsunuz ama maalesef son yıllardaki gözlemler bu tahminlerin gerçekleşebileceğini doğruluyor. Her ne kadar bu miktar küçük gibi görünse de insanlık ve deniz yaşamı açısından büyük sonuçlar doğurabilir.

Göçün nedenleri

Sonuçlardan bahsetmeden önce göçlerin nedenini biraz daha açalım. Bugüne kadar birçok çalışma, deniz canlılarının ısınan ve asidikleşen okyanuslara adapte olamayacağını gösterdi. Değişen okyanus koşulları nedeniyle bazı balık türlerinin koku alma yeteneği zayıflıyor, bazılarının uyarılara tepki verme süresi uzuyor. Bu durumda da balıklar kendilerini avlayan türlerden korunamıyorlar ya da kendileri başka canlıları avlayamıyorlar. Böylece maalesef uzun vadede nesillerinin tükenmesi ihtimaliyle baş başa kalıyorlar.

Koşullar değiştikçe canlılar kendini yeni şartlara adapte etmeye çalışıyor. Okyanusların ısınması durumunda da tropiklerdeki balıklar daha soğuk olan kuzey ve güney sularına yönelecek. Bu hareketin sonucunda ilk olarak tabii ki tropiklerdeki balık miktarı azalacak, birçok balık göç sırasında değişen koşullara dayanamayarak yok olacak.

Bu canlıların gittikleri yerde mutlu olacakları da kesin değil, çünkü orada hâlihazırda yaşayan farklı canlılar var ve aralarına yeni katılan bireylerden rahatsız olacaklardır. Yiyecek kaynaklarını paylaşmak yeni sorunlara yol açabilir. Depresyona girmiş ya da bencil bir balığı yemeyi istemezsiniz siz de değil mi?

Tropiklerde yaşayan canlıların kuzeye göçmesiyle Arktik bölge balıkçılığı canlanabilir. Ama öte yandan tropiklerde yaşayan ve hem beslenme, hem de geçim sağlama bakımından balıklara dayalı olan toplumlar, bu değişimin genel kaybedeni olacak.

Balıkların göçüyle beraber balıkçılık sektöründe nakliye işlemleri de değişime uğrayacak, bazı kesimler için balık artık daha pahalı ve ulaşılamaz bir besin olacak.

Protein ihtiyacımızın yüzde 20’sini karşılayan deniz canlılarının önemini bilsek de soframıza taşıma konusunda çok istekli olmayabiliyoruz ancak dünya için bu geçerli değil. Bakın Asya’da 1 milyar civarı insan birincil protein kaynağı olarak balıklara gereksinim duyuyor. Ayrıca balıkçılık sayesinde dünya genelinde 200 milyondan fazla insana iş sağlanıyor.

Balıkların göçü beslenmeden ekonomiye kadar geniş bir yelpazede hayatlarımızı etkileyecek. Başladığımız noktaya dönecek olursak, balık yemek için daha fazla efor sarf etmemiz gerekecek. Ancak sanırım biz bu eforu ters yönde sergiliyoruz, balıkların kaçışından anlayacağınız üzere.

Önümüzdeki ay aynı sayfada görüşmek üzere, sağlıcakla kalın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.