Teknede görgünün temeli: Bayrağa saygı

“Teknede bayrak görgüsü” ve daha da ötesinde “bayrağa saygı” konusunda yazmamı isteyen okurlar oldu. Kimileri gözlemlerini fotoğrafla da aktardılar. Gerçekten de görgüsüzlükten öte, bayrağa saygısızlığa ve ulusal onurumuzu kırıcı durumlar söz konusu.

Geçen sayıda amatör denizcilikte usturmaça görgüsüzlüğünü gündeme taşıdıktan sonra çok sayıda destek mesajı aldım. Marina genel müdürleri ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ile bu görgüsüzlükle baş etme konusunda istişarelerde bulundum. Son derece müspet geri dönüşler söz konusu oldu. Bu arada bazı okurlar “teknede bayrak görgüsü” ve daha da ötesinde “bayrağa saygı” konusunda yazmamı istediler. Kimileri bu konudaki menfi gözlemlerini fotoğraflarla aktardılar. Gerçekten de görgüsüzlükten öte, bayrağa saygısızlığa ve ulusal onurumuzu kırıcı durumlara varan durumlar söz konusu. Örneğin, bana gönderilen bir fotoğrafta bir Yunan adasında 15 metrelik Türk yapımı ketch bir tekne demirde. Kıç direk sancak gurcetada 20 santimlik minyatür Türk bayrağı, kıç direk iskele gurcetada neredeyse Türk bayrağının 5 katı büyüklükte Yunan bayrağı.

BİLİNMEYEN KURALLAR

Bir de ne kadar çok Türk Bayrağı toka ederse kendini o kadar mutlu hissedenler var. Tabii onların vatan ve bayrak sevgisini takdir ederiz, ancak denizcilikte gemi ve teknelere bayrak çekmenin de usulü ve adabı vardır. Örneğin, limanda ve seyirde birden çok bayrak çekmek sadece savaş gemilerine mahsustur. Onun da kesin kuralları vardır. Bir başka örneği de selamlama konusunda verelim. Maalesef amatör denizcilerimizin çok büyük bir çoğunluğu usturmaça ile seyrin ayıp olduğunu bilmediği gibi, Türk savaş gemisinin bayrak mezestre edilerek selamlanacağını da bilmiyor.

AMATÖR DENİZCİ DEVLETİ TEMSİL ETMEZ AMA…

Mümtaz yelkenci ve amatör denizcilerden Merhum Muhittin Öney, 5 Kasım 1973 tarihinde yayınladığı “Yat Bayrakları”* isimli kitapçığın önsözünde deniz görgüsünü ne de güzel özetlemiş:

“Yatçılığın sadece iyi yelken kullanmak veya iyi navigasyon bilmeye inhisar  etmeyip, temelleri asırlar öncesine varan bir gelenek ve ritüele dayandığı muhakkak.”

Donanmada geçirdiğim 40 yıllık meslek hayatımda savaş gemilerimizin dış görünüşünü ilgilendiren alanda en çok dikkat ettiği ve titizlikle uyguladığı hususlar şunlardı: Usturmaça ile seyir, limanda ve seyirde yanlış ölçülerde toka edilen milli bayrak, toka ve arya sancak törenlerindeki görüntü ve disiplin, seyir ve liman durumlarında milli bayrağın ana direk gizinden baş ve kıç göndere toka edilme zamanlaması, güneş doğduğunda güverte ışıklarının kapatılması, gece seyrinde dışarıya ışık sızmaması. Bu uygulamalar pek çok kişiye detay ve şekilcilik gibi gelebilir. Ancak bir donanmanın profesyonelliğinin ve geleneklerinin gücünün dışa vuran sembollerinin bazıları bunlardır ve tümü asırlar içinde oluşmuştur. Bu titizliğin ana nedeni, savaş gemisinin devleti temsil etmesidir. Amatör denizci devleti temsil etmeyebilir. Ancak teknesindeki bayrak devleti temsil eder ve en uygun şekilde sergilenmeyi hak eder. O nedenle amatör denizcinin teknesinde taşıdığı bayrak, manevi değeri ile tekne sahibinin kendi mülkiyetinde olmayan tek şeydir. O bayrağın onuru ve düzgün şekilde sergilenmesi sorumluluğu kaptanın ve tekne sahibinin omuzlarındadır. Yırtık, solmuş, filasalanmış bir bayrak ne kadar uygunsuzsa, bayrak tüzüğü (yönetmeliği) ve teamül haline gelen uygulamalar dışında teknenin alâkasız yerlerine ya da donanımına bayrak toka etmek de bir o kadar uygunsuzdur.

STATİK VE DİNAMİK ALANLAR

Bayrağın statik ve dinamik iki ayrı alanda incelenmesi gerekir. Statik alan bayrağın amatör denizci teknesinde nereye toka edileceği; dinamik alan bayrağın hangi durumlarda toka, arya ve mezestre edileceği konularını içerir. 29 Mayıs 1936 tarihinde çıkarılan, sonra 22 Eylül 1983 tarihinde değiştirilen bayrak kanunu ve buna bağlı 17 Mart 1985 tarihli bayrak tüzüğü ticaret ve savaş gemileri için asgari yeter seviyede usul ve esasları içermektedir. Öte yandan, amatör denizci tekneleri ve özellikle yelkenli tekneler için gereken detaylar tüzükte mevcut değildir. Bu konuda en yakın zaman diliminde hazırlanmış rehber dokumanlar Merhum Muhittin Öney’in yazdığı rehber kitapçık ile Amatör Denizcilik Federasyonu (ADF) Kurucusu duayen amatör denizci ve yelkenci Sayın Teoman Arsay’ın derlediği, teknede bayrak usulleri konusundaki rehber çalışmasıdır. Her iki dokümanda teknede bayrağın statik ve dinamik kullanımı ile ilgili detaylar mevcuttur.

Bayrak görgüsünü kurumsallaştırmak ve eksik hususları kodifiye etmek için yapılması gerekenlerin başında Sahil Güvenlik Komutanlığı ile koordineli şekilde Bayrak Tüzüğünde (KHK’lar sonrası Yönetmeliğinde) eklemeler yapılması gerekiyor. Zira gerek bayrak kanunu gerekse bayrak tüzüğünün çıktığı tarihten bu yana hem amatör denizciliğimiz sayısal olarak gelişti, hem de yeni tekne tipleri ortaya çıktı. (katamaran, trimaran, kanatlı (foil) tekneler vb)

Bu konuda Sahil Güvenlik Komutanlığımıza bir çağrı yaparak Bayrak Kanunu ve Tüzüğü (Yönetmeliğinde) değişiklik yaparak amatör denizci teknelerine yönelik uygulamaları, standart usul ve esaslara bağlayacak bir çalışmaya önderlik etmesini talep edelim. Bu konuda eminim amatör denizciliğe hizmet eden pek çok kurum, kuruluş ve gerçek kişiler gönüllü katkı sağlayacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.