Klasikleri suyla buluşturuyor BEHLÜL USLUOĞLU

Centilmenliği ve mütevazılığı ile İzmir’de sevilen, sayılan bir iş adamı Behlül Usluoğlu. Yelkenci kimliğinin yanı sıra klasik teknelere merakıyla, son zamanlarda da yirmi yıllık bir kabukken aldığı ve kısa sürede suyla buluşturduğu Rain’le yarışlarda boy göstermesiyle tanınıyor. Yazı ÇİĞDEM YURTSEVER Fotoğraflar SEDEN ERDİ

Kabuktan alıp orijinalini bozmadan, neredeyse sıfırdan inşa ettiği, Fransız gemi inşaat mühendisi André Mauric imzalı Rain teknesi onun en büyük sevdası. 20 yıl karada bekleyen 17,46 metrelik Rain, Usluoğlu’nun ellerinde hayata geri döndükten sonra İzmir filosunda izleyenleri büyülerken yarışlardan derecesiz de dönmüyor. Usluoğlu’nun yaptığı tek tekne Rain değil. O bir klasik tekne tutkunu. Bir önceki teknesi Auriga da yine bir André Mauric tasarımı idi ve İzmir filosuna renk katan bir klasikti. Usluoğlu hem kişiliği hem de mesleği ve yelken camiasındaki başarılarına rağmen mütevazılığıyla sevilen biri olmasının yanında yaptığı teknelerle de dikkat çeken bir yelkenci. Yelken camiasının “Behlül Abisi” bize yelken hayatını, yaptığı tekneleri anlatırken ileride yapmayı planladığı tekne hakkında bir ipucu veriyor.

DİDİM’DE BAŞLAYAN DENİZ SEVDASI

Sizi biraz tanıyabilir miyiz?

1993’ten bu yana otomotiv, medikal, gıda, ziraat, reklam malzemeleri, plastik yelken malzemeleri ve daha birçok sektör için kalıp ve plastik ürünler üzerine çalışıyorum. En büyük yardımcılarım da kızım Yağmur ve yeğenim İnan. Onlara artık uzaktan destek veriyorum.

Denizle ilişkiniz nasıl başladı?

1961’de Aydın, Söke’de doğdum. Üç kardeşin en küçüğüyüm. Biraz hiperaktif olmakla birlikte, babamı çok erken kaybetmenin getirdiği sıkıntılarla ilkokulu bitirip hayata biraz erken başladım. Kışları İzmir’de tornacılık yaparken, yazları da Didim’deki aile işletmemiz olan otelin müşterilerini dalışa götürüyordum. İşte deniz sevdası da böylece Didim’de düştü yüreğime. 40-45 sene öncesinden bahsediyorum. O zaman yelkenliler böyle değildi. Beyaz ketenden yelkenleri olan bir kik vardı. Bir kez bindim o kayığa. O hissi unutamam.

İlk teknenizi nasıl aldınız?

Ağabey dediğim sevgili Kemal Dere’nin yelkenli teknesiyle Kaynarpınar’a gidip gelirken yelken merakım başladı. Araya yıllar girdi. İş güç, hayat derdi derken 1991’de Urla İskele’ye bir arkadaşımı görmek için gittiğimde üzerinde satılık tabelası olan karpuz kıç, balta baş, balıkçı kayığından gezi teknesine döndürülmüş bir tekne gördüm ve hiç düşünmeden aldım. Bu benim ilk teknemdi ve üç yıl kullandım. Onu satıp daha sonra Foça’da 9 metrelik Dehler kopyası, yerli yapımı bir kayık gördüm ve Kemal Ağabey’in teşvikiyle onu aldım. Böylece yelken ve rüzgârın sağladığı o özgürlük hissi de hayatıma girmiş oldu. Devamı Eylül 2020 sayımızda…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.