İstanbul Adalar’da Mavi Vatan fedaileri

Mavi Vatan bilinci, deniz çevresinin gelecek kuşaklar için korunmasına yönelik olarak, denizlerimizi kirleten, deniz doğasını tahrip eden bilinçsiz, cahil ve kötü niyetli kişi, kurum ve kuruluşlarla mücadele için şarttır. Maalesef devlet henüz denizcileşme aşamasına erişmediği için bu görevi yapamıyor. Bu görevin vatansever STK’lar ve gönüllü kişilerle desteklenmesi kaçınılmazdır. Adalar Denizle Yaşam ve Spor Kulübü Derneği, fedai ruhlu ve gönüllü kimliği ve çok az kaynakla çok büyük işler yapıyor. 

Ağustos ayında uzun bir süre İstanbul’un incisi Prens Adaları’ndan Heybeliada’da kaldım. Bahriye Mektebi’nde 1972-1979 yılları arasında geçirdiğim yedi yılın kalbimde ve aklımda yarattığı Heybeliada sevgisini nostaljik duygularla besleme fırsatı buldum. Gençlik yıllarım ve deniz aşkım Büyükdere-Sarıyer kıyı şeridinden sonra en büyük katkıyı bu güzel adadan aldı. Çam Limanı, Âşıklar Yolu, Alman Koyu, Ayazma… Nereye gitsem gençlik çağından unutulmaz kareler karşımda. Heybeliada, mavi ile yeşilin suyun üstündeki birlikteliğinin en güzel örneklerinden. İstanbul’a bu kadar yakın bir yerde karşınıza adeta Ege’nin o güzel inci koyları aynı renk uyumu ile çıkıyor. Tabii bir de suların dipleri var.

Mavi Vatan kavramını söylerken, denizin üstü kadar dibinin de ne kadar önemli olduğunu hep vurguladım. Adalar da bu perspektifte son derece zengin bir deniz alanına sahip. Bilindiği üzere, yerkürenin oksijen kaynağının üçte ikisi denizden ve planktonlardan geliyor. Bu grup içinde mercanların yeri çok önemli. Adaların deniz çevresinde de Akdeniz endemiği olan mercanların olması, doğanın Marmara Denizi’ne ve İstanbul’a büyük bir ödülü. Maalesef Yassıada inşaatı sırasında söz konusu ada çevresindeki mercan habitatı büyük zarar gördü. Bu zararı önlemek için merkezi Heybeliada’da bulunan ve bir avuç gönüllü çevre fedaisinin katkıları ile faaliyet gösteren Adalar Denizle Yaşam ve Spor Kulübü Derneği (ADYSK) devreye girdi. Gönüllüler Sivriada’dan söktükleri mercanları Büyükada yakınındaki Balıkçı (Neandros) Adası’na taşıdılar.

Bu derneğin marifetleri sadece mercan resifinden de öte. Deniz dibinde terk edilmiş hayalet ağların temizlenmesini de başarmışlar. Şimdi de Balıkçı Adası etrafında Denizel Koruma Alanı için sarf ediyorlar. ADYSK, denize gönül vermiş, birçok ulusal ve uluslararası farklı projelerde görev yapmış kişilerin girişimi ile ülkemiz denizlerinin ve doğal varlıklarının korunması amacı ile 9 Eylül 2015 tarihinde Heybeliada’da Volkan Narcı tarafından kurulmuş. Narcı, bir dalış eğitmeni olmanın da verdiği avantaj ile genç yaşında tüm enerjisini Adalar’ın deniz çevresine adamış ve sonuçta gerçek bir Mavi Vatan fedaisine dönüşmüş. Dernek, dünyanın en özel iç denizi Marmara Denizi’nde Prens Adaları olarak da bilinen Adalar’daki konumu ile öncelikli amacını Marmara Denizi ve Adalar’da ekosistemin korunması olarak belirlese de yaptığı ulusal ve uluslararası birçok projeleri ile toplumsal farkındalık yaratmayı ve dünyada yapılan çalışmalara da katkı sağlamayı şimdiden başarmışlar.

DERNEĞİN VE BİLİM İNSANLARININ ÇALIŞMALARI

Günümüzün Mavi Vatan fedaileri, Adalar çevresinde deniz kültürünün geliştirilmesi; Adalar’ın sahip olduğu eşsiz ekosistemin korunması; deniz kirliliğinin önlenmesine ilişkin toplumun bilinçlendirilmesi; deniz sporlarının desteklenmesi; afet durumlarında sualtı ve su üstü arama kurtarma çalışmalarının yürütülmesi; aynı amaçla çalışan kurum ve sivil toplum kuruluşlarına destek verilmesi; kamuoyunu bilgilendirmek amaçlı süreli ve süresiz yayınlar hazırlamak; Türkiye’de ilk ve tek mercan resiflerini oluşturmak; hayalet ağların temizlenmesi ve bu ağlarla Adalılara ekonomik gelir elde etmek gibi faaliyetleri yürütüyorlar. Faaliyetlerine biraz daha yakından bakalım.

İ.Ü. Su Ürünleri Fakültesi ve İ.Ü. Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü akademisyenleri tarafından 2013’ten bugüne İstanbul Adaları çevresinde yapılan denizel biyolojik zenginlik izleme çalışmaları sonucunda, Adalar çevresinde belirli bölgelerde bazı mercan türlerinin yoğun topluluklar oluşturduğu, bu türlerden bazılarının Akdeniz’e endemik olduğu belirlenmiş. Türkiye’nin taraf olduğu Barselona Sözleşmesi ve denizel biyolojik çeşitliliği korumak amacıyla oluşturulan AB Habitat Yönergesine göre bu türler korunması gereken türler listelerinde yer alıyor. Dernek, 2017 yılı Nisan ayında ilgili paydaşların katılımıyla “İstanbul Adaları Denizel Alan Koruma ve Sürdürülebilir Küçük Ölçekli Balıkçılık Çalıştayı” düzenlemiş ve toplantı çıktısını ilgili bakanlıklar ile paylaşmış. Daha sonra sahada çalışmaya geçmişler.

İLK DOĞAL MERCAN RESİFİ PROJESİ

Yassıada’da gerçekleştirilen inşaatın atıkları, gırgır ağlarının denize atılması ve son dönemde görülen yoğun kirliliğin etkilediği, Yassıada ve Sivriada’nın 25-30 metre derinliğindeki proje konusu sarı mercan türlerini, İstanbul Üniversitesi bilim insanları ile nispeten bu tehlikelerden uzak Neandros (Balıkçı) Adası’na özel yöntemlerle taşıyarak, sarı mercanların kurtarılması ve çoğalması ile diğer deniz canlılarına yumurtlama alanı ve yaşam kaynağı yaratılmasını sağlamışlar. Transfer sonrası yapılan izleme çalışmalarında büyük oranda başarı sağlandığı gözlemlemişler. Böylece “ADAMER (Ada Mercanları)” Türkiye’de ilk ve tek doğal mercan resifi (nakliyesi ve ekimi) projesi olmuş. Derneğin asıl hedefi, ekim yapılanan alanın deniz koruma alanı ilan edilmesi. Bunun gerçekleşmesi için de girişimlerini sürdürüyorlar. Diğer yandan yıllardır balıkçılar tarafından bilinçli veya kaza sonucu terkedilmiş ve pasif avlanmaya devam eden ağları dernek üyeleri Serco Eksiyan, Ercan Akpolat ve diğer gönüllüler ile imkânları doğrultusunda Marmara Denizi’nin dibinden çıkarma gayretlerini sürdürüyorlar. Çalışmalar kapsamında bugüne dek binlerce metrekare ağ çıkarılmış, çıkarılan ağların bir kısmı Erzincan’da tarlaların korunması amaçlı kullanılmaya başlanmış. Bazıları da adalı kadınlara file çanta yaptırılarak, elde edilen gelir ile sokak hayvanlarına mama temin edilmiş. 

Mavi Vatan bilinci deniz çevresinin gelecek kuşaklar için korunmasına yönelik olarak, denizlerimizi kirleten, deniz doğasını tahrip eden bilinçsiz, cahil ve kötü niyetli kişi, kurum ve kuruluşlarla mücadele için şarttır. Maalesef devlet henüz denizcileşme aşamasına erişmediği için bu görevi yapamıyor. Bu görevin vatansever STK’lar ve gönüllü kişilerle desteklenmesi kaçınılmazdır. ADYSK bu fedai ruhlu ve gönüllü kimliği ile hepimiz adına çok az kaynakla çok büyük işler yapıyor.  Mavi Vatanı, kısaca denizi seviyorsak bu tip derneklerin ve gönüllü kuruluşların artmasına destek olmalı, projelerine katkı sağlamalıyız. Onların çalışmalarında gönüllü olabilir, en önemlisi çalışmalarının sürdürülebilir olması için sponsor arayışlarına destek olabilirsiniz. Mavi Vatan ancak korunan çevre ve doğa ile anlamını bulur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.