SERGIO BUTTIGLIERI “Sanlorenzo’da muhteşem insanlar, muhteşem işler başarıyor.”

İtalyan Sanlorenzo’da 10 yılı aşkın süredir iç tasarım müdürü olarak çalışan Sergio Buttiglieri’nin imzası markanın tüm yatlarında bulunuyor. Tasarımcı kendisi için de çok önemli olan “Made in Italy” konseptinin tersanenin genlerine işlediğinin altını çiziyor.

Röportaj KIVANÇ ÖZDAL, Fotoğraflar SANLORENZO ARŞİVİ

2006’da Sanlorenzo bünyesinde çalışmaya başlayan tasarımcı Sergio Buttiglieri’nin Sanlorenzo Başkanı Massimo Perotti ile tanışıncaya kadar deniz ile bir ilgisi yokmuş. Daha sonra yat üretimine yakından tanıklık edip işin içine giren Buttiglieri, dışarıdan bakan insanların yatların özünde yatanları çok da farkedemediklerini söylüyor. “Aslında yatçılık dünyasında muhteşem insanlar muhteşem işler başarıyor” diyen Buttiglieri gazetede gördüğü bir iş ilanıyla değişen kariyerini ve Sanlorenzo’da yaptıklarını Yacht Türkiye’ye anlattı.

Tasarım kariyeriniz nasıl başladı?

Tasarım kariyerime, ünlü sanat bilimcisi Arturo Carlo Quintavalle aldığım formasyon (ki bana Romanesk sanat aşkını geçirmiştir) ve daha sonra çalışmaya başladığım Guido Canali Stüdyosu’nda (kendisi en büyük müze sanat restorasyon uzmanı, bir maestrodur) başladım. Ardından 20 seneyi aşkın bir süre Driade Şirketi’nin ürün yöneticiliğini yaptım. 1968’de Enrico Astori tarafından kurulan şirket, İtalyan dizayn ürünler tasarlayan ve estetik konusunda çok başarılı “Made in Italy” mottosunu koruyan büyük şirketlerden biri. Astori sayesinde birçok meşhur İtalyan ve uluslararası mobilya ve eşya tasarımcısını tanıma fırsatı buldum. Bu grubun yaratıcılık tutkusuna âşık oldum. Bu bağlamda Archistar isimlerinin eserlerini tanıdım: Toyo Ito, Kazujio Sejima, David Chipperfield, John Pawson Steven Holl, Jean Nouvel, Zaha Hadid, Dominique Perrault. Bu sanatçılar büyük başyapıtlardan daha küçük eşyalara kadar birçok eser oluşturmuşlar. Enzo Mari ile de çalışma fırsatına sahip oldum. Kendisi Enrico Astori’nin projesini alıp, yaratıcılığı ile geliştirir ve ortaya muhteşem bir eser çıkarırdı. Sonra gencecik Philippe Starck ile tanışma fırsatım oldu. Driade tarafında yeteneği keşfedilmiş ve zaman için bir ikon haline gelmiş bir sanatçı, onun ile çalışarak yenilikçilik konusunda çok şey öğrendim. Gelecekte başarılı eserler yaratmak için teknoloji ile materyalleri nasıl kullanacağım ve bunları pazarın ihtiyaçları doğrultusunda nasıl sunacağımı öğretti bana ve gerek şirketin gerek ise benim gelişimim için çok önemli rol oynadı. Devamı Nisan 2016 sayımızda.

HyperFocal: 0

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.