Yat üretiminde “made in Turkey” damgası

Türk yat inşa sektörü kalifiye iş gücü, son teknolojiyle donatılmış modern tersaneleri, vizyon sahibi genç tasarımcı ve mimarlarıyla uzunca bir süredir büyük işler başarıyor. İtalya, Hollanda, Almanya gibi ülkelerin hemen ardından gelen ülkemizde özellikle custom ve semi-custom, yani kişiye özel üretimlerde çok başarılı markalar var. Kapağımızda gördüğünüz 24,50 metrelik sportif motoryat da semi-custom bir model. Dokuz yıllık genç bir tersane olan Mazu Yachts’ın amiral gemisi. Tersanenin sahibi ve baş tasarımcısı da genç bir isim: Halit Yukay. İç tasarımı ise Türkiye’nin önde gelen mimarlarından Tanju Özelgin’in imzasını taşıyor. Test seyrini yaptığımız tekneyle ilgili tüm detayları haberimizde bulabilirsiniz…

Bu sayının bir diğer Türk teknesi de 43 metrelik Sunrise. 2006 yılında 88 metrelik efsane mega-yelkenli Maltese Falcon’un da inşa edildiği Yıldız Gemi’nin Tuzla’daki tersanesinden çıkan Sunrise, yaz başından beri denizlerde. Bu başarılı firmalara bir yenisi daha eklendi. Üç yıl önce Yalova’da kurulan Venture Yachts, dünyanın önde gelen tasarımcılarıyla birlikte çalışarak kişiye özel kompozit motoryatlar üretiyor. Kısa sürede 31 ile 44 metre arasında dört tekneyi tamamlayan firmanın başarısını kurucuları Mehmet Yurdakul ve Sertaç Serbest ile konuştuk…

Sadece günümüzde değil, geçmişte de çok güzel tekneler yapıldı bu coğrafyada. Sayıları az da olsa hâlâ ayakta duranlar var. Onlardan birisi de bu yıl 100’üncü yaşını kutlayan Seddülbahir. Türk amatör denizciliğinin kurucularından Prof. Dr. Süleyman Dirvana’nın yatı Seddülbahir 1920’de, Türk yat dizaynırlarının ilk isimlerinden sayılan Harun Ülman tarafından tasarlanıp Tuzla’da yaptırılmış. Bu klasik teknenin hikâyesini yazarken, tekneye, bir bakıma da Türk amatör denizciliğinin tarihine şahitlik edenlerle görüştük…

Salgın nedeniyle deniz sezonu geç açılsa da denizdeki hareketlilik önceki yıllardan daha fazla. Geçen sayımızda Göcek’in yoğunluğunu taşımıştık sayfalarımıza. Bugünlerde bu yoğunluk Hisarönü Körfezi’ne kaymış gibi görünüyor. Bu sayıda bölgeyi yazan Ali Boratav, neyse ki bu büyük körfezde bolca sakin koy bulunabildiğini belirtiyor… Göcek’teki keşmekeşin üzerine bir başka yazarımız Emir Kunt “Denizde yeni normal, saygısızlık” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Emekli Büyükelçi Süha Umar da denizlerimizin bir başka sorununa, özellikle Bodrum’daki restoran ve otellerin anlamsız bir şekilde denizlere uzanan iskelelerine dikkat çekti. Bir kez daha büyük harflerle yazayım:

BU DENİZLER HEPİMİZİN, KIYMETİNİ BİLELİM!

Denizlerimizi koruyup gözettiğimiz, birbirimize saygı gösterdiğimiz güzel bir tatil geçirmeniz dileğiyle…

Keyifli okumalar…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.