Antarktika: Gondwana’nın* en soğuk, en güzel kızı

DSC026551. Ushuaia – Beagle Kanalı – Puerto Williams – Drake Pasajı
Aralık 2013’te Güney Amerika’nın en güneyinde bulunan, Ateş Toprakları’nın başkenti, dünyanın ucundaki şehir (Fin del Mundo) Ushuaia’dan Antarktika’ya yelken açtık. Dokuz kişilik bir ekiple önce Beagle Kanalı, ardından Drake Pasajı, Antarktika Yarımadası ve aynı yoldan Cape Horn üzerinden geri dönüş. Dergimizde üç ay boyunca bu yolculuğun öyküsünü sizlerle paylaşacağım. İlk bölüm Drake Pasajının ortasında bitecek, ikinci bölümde Antarktika, son bölümde Cape Horn üzerinden dönüş. Hadi bakalım yelkenleri fora edelim Antarktika’ya doğru…

Döneli ancak bir hafta oldu. Antarktika’da en çok neden etkilendim diye soruyorum kendime? Drake pasajı, Horn Burnu, buzdağları ve başka yerde göremeyeceğiniz canlılar… Evet, hepsi ayrı ayrı olağanüstüydü. Ama beni en çok etkileyen Antarktika’nın sahipsiz oluşuydu, hiçbir devlete ait olmaması, tarihinde insanlığın bildik kötülüklerine, zulümlerine, katliamlarına (balinalar dışında tabii) rastlanmaması, yalnızca bir avuç hayalperestin, maceracının, bilim insanının hayatlarını ortaya koyarak yaptıkları keşif gezilerinin, dostluğun, arkadaşlığın, birbirine sahip çıkmanın, destansı öyküleriyle yazılmış olmasıydı bu tarihin.

Grönland’da 66. kuzey enlemini kanoyla geçtiğimde bir rüya gibi dolaşmaya başlamıştı beynimin kıvrımları arasında Antarktika yolculuğu. Aslında birkaç yıldır yazışıyordum oraya sefer yapan yelkenlilerin sahipleriyle. Genelde yedi sekiz kişilik kontenjan bir yıl öncesinden doluyordu. Sonunda Sprit of Sydney teknesinin sahipleri Darrel ve Cath’le anlaştık. Daha ilk maillerinde Avustralyalı olarak Türklere ayrı bir sempatileri olduğunu ve bir önceki sene tanıştıkları Osman Atasoy ve Sibel Karasu’yu çok sevdiklerinden söz etmişlerdi. E-postalar gidip gelirken yolculuğun çerçevesi çiziliyordu. Çetin bir seyahat olacağı belliydi. Benim için işin en zor kısmı ne Güney Okyanusu’nun dillere destan fırtınaları, ne Antarktika’nın zorlu iklimiydi. İstediğin zaman dönemeyecek olmanın sıkıntısı bana ağır geliyordu. Antarktika hangi araçla gidiyorsanız onla dönmeniz gereken bir yer. Aslında bu tip ekspedisyonların hepsi öyle değil mi?

[email protected]

Devamı Şubat 2014 sayımızda…

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.