FIRAT TANIŞ Yelkenliyle ilk seyir

Fırat Tanış için Alfa Sail ile birlikte yelken workshop’u düzenledik. Daha önce hiç yelken yapmamış bir sanatçının ilk deneyiminde yanındaydık. Sohbetimizde dilimizdeki sözcüklerin önemini bir kez daha anladık. Ünlü oyuncuyla denizcilik terimlerinin kökenlerine bakarak, ülkemizde denizciliğin neden yerleşmediğini de konuştuk.  Fotoğraflar MELİH EKİNCİ

Sanatçı yönünün yanı sıra sosyal meselelere gösterdiği sağduyulu tavrıyla da gönülleri kazanan Fırat Tanış’ı bireysel ve kurumsal yelken eğitimi veren, ayrıca yarış takımları bulunan Alfa Sail’e götürdük. O da bize Kalamış’ta yarış teknesinde aldığı bir saatlik hızlandırılmış kursun ardından ilk defa denediği yelkeni ve kendisine çağrıştırdıklarını anlattı. Tanış, dildeki sözcüklerin kökenlerine özel bir ilgi besliyor. Sohbetimiz esnasında neden denizci bir millet olmadığımıza dair etimolojik bir yaklaşım getirdi. Ancak şunu da belirtmeliyiz ki, daha önce hiç yelken tecrübesi olmamasına rağmen analitik zekası ve koşullara hızla adapte olması denizcilik yeteneğine sahip olduğunu da gösterdi.

“TECRÜBEMİN TEMASI UYUM VE DİRENÇTİ”

Bu deneyim hayalinizdekine benziyor muydu?

Benim için enteresan bir deneyimdi gerçekten. Bir Kadıköylü olarak onu ve daha doğrusu İstanbul’u denizden görmek güzeldi, çok hoştu. Arka taraf Prens Adaları, ön taraf Konstantinopolis, Üsküdar, Kalkedon… Buraya gelmeden, etimolojiyle ilgili kitap yazmakta olan bir arkadaşımla konuştuk. Gitmek, gezmek, hareket etmek anlamlarındaki “yat” kelimesi Sanskritçede gezgin, göçebe demek olan “yati”den geliyormuş. Yatiler tarih boyunca zındıklık ve kara büyücülükle yaftalanmış. “Yati” zamanla Avesta dilinde “yatu”ya evrilmiş. Yatu da Farsçaya “cadu”, Türkçeye “cadı” diye geçmiş.

15-16 knot esen havada, yarış teknesinde orsa çektiniz. İlk sefer için performansınız şaşırtıcıydı doğrusu…

Buradaki tecrübemin teması “uyum”du. Hatta “uyum ve direnç”ti. Uyumun içinde direnç gösterip yol almak gibi… Çelişkilerle dolu (gülüyor). Yelken öyle alırım başımı giderim tarzında bir özgürlük değilmiş ama katı kuralları var; üzerlerinde belki yüzlerce yıl düşünülmüş, hepsi de güvenlik ve ergonomiyle ilgili. Bir de yarış teknesi diye daha fazla bedene dayalıydı diyorsunuz. Devamı Yacht Türkiye Kasım 2020 sayısında…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.