Doğan Yelken Takımı… İlk sezonunda şampiyon

2013’te kurulan Doaan Yelken Kulübü içinde oluşturulan yelken takımı katıldığı ilk trofe olan İYK Trofesi’nde kendi sınıfı IRC 3’te birinci oldu. Ekiptekiler, Doğan Yelken Takımı kurulduğu andan itibaren amaçlarının katılacakları yarışlarda birinci gelmek olduğunu ve başarı göstermek için çok çalıştıklarını ifade ediyorlar.  Yazı: KIVANÇ ÖZDAL  Fotoğraflar: ÇİĞDEM YURTSEVER

2014 İYK (İstanbul Yelken Kulübü) Trofesi IRC 3 şampiyonu Doğan Yelken Takımı yeni bir takım. Takımın yarısından fazlası Eylül 2013’de yelkenle ilk kez tanışmış insanlardan oluşuyor. Bu yıl trofeyi aldılar ve tüm ekip, kendilerinden bu kadar iyi bir takım yaratan skipper/dümenci Deniz Yılmaz ve yedek dümenci Şahin Akın’a sabrından, emeklerinden ama en çok kendilerinden birer yelken yarışçısı yarattıkları için müteşekkir.

Doğan Yelken Takımı ne zaman kuruldu?

Doğan Yelken takımı 2013 yılında kuruldu diyebiliriz. Temmuz 2013’de Doğan Holding bünyesinde Doğan Yelken Kulübü’nün faaliyete geçmesiyle birlikte, hızlıca temel yat yelkenciliği eğitimlerine başladık. Doğan Yelken Kulübü’nü kurarken, 2014 sezonunda Doğan Yelken takımı olarak yarışmayı planladığımız için kendimizi görmek ve tanıtmak adına, ağırlığı tecrübeli yelkencilerden oluşan bir takımla 2013 sonbahar döneminde 2 yarışa katıldık. 2014 sezonu için de skipper dışında tamamı Doğan Grubu çalışanlarından oluşan takımımızı 12 Aralık 2013’de kurduk.

Ekipte daha önce yelkencilikle ilgilenen kimse var mıydı?

Tabii var. Her şeyden önce, kurumsal olarak böyle bir adım atınca, hem güvenlik hem de yapılan işin kalitesi adına bir çözüm ortağına ihtiyaç duyduk ve Alfasail Yelken’le çalıştık. Skipper ve dümencimiz Deniz Yılmaz, yedek dümencimiz Şahin Akın oldu. Kendileri zaten başarıları olan yelkenciler. Onlar dışında, yine Alfasail’in yetiştirdiği ve Doğan Yelken Kulübü’nün kurucusu ben ve Serkan Topçu lisanslı olarak yarışan kişiler. Ama, bizler dışında ekibin tamamı 2013 Eylül döneminden itibaren yat yelkenciliği ile tanışan insanlar.

Ekip nasıl oluşturuldu? İsteyen herkes takıma alındı mı, yoksa eğitimler sonrası bir seçime mi gidildi?

Ekibi oluşturmak gerçekten zordu. Yelkenle tanışan ve seven herkes, özellikle de 2013 sonunda girdiğimiz yarışlarda aldığımız sonuçları görünce takıma girmek istedi. Herkes yelken yapabilir, yatçı olabilir ama yarışçı olmak çok farklı. Ciddi bir disiplin, teknik, beceri ve özveri gerektiriyor. Takımda yer almak isteyen herkese, aradığımız özelliklerin neler olduğunu açıkça söyledik. Ama söylemediğimiz bir şey vardı. Takım seçmesini nasıl yapacağımız. Takıma girmek isteyenleri Kasım ayında tekneye davet ettik. Seyre çıkacaklarını sanan arkadaşlarımız bir sınav sürprizi ile karşılaştı. Motivasyonu ve o güne kadar verdiğimiz eğitimler sonucu teknik bilgi düzeylerini ölçen bir sınavdı. Ama tabii ki sadece sınav sonuçlarına dayanmadık. Asıl olan, eğitimlere geldikleri günden itibaren yaklaşımları, becerileri, istekleri ve özellikle yelken seyri performansları ile takım oyuncusu olma becerileriydi. Bu aşamaları geçen kişileri takıma seçtik, duyurduk ve antrenmanlara başladık.

Yarışmaya başlayıncaya kadar kaç ay antrenman yaptınız? Düzenli antrenman yapıyor musunuz ?

Ekip yarışmaya başlamadan önce yağmur kar demeden –malum her havada yarış var- antrenman yaptı. İlk yarışımız geçen mart ayındaki Çanakkale Zaferi Kupası’ydı. İlk yarıştan önce hiç aralıksız 3 ay her haftasonu ve bazen bir günde çift antrenman olmak üzere durmadan çalıştık. Sezon sonuna kadar antrenmanlar düzenli olarak devam etti. Aralık ayında takımı dinlendiriyoruz. Onun dışında ekip antrenman için haftasonları denizde oluyor.

Bu yıl ilk kez bir trofeyi takip etmeye başladınız… Trofe heyecanını anlatır mısınız?

Trofe heyecanı çok farklı. Sezon başında, İstanbul Yelken Kulübü Trofesi’ni izlemeye karar verdik. Yarış takvimi açıklandığı andan itibaren tüm yıl programımızı ona göre yaptık ve yaşadık. İş ve özel hayatlarımızı planlarken dahi trofe takvimini dikkate aldık. Serinin ilk yarışında birinci olduğumuzda ilk kez yarışmaya başlayan arkadaşlarımız işin ciddiyetini ve önemini somut olarak gördü. Bu ilk birincilikle ekip bir sonraki yarışa, önceki yarışın birincisi olarak çıkmanın motivasyonuyla hazırlandı. Trofenin ortalarına doğru herkes olasılık ve matematik hesapları yapmaya başladı. Önceki sene yarışlarının en iyi zamanları, ne yaparsak hedefe gideriz konuşulmaya başlandı. Bir yarışta rakip geçtiğinde sadece o yarış değil, trofe riske giriyor bilinciyle tüm takım elinden gelenin en iyisini yaptı. Senenin başından itibaren hep trofeyi birinci tamamlama hedefi içinde olduk ve takım olarak bu bilinçle hareket ettik.

İlk yarışta takımın heyecanı nasıldı ? Yarışırken neler hissediyorsunuz?

İlk yarışta, bu yıl ilk kez yarışan arkadaşların neredeyse hepsi karaya dönünce, heyecandan start anını anlayamadıklarını itiraf ettiler dersek heyecan seviyesini anlatmış oluruz. Yarış heyecanı çok uzun yıllardır yarışsanız da kaybolmaz aslında. Zaten o heyecanı hissetmiyorsanız mücadele varlık gösteremezsiniz. Yarış heyecanı aslında yarış günü başlamıyor. Rota açıklandığı andan itibaren herkesin gözü hava durumunda ve haritada oluyor. Yarışa çıkmadan önce karada yaptığımız kısa toplantıyla aslında yarış bizim için başlıyor ve o dakikadan sonra başka bir önceliğimiz olmuyor. Tüm ekip yapması gerekene odaklanıyor.

“Starta 10 dakikayı” duyduğumuz anda başka hiçbir önceliğimiz kalmıyor ve yarış boyunca da devam ediyor. Yarış başladıktan sonra, tekne parkurda rüzgârı aldığında zaman kavramınız teknenin hızıyla yeniden şekilleniyor ve tüm amaç finiş düdüğünü ilk duymak oluyor. Bunun için de tüm yarış boyunca konsantre ve yarış dışında herşeyden kendimizi soyutlamış olmamız gerekiyor. Bu bir takım oyunu. Yarışan sadece tekneler değil takımlar aslında. Hata yapmadan, uyumlu ve senkronize bir şekilde hareket etmek zorundayız. Aksi takdirde o 1 saniye ile yarış kaybettiğiniz an yaşadığınız üzüntüyü yaşarsınız.

İlk kez katıldığınız yarışlarda büyük başarı sağladınız… Bunu bekliyor muydunuz?

Hedeflemiştik ve istiyorduk. Takımı da bu kadar motive görünce bekliyorduk diyebiliriz. Ama zor olacağını ve çok tecrübeli rakiplerimiz olduğunu da farkındaydık.

İYK Yat Trofesi dışında başka hangi trofeleri takip etmeyi, hangi yarışlara katılmayı planlıyorsunuz?

Bu konuyu aslında değerlendiriyoruz. 2015 programı henüz açıklanmadı. Programın açıklanmasının ardından ve 2015 yılı planlarımız kesinleşince bu konuda kesin değerlendirmemizi yapacağız.

Ekipte aynı departmanda çalışan kişiler var mı? Yarış takımında birlikte mücadele etmeye başladıktan sonra aranızdaki ilişkiler ne şekilde değişti?

Doğan Yelken takımı aslında tüm Doğan Grubu’na açık olan Doğan Yelken Kulübü faaliyeti olarak kuruldu. O nedenle sadece Doğan Holding değil, tüm Doğan Grubu şirketlerinden insanlar var. Yani, Takımda Doğan Holding, Doğan Enerji, CNN Türk, D&R, D-Smart, Evmanya ve DD Finansman’dan çalışanlar var. Doğan Holding’den 4 kişi var, onların da 3’ü aynı departmanda çalışıyordu. Aynı takımda yarışmaya başladıktan sonra arkadaşlıklar ve iletişim daha da güçleniyor. Doğan Yelken’in bu şekilde tüm Doğan Grubu’na yaygın olması sayesinde bütün grupta ortak bir dil ve heyecan oluştu. Daha önce birbirini tanımayan grup şirketleri çalışanları tanışma, hatta ekip olma ve ortak başarı için çalışmaya başladı.

Doğan Yelken Takımı ile denizciliğe adım atmış oldunuz. Denizde olmak size ne hissettiriyor?

Denizde, fiziksel olarak yorulsak bile zihinsel olarak dingin oluyoruz. Deniz ve rüzgârla buluşunca insan doğanın bir parçası olduğunu, yaşadığını hissediyor. Deniz, insanı temizliyor, ufkunu açıyor. Denize çıkıp döndüğünüzde kızdığınız bir konuya dahi bambaşka bakıyorsunuz. Bazı yarışlar uzun ve zorlu oluyor ama bir kez dahi, “neden buradayız” demedik. Büyük keyif, hele bir de kazanıp döndüysek…

Günlük hayat ve şehir sıkıntısından uzaklaşıyoruz, aynı zevki yaşayan insanlar ortak bir hedef için birlikte olmanın keyfini çıkarıyoruz. Bir de yarış sırasında eklenen bol adrenalini de unutmamak lazım tabii. Denize çıkacağımızı bilerek güne başladığımızda tüm sıkıntı ve stresten uzaklaşıyoruz. Trafik stresi bile hafif geliyor. Denizde, özellikle yarış için oradaysanız, strateji kurmayı ve sabırlı olmayı öğreniyorsunuz.

Deniz ve yelkenliyle ilgili gelecek hayalleriniz neler?

Hepimizin ortak bir dileği var: Hep denizle ve yelkenle iç içe olabilmek. Tatil planlarımızda ve hatta gelecek planlarımızda hep bir yelkenli, deniz ve her fırsatta denizde olmak var artık. Tabii yarışmak da istiyoruz. İyi bir takım olduk, iyi yarışlar çıkartmaya devam etmek istiyoruz.  Mümkün olursa, hazır olduğumuzda uluslararası yarışlara da katılmak istiyoruz, dünya turuna çıkmak istiyoruz ve bir çok insanı denizle tanıştırmak istiyoruz. Özellikle, büyük hedeflerimizi gerçekleştirmek için de çok çalışmamız gerektiğini biliyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.