Dünya Meteoroloji Günü’nün 2022 teması ERKEN UYARI, ERKEN EYLEM

Bu sene 23 Mart Dünya Meteoroloji Günü için odak konu olarak, “Erken Uyarı ve Erken Eylem – Afet Riskinin Azaltılması için Hidrometeorolojik ve İklim Bilgileri” seçildi. Dolayısıyla bu ay, bizim konumuz da oldu.

Dünya Meteoroloji Örgütü, 1961’den bu yana her yıl farklı bir temayla 23 Mart’ı Dünya Meteoroloji Günü olarak kutluyor. Mesela, geçen yılki tema “Okyanus, İklimimiz ve Hava Durumu”ydu. Dünya sisteminde okyanusun hava ve iklimle olan bağlantısına odaklanılmıştı. Çünkü hava ve iklim dediğimizde aklımızda oluşan şey daha çok atmosfer oluyor, okyanus belki daha arka planda kalıyor. Aslında okyanus adeta havayı ve iklimi şekillendiriyor, ona bir şekil veriyor. Zaten kocaman bir gezegenin yüzde 70’ini kaplayan bir şeyden bahsediyoruz, şekillendirmemesi imkânsız olurdu. Dünya ticaretinin yüzde 90’ını işlemesi de cabası. İklim değişikliğinde de merkezi bir rol oynuyor. Yani değil 2021’in, her senenin teması okyanus olsa yetmez herhalde. Zaten, 2021 Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma için Okyanus Bilimi On Yılı’nın (2021-2030) başlangıç yılı oldu. Bu süreç içerisinde okyanus bilimini yenilikçi ve dönüştürücü fikirlerle besleyerek sürdürülebilir kalkınmayı hedefliyorlar. 

YILIN ODAK MESELESİ

Bu sene Dünya Meteoroloji Günü’nde “Erken Uyarı ve Erken Eylem – Afet Riskinin Azaltılması için Hidrometeorolojik ve İklim Bilgileri” konusu işlenecek. Doğal afetler, hayatımızın bir gerçeği. Sebep olduğu yıkımlar ise bize bağlı bir değişken aslında. Afetlerde insan rolü büyük bir paya sahip. İşte burada devreye erken uyarı ve erken eylem giriyor. Alınacak tedbirler, yüzlerce belki binlerce yaşamı kurtarabiliyor. Bilinçli olmanın faydası her yerde önemli tabii ki. Misal, tsunami gerçekleşmeden evvel suyun geri çekildiğini bilmek çok kişinin hayatını kurtarıyor. Dev dalgalar kıyıya vurmadan önce suyun geri çekilmesini afetin habercisi olarak tanımlanması sayesinde birçok insan tedbirini alıyor ve hayatı kurtuluyor. Benzeri afetlerde de nasıl hareket edilmesi konusunda belli bir bilincin yerleşmesi gerek. Ayrıca, alabileceğimiz önlemlerde meteoroloji bilgisini kullanmak, afetten üç dört adım ileride gidebilmek demek. Bir kasırganın oluşturacağı tahribat, sistemlerle önceden izlenerek yarı yarıya indirilebilir. Dolayısıyla meteoroloji alanına yapılacak yatırımlarla hava tahminleri çok daha iyi bir seviyeye getirilerek tayfunların, tsunamilerin, doğal afetlerin önüne geçilebilir. 

YATIRIM EKSİKLİĞİ CAN VE MAL KAYBINA SEBEP

Erken uyarı sistemleri, inverziyon gibi durumları da tahmin ederek hava kirliliğine bile önlem alınmasını sağlayabiliyor. Lodos tahmini ile karbon monoksit zehirlenmelerinin önüne geçilebiliyor. Bu tür sistemlerin handikabı tabii şu olabilir: Yüksek maliyet. Ama bu tür sistemlerin yokluğu da afet gerçekleştiğinde çok daha pahalı bir faturaya patlıyor. Dünya Bankası’nın bir hesaplamasına göre, 1990’lı yıllardaki doğal afetlerin yol açtığı maddi zarar 670 milyar dolara varmış. Ancak önlem ve erken uyarı sistemlerine 40 milyar dolarlık yatırım yapılmış olsaydı, bu zarar 280 milyar dolar daha az olacaktı. Sonuç olarak, bu tarz yatırımların eksikliği hem can hem mal kaybına yol açıyor.

ORMAN YANGINLARI İÇİN ERKEN UYARI SİSTEMİ

Orman yangınları, en çok canımızı yakan konular arasında. Aynı zamanda, en fazla tedbiri de alabileceğimiz alan aslında. Felaket yaşanmadan önce yapılabilecek birçok şey var. Meteorolojik faktörlerin izlenmesi ise bunlardan en büyük paya sahip olanı. Gerek insan kaynaklı gerek doğaya bağlı bir sebepten olsun, orman yangınları meteorolojik koşullar uygun olduğunda meydana geliyor. Hava sıcaklığının 40 derecenin üzerine çıktığı, nispi nemin yüzde 20’nin altına düştüğü hava koşullarında orman yangını çıkma riski çok yüksek mesela. Bu şartlar altında çıkan yangınlar, rüzgâr da varsa çok hızlı bir şekilde yayılabiliyor. Bununla birlikte, kararsız hava koşullarının etkisiyle yanan kabuk, yaprak ve kozalaklar kilometrelerce uzağa sıçrama yaparak yeni yangınların oluşumuna da neden olabiliyor. İşte bu tarz durumlarda yangını kontrol altına almak ekstra güçleşiyor.” Orman Yangını Erken Uyarı Sistemi” ise maksimum-minimum sıcaklık, nispi nem, yağış, rüzgâr yönü gibi meteorolojik koşulları tahmin ederek risk haritalarının oluşturulmasını, dolayısıyla önceden tedbir alınabilmesini sağlıyor.

Her zaman konuştuğumuz gibi, bilinçli olmak, topluca farkında olmak her konuda hayatın önemli bir parçası. Can kadar önemli oluyor adeta. Dünyada doğal afetler de olacak, iklim değişimi de, salgınlar da. Ama elimiz kolumuz bağlı değil. Hepsinde yapabileceğimiz bir şey var: Bilinçli olmak ve tedbir almak.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.