TALL SHIP 1 Denizlerin kraliçeleri

Kış soğuğunda denizlerin kraliçelerini hatırlıyorum… Bodrum’a, Antalya’ya bile kar yağınca eve kapanıp yazın özlemi ve hayalleri içinde hatıralar caddesinde dolaşırken “tall ship”ler sokağında bir durak yapıyorum.

Tall ship nedir? Boyu, yani direkleri uzun mu? Bir çay koyup Google amcayla sohbet ediyorum. Laf lafı, sayfa sayfayı açtı, beni 4 Temmuz 1986 gününe götürdü. New York’u terk edip Kelebek III’le 30 yıllık serüvene açılmadan iki ay öncesine. 

O günün Amerika’nın Bağımsızlık (Independence) Günü olmasından da öte önemi vardı. Özgürlük Heykeli’nin (Statue of Liberty) 100. yılı (Centennial). (Bu arada Google amca “tall ship”i en az iki direkli ve tradisyonel bir arma taşıyan yelkenli olarak tarif ediyor.) 

Denizlerin kraliçelerini anmak için klavyeyle birbirimize bakarken, tam göbeğinde olduğum kutlamada önümden geçen, o güne kadar dünyanın gördüğü en büyük tall ship filosunu tekrar izliyor gibiyim. Ne muhteşem bir kutlamaydı, onca yıl dünyanın çeşitli yerlerinde şahit olduğum müstesna olaylar o üç günün anısını köreltmemiş.

1986’nın 3-6 Temmuz günlerinde yapılacak kutlama için New York’ta hummalı bir faaliyet var. Herkes New York’un sembolü olmuş Lady’nin doğum gününde yakınında olup onunla kutlamak istiyor. Sahil Güvenlik normalde arı kovanı gibi olan koskoca New York limanını üç günlüğüne kapatacak, Statue of Libery ve yıllarca ABD’nin dünyanın her tarafından gelen mültecileri karşılayan kapısı Ellis Island civarında belirtilen sahalara demirleyebileceğiz, yalnız acil durumlar dışında üç gün tekne hareketi yok. 

Kelebek bizim mahalle (Port Washington) barı Loue’s’in iskelesinde bağlı, büyük seyrimize hazırlanıyorum. 100 yılda bir olacak bu kutlamayı kaçırır mıyım! Kaç kişi olduğunu hatırlamıyorum, Kelebek su hattımız görünmeyecek kadar dolu, bu özel durumda Sahil Güvenliğin tekne kapasitesine takılmayacağını umuyorum. Ne de olsa burası New York. 

East River’ın en dar boğazındaki “Hell’s gate”de med cezir akıntısını doğru yakalamak için (akıntı 5 knot’ı geçer, karşına almak istemeyeceğin bir rakip) bir gün önceden halatlarımızı aldık ver elini New York limanı.

Hürriyet Abidesi Lady’nin yakınında bir yere demirledik. Gün ilerledikçe geç gelenlerin “yakın demirledin”, tartışmaları, gün batarken yerini, sun downer kokteyllerine bıraktı, herkes yarına hazır.

Kutlamalar birçok “en”ler, “ilk”ler dolu, Başkan Reagan’dan, Fransa Başkanı Mitterand’a, (Hürriyet Heykeli Fransa’nın hediyesidir) Baryshnikov’a, Kissinger’den Frank Sinatra’ya, Lisa Minelli’ye kadar kalabalık etkileyici ünlüler topluluğu yanı sıra muhteşem organizasyonun en beklenen bölümü “tall ship”lerin resmigeçidi ve havai fişek gösterisi. 

Açılış konuşmaları, ABD ve Fransa’nın dostluğunu vurguladıktan sonra Lady’nin elindeki hürriyet meşalesinin yanması ile başta ev sahibi ABD Sahil Güvenliğin eğitim gemisi Eagle denizlerin kraliçelerinin geçişi başladı. Filo heykelin önünden geçerken atılan havai fişekler patlayınca açılan bir paraşütün altında çok ince kâğıt üzerine geminin milliyetinin elle boyanmış bayrağı ve bir o kadar da paraşüt altında heykelin başının elle yapılmış resmi olan (2×1.30m) bayrakları yavaşça indiriyor. Paraşüt ve güzelim bayraklar denize düşünce eriyor. 

Kafamız, keyfimiz yerinde, hatıra bayrak yakalar mıyız, yakalarız. Bota atlayıp bize yakın düşenlerden birkaç tanesini suya değmeden yakalayabildik. Döndüğümüzde barda biri 100 dolara alınca bayrağın gelecekte kıymeti olacağını düşünüp sakladım. Bir gün antik show’larda açık artırma ile 100 binlerce dolar alıcı bulacak hayalleriyle bir Lady Kelebek’teki bir dolap köşesinde bugüne kadar geldi.

Havai fişekler için anlaşılan dünyanın en ünlü ustaları İtalyan kardeşler, gece yine o güne kadar dünyanın gördüğü en büyük havai fişek şovunu sergilediler. 14 yaşındaki bir çocuğun söylediği Ave Maria da unutulmazdı, daha sonra Papa’nın ziyaretinde tekrarladı, bugün bile duyar gibiyim.

Kutlamalar bitip herkes işine gücüne döndüğünden dört gün sonra TV’de flash haber: Polonya’yı temsilen kutlamaya gelen bir yelkenli Stomil Sahil Güvenlik’ten limana giriş ve demirleme izni istiyor. Atlantik geçişinde kötü hava ve makine arızasından dört gün geç kalmışlar. Bizdeki Laz şakaları gibi orada da Polonyalı esprileri vardır, çoğu espriler tercüme ettiğinde birbirinin aynı. Polonyalılar “tall shipler”den daha çok ilgi odağı oldu. Sahil Güvenlik, Stomil’i özel olarak New York’un Pamir gibi ünlü “tall ship”lerin olduğu South Street Sea Port’a bağladı. Hoş geldin Polish votkasıyla devam etti. Motoru ücretsiz halledilen Stomil, Boston’a kadar her limanda misafir edildi. (New York halkı kendine has bir topluluktur, New York filmlerinde gördükleriniz çok abartılı değildir.) 

“Tall ship”lere değişik limanlarda rastladığımda eğer fırsat bulursam ziyaret ederim. Bizim yegâne STS Bodrum’a karşı Amerika’da hatırı sayılır bir sayıda asırlık, klasik donanımlı “tall ship” tanımlamasına uygun tekne var. Ben de bir yaz onlardan birine kaptanlık yapmıştım, Battery Park’tan grup alıp Statue of Liberty’e tur yapıyorduk. 

YELKEN ALTINDA EĞİTİMİN ÖNEMİ

Tall ship’ler denize yelkene gönül vermişlerin hayallerini süsler, romantiktirler, bizi mistik dünyalarına götürürler. 90’larda Türkiye’ye döndüğümüzde, Deniz Kuvvetleri’nin yelkenli bir okul gemisi edinme düşüncesi çıkmıştı. Endişelerden biri, “gemiye kim kaptanlık yapacak”tı. Proje doğmadan öldü. O zaman ne hayal etmiştim, kaptanlık bir yana o yelkenin asil lady’lerinin güvertesinde olmak bile hissedebilene büyük bir zevk. 

Bizim okulu olmayan, yelkenli okul gemimiz STS Bodrum’a yaratıcısı Yücel Hoca (Köyağasıoğlu) davet ettiğinde katıldığım seyirler benim için zevk, bir yandan da sırtını, Bahriye veya böyle bir gemiyi hayatta tutacak bir kuruluşa dayamadığından nasıl hayatta kalacağından endişe ettiğimden üzücü olmuştur. 

Bu güzel gemilerin, gittikleri limanlarda bayrak gösterip, hayranlık toplamanın üzerinde eğitim gibi çok önemli bir görevi vardır. Denizcilikte ileri ülkeler bu yüzden asırlık çınarlarını hayatta tutarlar. Karayip’de bir adada yan yana olduğumuz bir görkemli klasik schooner’ın güvertesinde eğitimde olanlar gözleri bağlı tek sıra tabura geçmişlerdi. İlk bakışta sanki kurşuna dizilecekler. Sonra kaptanıyla muhabbette eğitimdekilerin gözleri kapalı teknede yollarını bulmaları, istenen görevi yapmaları gerektiğini söylemişti. Beceremeyen kurşuna dizilmiyor ama kıyıya çıkamıyor. 

EV SAHİBİ EAGLE 

Bu lady’lerin her birinin bir hikâyesi var. Gelin bu muhteşem kutlamadaki “sail pass” filoya rehberlik eden USCGC (US Coast Guard Cutter) Eagle ile başlayalım. 

Eagle, 90 metre bir barque (bark üç direkli ön ve ana direklerinde kare yelken, mizzen’de markoni yelken taşıyan gemi). 1936’da Horst Wessel adıyla Nazi Almanya Bahriyesine yelkenli eğitim gemisi olarak denize indirildi. Gorch Fock sınıfı olan üç gemiden biri Horst Wessel’in gövde ve direkleri Gorch Fock’tan farklı olarak çelik ve tekne biraz daha büyük. II. Dünya Savaşı’nda 1942 yılında köprü üstüne uçaksavar topları monte edilerek Alman Bahriyesinde görev yapan gemi Almanya’nın savaşı kaybetmesiyle, müttefikler tarafından paylaşılan savaş ganimetleri içinden çekilen kurayla ABD’ye düştü. 

Geminin detayları: 1824 ton gövde 10 mm Krupp çeliğinden perçinle inşa edildi. Çelik güverte üzeri 76 mm kalınlığında tik kaplı. Bugünkü makinesi 1000 hp (orijinal motor 750 hp idi). İki Caterpillar 430 hp/320 kW jeneratörü var. Seyir sürati dizel gücüyle 7.5 knot.

Güverteye çıktığımızda üç direkli bark armanın altındayız. 2.070 metrekare toplam yelken alanı içindeki kare yelkenler asıl itici seyir gücü. Ön ve arka yelkenler “stay sail” (Türkçe karşılığı yok) manevra kabiliyeti veriyor. “Running rig” haraketli armadaki ip halatlar 9.7 km. Yelkenler tam trim yapılıp sıkı orsa giderken hakiki rüzgâra 75 derece gidebiliyor ki çok güzel performans.

Gorch Fock sınıfındaki diğer gemiler, Mircea Romanya için inşa edildi. Albert Leo Schlageter/Sagres oldu. 

Gorch Fock kurada Sovyetler Birliği’ne düştü, ismi Tovarishch olarak değiştirildi. 

Eagle, o zamanki adıyla Horst Wessel, 1945 Nisan’ında son Alman kadet sınıfı gemiyi terk ettiğinde bir grup Alman sığınmacıyla Rügen limanını terk edip Flensburg’da İngilizlere teslim oldu. Silahlarından soyulduktan sonra geçici olarak Bremerhaven’e bağlayıp savaş sonunu bekledi. Diğer dört Alman yelkenli eğitim gemisiyle savaş ganimeti olarak müttefikler arasında kura ile paylaşıldı. 

Horst Wessel/Eagle, Temmuz 1946’da Alman kaptan ve tayfanın çoğu gemiyle beraber Bremerhaven’den New York’a seyre katıldı. Yolda yakalandıkları hurricane’i atlattılar. Hedeflerine vardıklarında Alman ekip, Kamp Shanks savaş esirleri kampına gönderilip, gemi yeni bağlama limanı New London, Connecticut’a devam etti. Artık Horst Wessel, Eagle olarak ABD Sahil Güvenlik Akademisi okul gemisi olarak yeni hayatına atım atmıştı.

TALL SHIP’TE EĞİTİM 

Eagle’da eğitimin nasıl olduğuna bir göz atalım.

Deniz eğitiminin felsefesi; “bir ‘cadet’ askeri öğrenci, subay adayının kariyerinin başında denizin zor şartlarının fiziki veya mental sınavından geçemezse yarın başarılı olma ihtimali zayıftır”. Bu inanışın ışığında adaylar vardiyalara bölünür. Eğitmen subayların gözleminde, disiplin, güverte, navigasyon, gemicilik, takım çalışması, liderlik, kendine ve arkadaşlarına güven sahalarında eğitilirler.

ABD Sahil Güvenliğinde kariyer yapmak isteyen aday, akademiye adım attığında sekiz hafta süreli “boot camp” denilen oldukça zor bir süreçten (“An Officer and a Gentleman” filmini hatırlayalım) geçtikten sonra, dört yıllık akademide sadece dirsek çürütmüyor. Akademi yıllarının bir haftadan 10 haftaya kadar süresini gemide navigasyon, taktik vb. yanı sıra direk tepesinde yelkenlerle boğuşmaktan, güverteyi ovmaya kadar fiziki uğraşlarla geçiriyor.

Yarın görev yapacağı, modern bir savaş gemisinde direklere tırmanmayacağını, güncel şartlarda bir eğitimin daha doğru olacağını düşünenlere benim de katıldığım yukarıdaki felsefe güzel cevap veriyor. 

Hayat okulunda, denizci olmasan da deniz üstündeki güverteden daha iyi bir okul olduğunu düşünmüyorum. Orada kaytarmak, kopya çekmek, ödevimi yapamadım mazereti yok. Bencillik hiç yok, arkadaşına, daha da önemlisi kendine güvenin, ekibin bir parçası olmanın önemini dirsek çürütmek öğretemez. Doğanın bize fırlattığı elementlerle mücadelede Annette’le vardiyayı devrettiğimizde, hayatımızı birbirimizin becerisine emanet ettik yıllarca. 

Bizde de ufak ufak başlayan, günlük gezilerde şarap, gurme muhabbetiyle kalan korporasyonlara “team building” seyirleri ileri ülkelerde ciddiye alınır.

1946 yılından beri geleceğin ABD Sahil Güvenlik subaylarını yetiştirmedeki platform Eagle’ın kadrosu devamlı yedi subay 50 “enlisted” (bizdeki sözleşmeli asker tayfa), eğitim seyirlerinde geçici ilave kadroyla 12 subay 68 tayfa, 150’ye kadar öğrenciye ulaşıyor. Her yaz New London’daki akademide Mayıs ayındaki son imtihan bittiğinde, Eagle sınıfları dönerek altı ila sınıflarına göre iki üç haftalık denizde eğitim seyrine çıkar. 

AMERİKA’NIN TALL SHIP YÜKSEK GEMİSİ

Eagle’ın ikinci misyonu diğer yüksek gemiler gibi eğitim seyirlerinde ABD Sahil Güvenliği ve ABD’yi ülkesinde ve dışarda temsil etmek. Bu yüzden “America’s tall ship” olarak da adlandırılır. 1976 American Bicentennial (200. yıl) tall ship resmigeçidinde de filoya liderlik eden Eagle, 1972’de Batı Almanya hükümetinin davetiyle 1946’dan beri Horst Wessel olarak terk ettiği Kiel’e, doğduğu ülkeye ziyaret seyri yapmıştı.

Her geminin, ne kadar büyük veya küçük, maddi değeri ne olursa olsun bir hikâyesi vardır, seri üretilen plastik tekneler de dâhil. Onlar araba gibi yürüyen bantta üretilmiyor. İnsan teknesiyle bir mal ötesi bir bağ kurar, altınızdaki tekne mi sizin, siz mi teknenin? Cevabı zor. 

Hele hele denizlerin kraliçelerinin hikâyeleri, kimi mutlu, kimi trajik sonlar. Kimi kendi suçu olmasa da üzerinde leke taşıyan, protesto edilen Şili diktatörü Pinochet’nin işkence gemisi Esmeralda’ya kadar. 

Kraliçelere biraz yakından bakmaya değer… 

Statue Libert Centennial Operation Sail 1986’ya katılan tall ship’ler

• USCGC Eagle (ABD)

• Ernestina (ABD)

• Danmark (Danimarka)

• PH Jeanne d’Arc (Fransa)

• HMS Sirius (Birleşik Krallık)

• HMS Cleopatra (Birleşik Krallık)

• HMS Ark Royal (Birleşik Krallık)

• Christian Radich (Norveç)

• Schulschiff Deutschland (Almanya)

• Libertad (Arjantin)

• Zenobe Gramme (Belçika)

• Bluenose II (Kanada)

• Esmeralda (Şili)

• ARC Gloria (Kolombiya)

• BAE Guayas (Ekvador)

• Belem (Fransa)

• Dewaruci (Endonezya)

• Galaxy (İsrail)

• Amerigo Vespucci (İtalya)

• ARM Cuauhtémoc (Meksika)

• HNLMS Abraham Crijnssen (Hollanda)

• Sorlandet (Norveç)

• Shabab Oman (Umman)

• NRP Sagres (Portekiz)

• Juan Sebastian de Elcano (İspanya)

• Svanen of Stockholm (İsveç)

• Calida (İskoçya)

• Capitan Miranda (Uruguay)

• Simón Bolívar (Venezuela)

• Elissa (ABD)

• Spirit of Massachusettes (ABD)

• Gazela of Philadelphia (ABD)

• SES Lotus (ABD)

• RFA Resource (Birleşik Krallık)

“Halifax, Canada – July 23, 2012: The USCGC Eagle sails past the Halifax Waterfront with a cannon salute and waving crewmembers during the parade of sail marking the end of the Tall Ships 2012 Festival. The Eagle is a 295-foot (90 m) barque used as a training cutter for future officers of the United States Coast Guard.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.