YOSUN’un yeniden doğuşu

2020’nin Nisan ayı içinde dünya gezgini yelkencilerimizden Türkan Yöney hanımefendinin telefonu geldiğinde, dünya okyanuslarını aşmış, 36 yaşındaki 12 metrelik bir yelkenlinin kaderinin değişeceğini bilemezdim. Yelkenlinin adı Yosun’du. Amatör denizcilerimiz arasında beşinci dünya gezginimiz merhum Prof. Dr. Eralp Akkoyunlu’nun 1987-1995 tarihleri arasında çeşitli etaplarda tamamladığı dünya seyahatinin kahramanıydı. 

ralp Akkoyunlu, Bruce Roberts 36 tasarımı teknesini New York’ta kendisi yapmış ve 1985 yılında suya indirmişti. 1987 yılında Karayipler’de Granada Adası’ndan başladığı dünya seyahatini 8 Ocak 1995’te adaya ikinci defa girerek, 202 günü denizde olmak üzere toplam altı yıl yedi ayda tamamlamıştı. Zira New York Üniversitesi’ndeki Bilgisayar Mühendisliği bölümündeki kürsü başkanlığı görevini terk etmesi mümkün değildi.

KOŞULLU HİBE

Prof. Dr. Eralp Akkoyunlu, Yosun’u daha sonra Tahiti yakınlarındaki Raiates Adası’nda bıraktı. Emekli olma zamanı gelmişti. Yosun’u seyirlerine devam etmesi için Antarktika ve dünya gezgini yelkencimiz Osman Atasoy’un tavsiyesi ile Yeşim-Tonguç Tokol çiftine hibe etti. Hibenin iki şartı vardı: Yosun’un ismi değişmeyecek ve Yosun parayla satılmayacaktı. Tokol çifti, 2003 yılında Pasifik’i ve Hint Okyanusu’nu geçerek Yosun’u Türkiye’ye getirdi. Bu arada Akkoyunlu 2008 yılında Deniz Çingenesi ismi ile Yosun ile yaptığı dünya seyahatini kitaplaştırdı (Ataköy Marina Yacht Club Yayınları). Kitabının yayımından dört yıl sonra çok sevdiği denizlere ve hayata veda etti. Yosun ona hayat veren sahibinden uzak, 16 yıl boyunca Türk amatör denizcilik dünyasındaki hayatına devam etti. Pek çok gence yelken öğretti, denizi ve deniz hayatını sevdirdi. Tokol çifti yaşlanan Yosun’un yenilenme zamanı geldiğinin farkındaydı. Bu anlamlı emanetin yenilenmiş bir şekilde yani bir yaşam evresine başlaması için arayışa geçtiklerinde Türkan Hanım vasıtasıyla bana erişmiş oldular.

PANDEMİDE BAŞLAYAN SÜREÇ

Bu talep geldiğinde gerek merhum Akkoyunlu’nun hibe şartları gerekse 36 yaşındaki bu tarihi öneme sahip yelkenlinin amatör denizciliğe hizmet edebilmesini sağlayacak koşulları değerlendirerek, değişik alternatifler içinde Tuzla Yelken ve Su Sporları Kulübü Başkanı Sermet Fındık’ı aradım. Onlara geçmişte hurda durumda bir kürekli kikin hibe edilmesini sağlamış ve bu kikin ünlü yat tasarımcımız Tanju Kalaycıoğlu’nun da katkısıyla Ülküm adıyla, yelkenli kik olarak muhteşem bir sanat eserine dönüşmüştü. Şimdi Yosun aynı kaderi paylaşacaktı.

Kulüp Başkanı Sermet Fındık, Tonguç Tokol ile tanışıp, 1 TL bedelle ruhsatı kulübe ait olmak üzere Yosun’u devraldı. West İstanbul Marina’da 2015-2020 arasında karada kalan tekne ufak bir revizyonla yüzdürülerek Tuzla’ya getirildi. Yoğun restorasyon dönemi Mayıs 2020’de başladı. Bu süreçte önemli destekçiler bulundu. RMK Tersanesi, Jotun Boya, Aqua Motor, Bofor Denizcilik, Admiral Denizcilik, CSY Marin ve Nekton Bot destek vererek Yosun’un yeni hayatı için seferber oldular. Teknenin planı olmadığı halde, özgün donanım ve tasarım detaylarına sadık kalınarak ve en önemlisi pandemi şartlarında başlayan süreç, 700 adam saatlik emek sonucu 7 Ocak 2021 tarihinde tamamlandı.

MUTLU SON

Yosun, artık Tuzla Yelken ve Su Sporları Kulübü’nün “amiral gemisi” statüsünde Türk amatör denizciliğine hizmet edecek. Onun dümenini tutan, ıskotalarını donatan gençler, geleceğin dünya gezgin adayları olarak Eralp Akkoyunlu’nun hayalini gerçekleştirmiş olacaklar. Tuzla’daki kulüp binasında ayrıca Eralp Akkoyunlu köşesi açılarak mümtaz denizcimizin hatırası da yaşatılacak. Ne mutlu merhum Akkoyunlu’ya, ne mutlu Tuzla Yelken ve Su Sporları Kulübüne. Kitabında merhum Akkoyunlu şöyle yazmıştı: “… Yosun yalnız kalıyordu. Her çekek yerinin bir köşesinde gördüğüm terk edilmiş tekneler benim içimi sızlatır. Yosun için böyle bir son düşünemiyorum…”  Yosun bu sonu görmedi.

Bu arada Tuzla Yelken ve Su Sporları Kulübü’nden de sitayişle bahsetmem gerekir. Spor Bakanlığı’na ve Türkiye Yelken Federasyonu’na bağlı bir spor ve yelken kulübü burası. Aynı zamanda Türkiye Ulusal Yelken Eğitim Programını uygulayan bir yelken okulu olarak 2018 Eylül ayında kuruldu. Kulüp üyelerinin destekleriyle restore edilen binanın denizcilik kültürüne destek olmak üzere kütüphanesi ve gemi modelciliği atölyesi de mevcut. Değişik sınıflarda 50 tekneye sahip olan kulübün asli amaçları arasında yelkenci sporcular yetiştirmek ve yetişkinlere deniz kültürünü aşılamak sıralanıyor. Kırka yakın lisanslı çocuk ve genç sporcuya sahipler. Ancak kulübün en belirleyici özelliği, uygulamalı ahşap tekne imalat atölyesine sahip olması. Bu yönü ile belki de Türkiye’deki tek örnek. Tuzla Yelken ve Su Sporları Kulübü’nü gerek denizcilik kültürü ve su sporlarına gerekse Yosun’un yeniden denizlere dönüşüne katkıları; Yeşim ve Tonguç Tokol çiftini, merhum Akkoyunlu’ya verdikleri söze sadık kalarak Yosun’u hayatta tutmak için sarf ettikleri büyük gayretleri nedeni ile tebrik ediyorum. Böylesi yüce gönüllü, idealist kulüp, sivil toplum örgütü ve kişilerin güzel ülkemizde çok ama çok artmasını temenni ediyorum. Merhum Prof. Dr. Eralp Akkoyunlu’yu Türk amatör denizciliğine katkısı nedeni ile takdir ve vefa ile anıyor, rahmet diliyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.