Güney Amerika suları

Bu yazıyı size Panama City’den yazıyorum. Uzun yolculuklardan, dalgalı denizlerden, günler süren seyirlerden ve Panama Kanalı geçişinden sonra karaya ayak basmış bir mekânda beyaz şarabımı yudumlarken…

Hayat rotama bir göz attığımda, bir gün Panama Kanalı’ndan da geçip Pasifik’e yelken açacağımı biliyordum. Ve oldu! İstikamet ise Galapagos… Yat endüstrisinde jübilemi yapmak için seçtiğim yer biraz özel olsun istedim. Galapagos’a giderken de Ekvator çizgisinden geçmiş olacağım. İlkler süperdir. Hani denir ya, “Yedi denizleri aştım” diye… Gerçekten benim için öyle de oldu. Hayatta ne istersen o gerçekleşir! O yüzden ne dilediğine dikkat etmelisin. Belki ne düşüneceğini düşünemezsin ama ne hissettiğine, ne istediğine de dikkat etmelisin. Çünkü hepsi gerçek oluyor. Hepsi senin bir parçan, önünde sonunda hepsi senin “hayatın” oluyor.

ANTİGUA’DA TEKNEMİZLE BULUŞMA

Küçüklüğümden beri biliyordum tek bir yere ait olmadığımı. Esasen hiçbir yere ait hissetmezdim. Doğduğum mahalleye, içinde olduğum dünyaya ait değildim. Daha doğrusu sadece o kadar değildi, daha fazlasıydı. Hep o “daha fazlasına” bir bakıp çıktım. Hep orada olmayı aklıma bile getiremeyeceğim yerlerde buldum kendimi. Oysa dünyayı da dolaşsan yine aynı yere dönersin derler ya, doğrudur. Ancak benim için dönmek istediğim yerden ziyade dönmek istediğim insanlar, haller, durumlar, hayatlar oluyor. Yoksa yer dersen, bütün dünya benim! Devamı Şubat 2020 sayımızda…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.