“Fırtına Kuşu” geçmiş üzerimizden

Ağustos ayından sözüm vardı. Kea – Serifos – Antiparos – Koufinisia – Amorgos – Chalki ve bu yaz gezdiğimiz kalan diğer adalardaki izlenimlerimi aktaracaktım ama kafanızı karıştırıp yanlış yönlendirmemek için vazgeçtim. Sadece ve sadece Sikinos’a gitmenizi tavsiye ediyorum. Gidin ve Sikinos’u yaşayın.

Süha üstadımız Yacht Türkiye dergisinde keyifle okuduğum ve derin bilgilerinden istifade ettiğimiz bir büyüğümüzdür. Çok iyi bildiğiniz gibi zat-ı muhterem Kitab-ı Bahriye’nin dümen suyundan dolaşır ve dolaştığı yerleri bizlerle paylaşır. Fakat Eylül ayında dümeni hafif bize doğru kırar gibi olmuş. Önce diplomatik bir kıvraklıkla Sikinos Adası hakkında yaptığım tek cümlelik yoruma gönderme yapmış. Üstadım, Sikinos muhakkak nev-i şahsına münhasır doğal güzellikleri olan bir yerdir ama gidilecek çok daha güzel adalar varken bizi okuyanlar önceliği ona vermesin diye kestirip atmıştım. Bu Sikinos’u ben vıcık vıcık yazardım yazmasına ama sevgili editörümüz Eyüp daha telefonda benim Sikinos’tan geçtiğimi duyar duymaz “aman abi aman, sakın sen orayı yazma” diye çığlık atmaya başladı. Karşılıklı gülüştükten sonra oto sansür uygulayarak tek cümle ile geçtim. Diğer okuyuculardan ve dostlardan gelen mesajlara bakınca bu tek cümlenin yettiğine kanaat getirdim. “Sikinos’ta üç gün kalsak bu kadar gülmezdik” diyen bile var.

Üstadımın yazısına devam ettikçe gördüm ki, takıldığı tek şey Sikinos değil. Liman ve gümrük işlemlerinden alınan paralara atıfla “Para Kalmooor” diye yaptığım espriyi adalardakilerin paraya değer vermediğini ve Yunan adalarının maalesef daha ucuz olduğunu yazmış. Birçok yazımda belirttiğim gibi Yunan adalarında aldığınız hizmetin ve yediğiniz yemeğin belirli bir standardı var. Bu pencereden bakınca verilen bedel bugünkü yüksek Euro kuru ile bile helal. Ama konu bu değildi, hatırlatmak isterim.

“Vardavelaya havlu asana bile tepesi atan Emir” diye beni dürtmeye devam eden üstat motoryat kullandığıma şaşırarak koylara hızla giren teknelerden atıfla benim böyle bir şey yapmayacağımı belirtmiş. Bütün çocukluğum yelkenlide geçtiği için ben pek alınmadım ama içten içe motoryatlara olan karşı konulamaz bir düşmanlık köpüklerinin su üstüne çıktığına değinmeden geçmek istemedim. Spetses ve Büyükada anımsatmasını ama benzetme yapmamı tasvip eden üstadım yine lafı döndürüp dolaştırıp Sikinos’a getirmiş. Ne Sikinos’muş arkadaş demekten kendimi alamadım vallahi. Hani isminin cazibesi var demiştim ya üstadımda bu cazibeden kendini alamamış.

Süha üstadımın bize dokundurması bile şereftir ama “Sabahlara kadar bangır bangır bangır müzik çalan, kötü meze, yemek, servis sunan, kazıkçı restoranlarla dolu rıhtımlar; gündüz, kapı gıcırtısına bile göbek atan günübirlikçilerle dolu gezi tekneleri, gece ise motoryatlarda sonuna kadar açık televizyonlarla inleyen, en sakin olması gereken koylar; ahşap guletlerin güvertelerinde yakılan mangal kokusu ve dumanı gibi bir Sikinos istiyorsan Gökova’ya git” diye bana kılçık atmasına çok üzüldüm. Bütün bu yazdığı olumsuz şeyler benim yazılarımda ve kitaplarımda sürekli ve üstüne basa basa haykırıp isyan ettiğim konulardır. Geriye dönülüp bakılırsa bu ve benzeri konuları ilk defa benim yazdığım çok net görülecektir. Süha üstadım, Kitab-ı Bahriye’den vakit bulup benim yazılarımı okumamış olabilirsiniz ama bu konuda sizden bir düzeltme beklediğimi belirtmek isterim.

Bu arada son zamanlarda çatır çatır insanları ısırmaya devam eden ve bence aşırı korumadan haddinden fazla çoğalan Deniz Kaplumbağaları konusunda sizden bilgilendirici açıklamalar bekliyorduk ama Sikinos’a kurban gitmiş gibi gözüküyor.

Biliyorum Ağustos ayından sözüm vardı Kea – Serifos – Antiparos – Koufinisia – Amorgos – Chalki ve bu yaz gezdiğimiz kalan diğer adalardaki izlenimlerimi aktaracaktım ama kafanızı karıştırıp yanlış yönlendirmemek için vazgeçtim. Sadece ve sadece Sikinos’a gitmenizi tavsiye ediyorum. Gidin ve Sikinos’u yaşayın. Bir haftadan az sakın kalmayın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.