ARKEOLOJİ SUYUN ALTINA İNİYOR

Anadolu kıyıları ve sualtı kültür emaneti ilk defa ne zaman gündeme geldi? Dünyanın ilk sualtı kazısı kim tarafından, nerede yapıldı? Dünya, gözlerini Türkiye’ye ne zaman çevirdi? Bugün tüm dünya denizcilik arkeolojisinin başladığı yer olarak Türkiye kıyılarını kabul ediyor. Ülkemizin bu özel sıfatı nasıl kazandığına birlikte bakalım.

Bodrumlu Kangavacı* Ahmet Erbin “Yadigar” isimli teknesiyle 1953 yılının Ağustos ayında Marmaris Arap Adası mevkiinde birkaç gündür çalışıyordu. Özelikle deniz zemininin düz olduğunu bildiği Kızıl Ada ile Arap Adası arasında kıyıya paralel şekilde “kangava” çekiyordu. Süngercilerin dalamadığı derinliklerde uygulanan bu yöntemle deniz dibi ağdan yapılan bir torba aracılığıyla taranıyor ve süngerler toplanıyordu. Kaptan, Kızıl Ada’ya yaklaştığı esnada teknenin yavaşladığını hissettiğinde deniz dibindeki torbanın dolduğunu anladı ve tayfasından ağın toplanmasını istedi. Dört gemici halatlara yüklendi. Birkaç dakika sonra güverteye alınan torbanın içinden çamurların ve süngerlerin arasından bir kadın heykeli çıktı. İşte bu heykel hikâyemizin başlangıç noktası.

ŞAHESER DEMETER

Kaptan Ahmet Erbin karaya çıkar çıkmaz  heykeli Jandarma’ya teslim eder. O yıllarda Türkiye’de araştırmalar yapan Profesör George Bean Jandarma’ya teslim edilen heykeli görür ve bu heykelin MÖ 4. yüzyıldan kalma Bereket Tanrıçası Demeter olduğunu söyler. Sadece birkaç gün sonra ise tüm dünya heykeli BBC Radyosu’ndan duyar. Radyoya konuşan Margaret Bean heykeli bir şaheser olarak nitelendirir. Anadolu kıyıları ve sualtı kültür emaneti ilk defa gündeme gelmiştir. Süngerciler ise Jules Verne romanlarından fırlamış gibi görünen eşsiz kıyafetleriyle merak konusu olmaya başlamışlardır. Devamı Şubat 2019 sayımızda…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.