İki şehir TEK DENİZ

Akdeniz inançların, düşüncelerin ve bugün yaşadığımız dünyanın ilk etkileşim alanı olmuş, Antik limanlarda biriken ve olgunlaşan kültür bugünün dünyasının özünü oluşturmuştur. Peki ama Halikarnas Balıkçısı’nın da sık sık atıfta bulunduğu bu kültür nasıl oluştu? 

Akdeniz tarih boyunca çevresinde kurulan medeniyetler için birleştirici bir unsur olmuştur. Burada yelken açan uygarlıklar önce ürünleri ve kültürleri ardından da inanç ve düşünce biçimlerini Akdeniz’in bir ucundan diğerine taşırken ortak kıta Akdeniz’in yapı taşlarını inşa etmişlerdir. Böylece Akdeniz inançların, düşüncelerin ve bugün yaşadığımız dünyanın ilk etkileşim alanı olmuştur. Antik Çağ’da başlayan bu ağ öylesine hızlanmış ve yoğun bir noktaya ulaşmıştır ki; ortak kıta Akdeniz’de yelken açan gemiler çiçeklerden nektarları toplayan arılar gibi limanlardan aldıkları ürünlerle birlikte o ürünleri şekillendiren kültürleri, teknolojiyi, dilleri ve inançları sonraki limanlara taşımışlardır.

Antik limanlarda biriken ve olgunlaşan kültür bugünün dünyasının özünü oluşturmuştur. Binlerce yıl boyunca işleyen bu eşsiz ağ sayesinde bugünün dünyası ve Akdeniz kültürü şekillenmiştir.

Peki ama Halikarnas Balıkçısı’nın da sık sık atıfta bulunduğu bu kültür nasıl oluştu? Bu sorunun cevabını çok uzaklarda aramamıza gerek yok. Yine Balıkçı’nın kaleminden okuduğumuz Ege, tarih boyunca Akdeniz uygarlığının temellerini oluşturan aktörlerden biridir. Antik Çağ’ın önemli kentlerinden biri olan Phokaia (Foça) MÖ 600’lerde Akdeniz’in çeşitli noktalarına ulaşmayı başarmış denizci bir kenttir. Farklı yönlere yelken açan denizcileriyle Akdeniz’in birçok noktasında yeni koloniler kurmuş, bulunduğu coğrafyadaki bilgiyi de beraberinde taşımıştır.

“Bu kent MÖ 600 yılında Anadolu’dan gelen Phokaialılar tarafından kurulmuştur.”

Bugün Marsilya Limanı’nda bulunan bir plakette, “Bu kent MÖ. 600 yılında Anadolu’dan gelen Phokaialılar (Foçalılar) tarafından  kurulmuştur” yazmaktadır. Foça’nın en önemli kolonilerinden biridir Fransa’daki Marsilya şehri. Peki ama yaklaşık 2600 yıl önce 1800 deniz mili uzaklıktaki bir coğrafyaya giden insanlar nasıl bir yolculuk yaşamış, nasıl teknelerde Akdeniz’i bir uçtan diğerine katetmişlerdir? Bilim soru sormakla başlayan bir süreçtir. Doğru soruları olan ve bu soruların peşinden giden Mualla Erkurt ve Osman Erkurt İzmir’in Urla İlçesi’nde oluşturdukları deneysel arkeoloji atölyesinde denizcilik tarihi açısından önem arz eden fakat günümüze ulaşamayan gemileri bilimsel veriler ışığında yeniden inşa ediyorlar. Devamı Nisan 2019 sayımızda…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.