Yine bir tekne aldık!

“Her tekne bir metre küçüktür!” Bilmem bundan daha çok bilinen denizcilik tekerlemesi var mı? Ben de tekneyi bir metre büyüttüm ve Bodrum Liman Kütüğü’ne “Fırtına Kuşu” olarak kaydettirdim.

Teknecilerin ana düsturu “Her tekne bir metre küçüktür!” olunca ne yapsınlar gariplerim; hepsi, her an teknelerinin küçük olduğunu ve büyütmek gerektiğini düşünüp kendilerini ve gereğine kalkıştıkları zaman da keselerini helak ederler. Tabii bunları yazdığıma bakıp, yıllar içinde tekne boylarının etek boylarının aksi yönde geliştiğini, yedi denizleri hallaç pamuğu gibi atan Fenikelilerden, Vikinglerden hatta yirmi metrelik kadırgalara 200 adem doldurup Akdeniz hâkimiyeti kuran atalarımızdan bu yana arttıkça arttığını ve nihayet çığırından çıktığını bilmediğimi zannetmeyin. Biliyorum da, bunun özellikle amatör denizciler için mutlaka izlenmesi gereken bir kural olduğuna inanmıyorum. Tekneyi yan tekneye hava atmak, bir takım karışık işler çevirmek, örneğin devlet ricalini, ihale alacağı kurumların yetkililerini veya Rus-Ukraynalı dilberleri gezdirmek, yedirip, içirmek amacıyla kullanılacak bir araç olarak görenleri saymazsak, gerçek denizciler için tekne boyunun, ayıptır söylemesi, bir başka şeyin boyundan farkı yoktur. Önemli olan boyu değil işlevidir. Unutmayalım, ünlü denizcimiz cennet mekân Sadun Boro’nun dünya denizlerini dolaştığı teknesi “Kısmet” sadece 10,50 metre idi. Yine unutmayalım, daha 30 yıl öncesine kadar Ege ve Akdeniz’de dolaşan yelkenlilerin boyları 7 metreyi geçmiyordu. Ve bu tekneler ikide bir okyanusları aşıyorlardı. Bizim kendisini denizci zanneden ünlülerimiz gece yataklarına kaçırmasınlar diye, Thor Heyerdahl’in Pasifik Okyanusu’nu geçtiği balsa sal “Kon Tiki”yi veya Atlantik Okyanusu’nu geçtiği papirüs sal “RA”yı hiç söylemeyeyim. Devamı Temmuz 2019 sayımızda…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.