Türk yat sektöründe neler oluyor?

Akdeniz sezonu yaklaşıyor. Yat sahipleri hazırlıklara Ocak ayında başladılar, en çok da şef ve hostes sormaya. Çünkü önceki tecrübeler gösteriyor ki, sona kalan dona kalıyor.

Mart ayına geldik. Yatına crew arayışında olanlar için son zamanlar. Zira iyi şefler, iyi hostesler çoktan kapılmış oluyorlar. Peki Atlantico olarak ne gibi konular ile karşılaşıyoruz, biraz bundan söz etmek istiyorum.

YAT CREW MAAŞLARI

Yurtdışında maaşlar yıllık olarak yayınlanır. Bu maaşlar; Avrupa ülkelerinde Euro, Amerika tarafında ise Dolar olarak birbirine yakın rakamlardır ve yatın boyutuna göre belirlenir. 24 metrenin üzerindeki yatlara “süperyat” denildiğini düşünürsek, yani 24 metrenin altındaki yatlarda “profesyonel eğitimli ve deneyimli” crew’a ihtiyaç yoktur. Buna göre; 24-35 metre bir yatın kaptanı 4.500-7.000 Euro, aynı teknenin şefi 3.000-4.000 Euro, hostesi de 2.500-3.500 euro alır. Buna göre diğerleri de eşit bir dengededir. Yat 40-50 metreye çıktığında kaptan 8.000-14.000 Euro, şef 5.500 Euro, hostes de 4.500 Euro’ya varır. Bu rakam yat büyüdükçe büyür. Bu maaş skalası yıllık yayınlanır. Çalışanın CV’sindeki tecrübeye göre de bu belirlenen aralıkta aşağı yukarı oynar.

Türkiye’de bu kalitede elemanlar yetiştiğinde, maaşlardaki uçurum nedeniyle onları yurtdışına kaçırıyoruz. Bu nedenle de Türk yat sahipleri yurtdışındaki gibi kaliteli hizmet alamıyorlar.

Diyeceksiniz ki “Türkiye’de Euro kaç para oldu?” ya da “Euro alan elemanlar kadar kaliteli şef, kaptan, hostes, gemici yok ki bizde aynı hizmeti verip aynı rakamları hak eden!”

Ben de yurtdışı gibi Euro ödenmesini önermeyeceğim esasen. Çünkü bunun için daha çok yolumuz var. Birkaç sezon tecrübeli ama kendini geliştirmemiş elemanların da bu rakamları ya da biraz aşağısını talep etmeleri anlamsızlıklar oluşturuyor ve yat sahiplerini gerçek hak eden elemanlara da hak ettiği rakamı vermemesine yol açıyor. Türkiye’de yat ekiplerinin maaşlarındaki belirsizlik herkesi zorluyor. Oysa bunun bir çözümü var.

SEKTÖRE GİRMEK İSTEYEN “İYİ” OLMAK ZORUNDA

Dünyada süperyat sektörü son 10 yılda yüzde 225 oranında büyüdü. Çok ciddi oran yüzde 225! Bu durum da yurtdışında iyi ekipler yetişmesi için kurslar açılmasına, regülasyonlar konulmasına, kalifiye oranının artması için çalışılmasına yol açtı. Yani mecbur kalındı. Yoksa 15 yıl önce Avrupa’da da yat şefi olmak demek Michelin yıldızlı restoran tecrübeli şef olmak demek değildi, orada da kulaktan kulağa yayılarak iş bulunuyordu. İş büyüdükçe, sektör büyüdü, kötüler silindi yani işini iyi yapmayan, kendini geliştirmeyenler silindi gitti. Kurallar, eğitimler getirildi ve yüksek maaş veren bu sektöre girmek için her crew “iyi” olmak zorunda kaldı. İşte artık Türkiye’deki yatlar da büyümeye başladı, çoğu bu yıl özellikle charter yapma kararı aldı. Ve ne oldu? Hizmet kalitesini yükseltmek ve daha iyi çalışanlar bulmak için herkes yana yakıla iyi şef, iyi hostes, iyi kaptan arayışına düştü. Bu nedenle çalışanlar, daha iyi kurslar almaya başladılar. Kendilerini geliştirmeye, İngilizcelerini yükseltmeye başladılar. Biz de Türk yat sektörüne gerçekten iyi şefler yerleştirmeye başladık. Mutfak Sanatları Akademisi MSA ile birlikte yola çıktığımız Profesyonel Süperyat Şefliği eğitimi meyvelerini verdi. Dolayısıyla çözümü, artık gerçekten “iyi” olan elemanın hakkını vermek. Atlantico olarak yalnızca 2020’de 32 yat şefi yerleştirdik. Pandemi dolayısıyla da bunun 22’si Türkiye’de yatlara ve Türk. Türk yat şefi profilini son üç yılda değiştirdiğimize inanıyorum. Yanar döner meyvelerden, Antalya otel ordövr tabaklarından, konuk önünde konuşup kendini ve yemeğini ifade edemeyen şeflerden, (ne yazık ki böyleymiş) sushi’lere, ekşi mayalı ya da glütensiz ekmeklere, Ottolenghi ya da Nobu stili pişirmelere, modern mutfaklara, modern, genç, İngilizcesi iyi, enerjik şef profiline geçildi. Çünkü şu an yatın boyutu ne olursa olsun şef maaşları karmakarışık. Hostes maaşları 4.000 liralara da düşüyor, 15.000 liralara da çıkıyor. Zaten hostesler de iyi ve kalifiye eleman olmadığından, yurtdışından talep ediliyor. Her şey bir kaos içinde.

ARTIK O BİR SÜPERYAT, ORADA ÇOK İŞ VAR!

Bu ara en çok duyduğum realite, birçok yat sahibinin 22-24 metrelerden 42-44 metrelere çıkmış olması. Ya da 34’ten 44’e. Yani artık o yat bir SÜPERYAT. Artık orada evraklardan güvenliğe, restoran kalitesinde yemekten, 5 yıldızlı otel kalitesinde housekeeping ve servise, temizliğe, kaliteli hizmet arayışı var. Artık o bir süperyat, orada çok iş var. Bunun altından da ancak eğitimli, tecrübeli, kendini geliştirmiş crew kalkabilir. Yine Euro bazında Avrupa standardını takip etmek olmasa da, şöyle şekillenebilir:

22-35 metre arası private yatlarda;

kaptanlar 25-30.000 TL,

şefler 12-15.000 TL,

hostesler 10-12.000 TL.

35-45 metre arası private yatlarda;

kaptanlar 30.000-45.000 TL,

şefler 15.000-25.000 TL,

hostesler 12.000-20.000 TL.

Diğer görevler de bu standartta belirlenir.

HERKES NASIL MUTLU OLUR?

Charter yatlarda mesele daha farklı. Bu boyun üzerine çıkınca da zaten artık uluslararası standardı takip etmek şart oluyor. Sektör de bunu zorluyor. Diğer evraklar, diğer zorunluluklar zaten ekibin de uluslararası standartta olmasını mecbur tutuyor. İster Türk, ister başka milletlerden olsun. Böylece, yukarıda belirttiğim maaş aralığında, herkes mutlu olur. Yat sahipleri ancak o zaman bu büyüklükte yatın hak ettiği iyi hizmeti alır. Çünkü artık anlaşılmalıdır ki yıl 2021, süperyat sektörü marinasından teknik hizmetlerine, yat management şirketlerinden crew ajanslarına dek çok büyük bir sektördür. En kaliteli hizmet için yat crew’un da kendilerini geliştirmelerine mecbur kalmaları, iyilerin kalması kötülerin silinmesi için, iyilerin de yurtdışına kaçmaması için en azından bir başlangıç yapılması gerektiğini düşünüyorum. Yoksa yata milyonlarca dolar ödeyip içinde iyi hizmet alamazsak, ona süperyat diyebilir miyiz? Ya da aynı yatı haftalığı 100.000 -200.000 Euro’ya kiralayan charter müşterisi iyi hizmet alamazsa, bir daha gelir mi?

YACHT Türkiye’nin 15. yılı şerefine; Türk yat sektörünün de sınırlarının genişlemesi, hizmet kalitesinin artması, kendi kurallarının ve regülasyonlarının yazılması ve herkesin çok daha mutlu yazlar geçirmesi dileğimle…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.