TALL SHIP 2 Denizlerin kraliçeleri

Geçen sayıda “Operation Sail 1986” ile girdiğim “tall ship”ler sokağında denizlerin kraliçelerinin hikâyeleri devam ediyor. Alman efsanesi Gorch Fock’tan yedi direkli TWL’ye, kraliçelerin kraliçesi Preussen’den Şili diktatörü Pinochet’nin işkence gemisi Esmeralda’ya kadar kimi mutlu devam eden, kimi trajik sonla biten güzellerin hikâyeleri…

Teknelerin deniz üzerinde dümen sularında bıraktıkları izler anında silinse de, küçücük sandalcıktan yedi direkli dev analarına, dünya güzellerine kadar her birinin kendine göre tarihe kazıdıkları hikâyeleri var. Kimi 100 yıl ötesinden gelip hâlâ kanatlarını açarak, denizleri, uğradıkları limanları süsleyip, bizleri kendilerine hayran, kimi okyanusun kucağında son bulan, hazin hikâyeler bırakan, müstesna güzellerin, ünik hikâyelerine kim bilir kaç bilmem kaçıncı kere bakıyorum. Ve bir gün bizim de böyle bir lady’miz olur mu diye hayal ediyorum. Hayal kurmak bedava ama böyle bir lady’ye sahip olmak için “üç tarafı denizlerle çevrili” diye başlayan muhabbetlerden fazlası gerek. Romanya’nın iki karış denizi olması onlara yetmiş! Bodrum’un imeceyle inşa ettiği STS (Sail Training Ship) Bodrum, okul gemisi olarak söylenirse de, asıl görevi belediye zabıtası olan kaptan (ki daha iyi bir kaptan düşünmüyorum) haricinde devamlı bir tayfası bile yok. Ağır ağır çürümekte olan geminin sırtını dayayabileceği bir finans, bir okul olmazsa sonunu hiç parlak görmüyorum. Neyse hikâyemize dönelim.

GORCH FOCK’LARIN DOĞUŞU

26 Temmuz 1932. Alman okul gemisi üç direkli bir bark olan “Niobe” Baltık Denizi’nde ani bir fırtınayla alabora olduğunda 69 denizci hayatlarını mavi sonsuzluğa verdi. Bu kayıp Almanya bahriyesini yeni bir eğitim gemisi yapmaya ateşledi. Hamburg’un Blohm & Voss tersanesinde 2 Aralık 1932’de kızağa konan gemi, sadece 100 günde bitirilip 3 Mayıs 1933’te Gorch Fock adıyla denize indi. Gorch Fock efsanesi böylece doğuyordu. İsmin onuru, 1916’da Jutland Deniz Savaşı’nda SMS Wiesbaden kruvazöründe ölen, Alman yazar Johann Kinau’ya ait, gemiye yazarlık takma adı olan Gorch Fock verildi. Gorch Fock detayları: 82.10m boy, 12m en ve 5.20m su çeken çelik gövdesinin üzerinde yükselen ön ve 41.30m’lik ana direkleriyle mizzeninde taşıdığı toplam yelken alanı 1753 metrekare. Yardımcı makinesi 550 hp. Doğanın gücünü birinci elden bilen tersane yeni okul/eğitim gemisini güçlü ve alabora olmayı önlemek için sintinesinde taşıdığı 300 ton çelik balast ile 90 dereceye yakın yatsa bile düzeltecek şekilde inşa etti. 

Gorch Fock, bir savaş çocuğu; II. Dünya Savaşı öncesi eğitim gemisi olarak başladığı hayatı oldukça maceralı. Savaş sırasında önce rıhtıma bağlı bir ofis gemisi olarak bekledi. 19 Nisan 1944’te tekrar aktifleştirildiğinde Almanya savaşı kaybetmiş, Rus tankları gemiye ateş ediyordu. 1 Mayıs 1945’te mürettebat, Rusların eline geçmesin diye Gorch Fock’u Rügen’in sığ sularında batırdı.

Gemi battı ama Ruslar gemiden vazgeçmedi, 1947’de, günümüzün parasıyla 3 milyon Euro harcayıp gemiyi çıkarttılar. 1951’e kadar süren restorasyondan sonra Gorch Fock küllerinden değilse de Baltık’ın çamurundan, Rusça Comrade anlamına gelen Tovarishch olarak doğdu. Bu sefer Rus denizcilerini eğitmek için eski görevine döndü. Yeni limanı Odessa oldu, birçok tall ship yarışlarına katıldı. Yedi denizleri ve 1957’de dünyayı dolaşan Tovarichch, 1974 ve 1976’da “Operation Sail”i kazandı. 

1991’de Sovyetler Birliği dağılınca 1993’e kadar Ukrayna bayrağıyla Kherson Limanı’na bağlandı. Yüksek bakım masraflarının (6 milyon Dolar) altından kalkacak bir finansör bulunana kadar Wilhelmshaven doklarında bağlanan gemi, berbat ama temelde sağlam durumdaydı. 2011 yılına kadar yatan Tovarichch tekrar eski ismine, Gorch Fock’a döndü.

EAGLE’IN KIZ KARDEŞLERİNE NE OLDU?

Gorch Fock’un dizaynı çok başarılı olmştu. Blohm &Voss tarafından bu seride beş kız kardeş gemi inşa edildi. Bazı güney Amerika okul gemileri de bu dizayna dayanırsa da, orijinal üç gemiden sadece Mircea, Gorce Fock’un tam kopyasıdır. Geçen ay bahsettiğim Horst Wessel (Eagle) ve Albert Leo Schlageter ablalarından 7m daha büyük. 

Sagres: İkinci kardeş (namıdiğer Albert Leo Schlageter). Bark, gövde çelik. Boy 89.50 m, en 12 m, derinlik 5.18 m. 30 Ekim 1937’de suya inen gemi de II. Dünya Savaşı’ndan sonra ABD tarafından el konulan savaş ganimetlerinden biri. ABD, gemiyi Brezilya’ya satınca ismi Guanabara’ya değiştirildi ve okul gemisi olarak hayatına devam etti. 1961’de Portekiz Bahriyesi gemiyi satın alıp, daha önceki okul gemisi Sagres’in yerine koydu. Sagres halen aktif, Portekiz bayrağı altında limanlarda boy gösteriyor. 2010 Aralık ayında dünyayı da dolaştı. Sagres ismini, Prens Henry The Navigator’un (Navigatör Prens Henry 1394-1460) kurduğu, Portekiz kâşifleri ve navigatörlerinin üssü ve navigasyon okulu olan limandan alıyor. Bu okul o günkü dünyanın en iyi deniz ilimcileri, astronomları, coğrafyacıları, gemi inşacılarının toplandığı bir okuldu. “Figure head” olarak Prens Henry’nin büstü geminin bodoslamasını ve Malta Haçları kare yelkenlerini süsler.

Atlantik’in hırçın dalgalarının dövdüğü yarların üzerinde eskilerin dünyanın sonuna baktığı, yerdeki okulu 1998’de Kelebek’le tekrar Atlantik’e açılmak için hava beklerken ziyaret etmiştik.

Mircea: Üçüncü kız kardeş. Yine Blohm & Voss tarafından Romanya bahriyesi için inşa edildi. 1938’de denize inen gemiye II. Dünya Savaşı’nın sonunda Ruslar tarafından el konuldu ama bu kısa süre hariç daima Romanya bayrağı altında seyretti. Mircea, kız kardeşlerin içinde Gorch Fock ile tam tamına ikiz olandır. Gemi 1966’da doğum yeri Blohm & Voss’un Hamburg’daki tersanesinde elden geçirildi. Denizlerdeki hayatına devam ediyor.

Çok başarılı olan Gorch Fock dizaynı gemiler, bu üç kız kardeşle kalmadı. Blohm & Voss Tersanesi’nde Hitler’in genç şehidi Herbert Norkus’un adının verildiği yeni bir gemi daha kızağa kondu. Korkunç savaş yıllarında doğan daha doğrusu doğmaya çalışan gemi 7 Kasım 1939’da kızaklar denizaltı inşası için lazım olunca daha bitmeden denize indirildi. Savaş bitene kadar Hamburg Limanı’nda bağlı kalan geminin başına gelenler bu kadarla kalmadı 1945’te müttefiklerin bombalarından hasar gören gemi Brezilya’ya satılması planlanmışken 1947’de içi gaz bombaları doldurulup Skagerrak’ta batırıldı. 

Yeni Gorch Fock: Almanya, savaşı kaybedince bütün okul gemilerini de savaş tazminatı olarak kaybetmişti. Alman İmparatorluğu’ndan geriye kalan, Batı Almanya Bundesmarine 1957’de Goch Fock’un planlarına göre bir eğitim gemisi kızağa koydu. Yeni gemi, Horst Wessel’in modernize bir kopyası olacaktı. Tesadüf bu ya 1933’ün Gorch Fock’u Niobe faciası ardından, 1958’de günümüzün Gorch Fock’u da 1957’deki Pamir faciası ardından kızağa kondu. 

Pamir, dört direkli bir barque. Alman F. Laeisz Shipping şirketi için imal edilen ünlü Flying P-Liners filosunun Cape Horn’u dolaşarak yük taşıyan son ticari yelkenli gemisiydi. Pamir de II. Dünya Savaşı’ndan sonra evini kaybeden kraliçeler kervanına katıldı. 3 Ağustos 1941’de Yeni Zelanda’nın Wellington Limanı’ndayken savaş ganimeti olarak el konuldu. Yeni Zelanda bayrağıyla San Francisco’dan Sydney’e kadar Pasifik’te yük taşımaya devam etti. Japon denizaltısından Tasman Denizi’nde yakalandığı fırtınadan kurtulan Pamir, 1949’da modern buharlı bulk carrier’lerle rekabet edemediğinden modası geçince eğitim gemisi olarak hayatını devam ettirdi, ta ki 21 Eylül 1957’de Azorlar’ın açığında yakalandığı Hurricane Carrie’nin gazabına uğrayana kadar. Geniş arama çabalarıyla gemideki 80 mürettebattan sadece altı kazazede kurtarılabildi. Bu yelken dünyasında hatırlarda kalan felaketlerden biridir. P’lerden bir diğeri Peking, New York South Street Limanı’nda müze gemi olarak emekliliğini sürdürüyor. Latin Amerika ülkeleri de başarılı dizayna sarılıp kendi eğitim gemilerini Bilbao’daki Astilleros Celaya tersanesinde inşa ettirdiler. Bunlar Kolombiya’nın Gloria’sı, Ekvador’un Guayas’ı, Venezuela’nın Simon Bolivar’ı, Meksika’nın Cuauhtemoc’u.

TARİHTE İZ BIRAKAN DİĞER TALL SHİP’LER

İnsan daima ileri bakmış, daha büyüğü, daha hızlıyı, daha sağlamı aramış. Bu arayışların birinden de ünlü hadım Çinli Amiral Zheng He’nin filosundaki hazine gemileri hariç (dokuz direkli olanları vardı), modern çağlarda inşa edilen yegâne yedi direkli saf yelken gücüyle giden, çelik gövdeli yedi direkli schooner Thomas W. Lawson çıkmış. 

Thomas W. Lawson (TWL): ABD’nin Pasifik kıyısında kömür ve yağ taşımak için 1902 yılında bakır baronu milyoner Thomas W. Lawson için inşa edildi. Motoru olmadan inşa edilen en büyük yelkenli olarak tarihe geçmiştir. Onun hikâyesi de 14 Aralık 1907’de maalesef birçok tekne gibi denizin kucağında son buldu. Isles of Scilly ada grubunun ıssız bir adası olan Annet Adası yakınında yakalandığı fırtınada 18 mürettebatından 16’sıyla birlikte teknede olan liman pilotu da hayatını kaybetti. Kargosu olan 58 bin fıçı ince parafin yağının denize saçılması, ilk büyük petrol sızıntısı olarak deniz tarihine geçti. Google amcanın bilgileri maliyetinin 250 bin Dolar olduğunu söylüyor. Şeytan dürtü herhalde, merak ettim, acaba şimdiki maliyeti ve de marinaya bağlama ücreti ne olurdu? Hani öyle marina olsa… 

TWL yelkenli gemilerin o zamanki buharlı gemilerle rekabet edebilip hayatta kalma çabasının sonunda başarısız bir dizaynı olarak kaldı. Yeni buharlı nesle nazaran su altındaki gövdesi çok geniş, iyi yelken performansı için yelken alanı çok küçük kaldı. Büyüklüğü hakkında bazı rakamlar: Tam boyu 145m, güverte üstünde boyu 120.40m, eşit yükseklikteki 7 direği 58.8m, toplam 25 yelkeninin alanı 4000 metrekare, 5.218 ton gemi, kaptan dahil 18 mürettebatla 11.000 ton kömür taşıyabiliyordu. Vinçlere güç vermek, yükleme, boşaltma için “donkey engine” denilen bir buharlı makinesi vardı.

Preussen (Preußen): 1902 yılında denize inen bu muhteşem gemiden bahsetmeden geçmeyeceğim. 2000 yılında denize inen modern yolcu gemisi Royal Clipper’e kadar yegâne beş direkli gemiydi. Her direğinde altı kare yelken taşıyordu. İsmini Alman İmparatorluğu Prusya’dan alıyor. Hikâyeye göre, Kayzer Wilhelm II, 1899’da bark Potosi’yi ziyaretinde devrin ünlü kaptanlarından Robert Hilgendorf’a ne zaman beş direkli “full-rigged gemi” gelecek diye sorar. Uzatmayalım, bu muhteşem gemi 7 Mayıs 1902’de Bremerhaven Limanı’nda denize iner ve 31 Temmuz 1902’de Şili’nin Iquique Limanı’na ilk seferine başlar. İlk seferinde Hamburg’dan Şili’ye rekor zaman, 64 günde gider. 5081 tonluk gemi “bulk carrier” olarak, çoğunlukla Şili’den nitrat yani kuş kakası taşımak için inşa edildi. Tam boy 147m, en 16.40m, draft 8.60m. Gemi her türlü fırtınaya dayanabilecek, 9 bofor havada bile tramola yapabilecek şekilde inşa edildi (30 kare yelkenin tramolasını hayal etmeye çalışın). Fırtınada 2m çapındaki ikiz dümen simidini sekiz tayfa abrayabiliyordu. Denizciler tarafından “Queen of the Queens of the seas” (Denizlerin kraliçelerinin kraliçesi) olarak adlandırılıyordu. Haklı olarak. Preussen ilk seferinde Iquique, Şili’ye rekor zamanda gitmişti. Şili’ye 12 sefer yaptı, bu seferlerin birinde Hamburg dönüş rotasında New York, Yokohama üzerinden dönerken, New York limanına girdiğinde bütün New York bu müstesna gemiyi görmek için limanı doldurmuştu.

Kasım 1910’da Preussen çeşitli kargoyla Şili’ye 14. seferine başlamış, frişka havada yelkenleri basılmış, rotasına oturmuş, British kanalında gidiyor. Kanal feribotu Brighton Newhaven’in 8 mil güneyinde denizde çatışma kurallarına aykırı olsa da Preussen’in pruvasından geçmeye kalkar, hıyar kaptan geminin 16 knot süratini hafiften almıştır ve felaket. Preussen “bowsprit” baston ve ön yelkenleri “fore topgallant (babafingo)”direği (Türk Loyd’u yayınında büyük yelkenli gemilerin terminolojisi var, merak eden oradan bakabilir) kaybedince gemi emniyetle seyredebileceği manevra kabiliyetini kaybeder (unutmayalım yelkenli geminin makinesi yok). Feribot Brighton, New Havene dönüp römorkör gönderir. Ne yazık ki kasım “gale” fırtınası kurtarma operasyonunu engeller, gemi fırtınadan Dover limanına giremez açıkta demirler ama denizde böyle işte, “… kısmetten çıkınca uçkur doku yerden kopar”, Mr. Murphy’nin o zamanki şekli. İki demir zincirleri de kopar ve gemi Crab koyunda kayalara oturup parçalanır. Mürettebat ve kargo kurtarılır ama salması kırılan gemi kurtarılamaz. Brighton’un kaptanı suçlu bulunup lisansını kaybeder ama denizlerin kraliçelerinin kraliçesi kaybolmuştur.

Yücel Hoca’nın (Köyağasıoğlu) 10 parmağındaki marifetlerin biri şişe içine gemi sokmak. Preussen’in tam ölçekle yaptığı gemi Jonny Walker şişesinde ölümsüzleşti. Yapım sürecinde ne kadar zorlandığını biliyorum ama o başladığını bitirdi, hem de armanın her bir parçası yerinde. 

Preussen detayları: Çelik inşa edilen geminin su hattı 124m, tam boyu 132m, eni 16.40m, deplasmanı 11.330 ton, kargo kapasitesi 8.000 ton. Sadece gövde değil, tüm direkler, bumbalar gönderler de çelik. Armaya gelince, beş direği “fully rigged” (bu terimi tam donatılmış olarak alıyorum). Direklerin donatımına baktığımızda toplam 47 yelken görüyoruz, toplam yelken alanı 6.806 metrekare ve tam 47 yelken taşıyor (her direkte 30 kare, direklerin arasında 12 staysails, önde 4 foresails/jibs “flok” ve bir spanker. 

Beş direk. fore, main, middle, mizzen, ve jigger “baştan kıça pruva, grandi, mizana, kuntra mizana, randa direkleri”) olarak adlandırılıyor. (Terimler Türkçe loyd’dan.) Gemideki iki “donkey engine” denilen buhar makinesi 2m’ye yakın çaptaki dümen simitlerini döndürmeye, demir ırgatını ve elektrik için jeneratöre güç vermek içindi. Gemiyi yürüten basıldığında göğü kaplayan bulut gibi yelkenler iyi hava şartlarında 20 knot sürat yaptırabiliyordu. Yaptığı en iyi 24 saat performansı 392 deniz mili ile Japonya’ya giderken, 426 deniz mili ile Güney Pasifik’te yapmış (Kelebek’in rekoru yine Pasifik’te 201 deniz mili idi, mukayese edince, yanımızdan geçip giderken herhalde rüzgârını hissederdik). Bu sürati 45 tayfayla yapıyordu. Zamanının clipper gemilerinden sonra en hızlı gemi olduğu söylenir ki clipper’lar daha az kargo taşıyordu.

Esmeralda: Bir yandan Şili’nin “La Dama Blanca – Beyaz Lady”si olarak sevilirken, kötü şöhretli bir lady olarak lekeyi üzerinde taşıyan ilginç bir gemiye Esmeralda’ya bakalım. Şili bahriyesinin iftiharı dört direkli Barkentin İspanya’da Cadiz’de 1946 yılında İspanya’nın eğitim gemisi olarak inşa edilirken arka arkaya gelen aksilikler daha o zaman peşini bırakmadı. Tersanede birkaç patlama sonunda işler durakladı. İspanya iç savaşının yüklediği masraflarını karşılamak için Şili’ye satıldı. Resmi olarak 1953’te Esmeralda olarak denize inen gemi, aynı ismi taşıyan altıncı gemi oldu. İlk Esmeralda bir fırkateyndi. İspanya tarafından 1820 savaşında ele geçirildi. İkincisi bir korvet, 1879’da Iquique Savaşı’nda kahramanca savaşıp Pasifik’in derinliğe daldı. Bu olay Şili bahriyesinin tarihinde hatıralarda kalan önemli olaylardan, “La Esmeralda” adı cesaret ve fedakârlığı çağrıştırdığından verildi.

Ne yazık ki Beyaz Lady, korkunç diktatör Augusto Pinochet (1973-1980) rejiminde lekelendi. Gemi, siyasi mahkûmlar için yüzer hapishane ve işkence odası olarak kullanıldı. Şili bahriyesi Pinochet’nin darbesinde demokratik seçimle gelen Salvador Allende’nin sosyalist hükümetinin devrilmesinde başrol oyuncu oldu. Bahriye devriyeleri Valparaiso sokaklarında dolaşıp “yeni rejime kötü adamları” topluyordu, işkence görenlerin içinde çok ses getiren bir isim Anglo-Şili rahip Michael Woodward, evinden alındı, Esmeralda’da anlatılana göre, işkence sonu öldü, kalp krizi denildi ve cesedi toplu mezara atıldı. Daha sonra Şili hükümetinden istenen özür ve üzerinde işkence kurbanlarının isimleri olan güvercin şeklindeki bir plakanın gemiye konulması isteği henüz karşılanmamış! Bu dört direkli güzel “Beyaz Lady” maalesef üzerine sürülen lekeyi protestolarla karşılandığı limanlarda yıllarca taşıdı

Beyaz Lady dünyanın en uzun ve yüksek tall ship’lerinden biri. Bugün 300 tayfa ve 90 kadet ile dört direğe 21 yelken donatıp mavi dünya üzerinde kuğu gibi süzülen Esmeralda direğin tepesinde “yard arm”lara dizilmiş kadetleriyle limanlara girip, ziyaretçilerine Şili şarabı ikram ederken kara mazisini unutmaya çalışıyor…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.