Gökova’da sezon açılışı ve 10 eşsiz-ıssız küçük koyumuz

2019 sezon açılışını Gökova’da Yacht Türkiye ekibi ve yazarlarıyla birlikte yaptık. Üç günlük kısa bir gezide mavi yolculuğun başladığı bu güzel körfezimizin ana duraklarındaki son gelişmeleri izleme fırsatı da bulduk. Bu yazıda hem “Gökova’da bu yıl neler olup bitiyor” sorusuna kısa yanıtlar var. Hem de, yaz aylarının yoğun trafiğinde 1000’e yakın teknenin cirit attığı Gökova’da kalabalıklardan uzak kalabileceğiniz küçük ıssız koylardan kısa bir özet…

Malum, hayli stresli ve gergin günlerden geçiyoruz. Böyle zamanlarda ıssız denizler insana ilaç gibi geliyor. Biz de Yacht Türkiye ekibi ve yazarları bir araya geldik ve sezonu Mayıs ayının ilk günlerinde Gökova’da açtık. “Hem yaza merhaba hem de Gökova’da neler olup bitiyor” temalı üç günlük bir buluşma… Buz gibi denizlere girdik, denizden sabah çıkmış hayal gibi balıklar tattık, tabii bu arada bol bol da kaynattık… Ne yalan söyleyeyim; her şey çok güzel oldu! Gökova sakin ve bomboştu. Üç günlük keyifli gezimizde denizin üstünde sadece bir katamaran, bir yelkenli, bir de gulet görebildik. Siz bir de Temmuz ayında görün bu güzel körfezimizi. Bağdat Caddesi gibi kayıklar bir yakadan diğerine koşturup duracaklar. Artık deniz hayli kalabalık, Gökova gibi kocaman ve ıssız bir körfezde bile kalabalık sezonda güzel saklı koylarda yer bulabilmek şansa kalmış durumda. Bu nedenle dergimizin bu sayısında Gökova’nın güzel-saklı ve az bilinen koylarına değinmek istiyorum.

AMA ÖNCE… GÖKOVA’DAN SON HABERLER!

Dergimiz yazarlarından Talat Kırış’ın 40 feet özel yapım yelkenlisi Seyyale geçen yıldan bu yana Ören’de konaklıyor.  Ben de bu yolculukta Seyyale’ye misafir oldum. Bu vesileyle Ören Marina’dan ilk kez denize çıkma fırsatım oldu. Ören Marina, dört dörtlük bir konumda, uçakla ya da karayolu ile ulaşım gayet rahat ve tüm hizmetler çok iyi. Zaten Ören, tertemiz ve sakin bir yerleşim merkezi. Çevre yemyeşil. Market var. Yerel pazar ve ürünler var. Denize açılınca Akbük ya da Tuzla Koyları bir saat, İngiliz Limanı bir buçuk saat mesafede. Marina içinde özellikle bahar aylarında denize girebileceğiniz kadar temiz bir su var. Ören Marina, Gökova için muhteşem bir denizcilik üssü haline geliyor. Kısacık yolculuğumuzun ilk durağımız Çökertme, imar affından nasibini bir hayli almış. Bunun iyi tarafları da var tatsız tarafları da. İyi tarafı, Gökova gezginleri için iyi bir ara durak noktası olan Çökertme’deki dört iskeleden üçü önceki yıl keyfi bir kararla yıkılmıştı ve burada duraklayan tekneler kıyıdaki dört güzel, klasikleşmiş restorana alargada kalıp botla ulaşmak durumunda kalıyorlardı. Bu işletmeciler (İhtiyar Balıkçı, Orhan’ın Yeri ve Korsan Mahir) imar barışına başvurmuşlar ve bu yıl iskelelerini yeniden kuracaklarmış. Tatsız tarafı, kıyıdaki bir sürü yeni betonarme yapı. Çökertme sahilinin batısında Limanbükü ve Arpa Bükü isimli iki muhteşem küçük koy var. Bu koylarda bile istinat duvarları yükselmiş. Henüz bina inşaatları görülmüyor ama muhtemelen bir temel yapıp imar başvuruları yapılmıştır.

Mandıra Filozofu filminin çekildiği Limanbükü’nde yelken kulübü kurulacağı söylentisi var. Yelken öğrencilerinin kalacağı “tesisler” de yapılacak mı acaba? 

Hiç bu küçük ayrıntıdan bahseden yok!

İyi hoş da, bu aşırı yapılaşmaların kısa sürede Orhaniye, Selimiye, Bozburun gibi harika mola noktalarımızın denize girilemeyecek kadar kirlenmesine neden olduğunun çoktan tanığı olduk. Çökertme’ye de yazık olacak bu gidişle. Aynı sorun ikinci günkü durak noktamız Akbük’te daha da vahim noktalarda. İmar barışı ile Muğla kıyılarında 3650 kaçak yapı inşa edildiği Çevre Bakanlığı tarafından tespit edilmiş durumda. Bunların 200’ü Akbük’teymiş. Örnek: Bir cesur girişimci, koyun çam ormanıyla kaplı kuzey yamacına 10 adet “doğayla uyumlu” turistik bungalov kondurmuş. Derhal mühürlenmiş ve 50 bin TL ceza gelmiş. Ee, sonra ne olacak? Cesur girişimcimiz bu cezayı ödeyecek ve bu yapılar kalıcı hale gelecek herhalde…

Bir diğer gözü kara turizmcimiz de bir gece kolostoru çalıştırıp Akbük’ün alametifarikası asırlık Menengiç ağaçlarını kökünden biçti. Sebep? Derme çatma büfesinin önündeki arazinin deniz manzarasını kapatıyorlarmış. Büyük protestolar oldu, ağaç cellatları hapse girdi, Orman Bakanlığı o araziye derhal yeni ağaçlandırma yaptı. Olan asırlık Menengiç ağaçlarına oldu. Güzel ülkemizde kentleşme ve imar affı manzaralarımız işte bu kıvamda ilerliyor.

Okluk’a bir ziyaret…

Çökertme ve Akbük ziyaretlerimizden sonra 10 kişilik yazarlar ekibimiz dört bir yana dağıldı. Biz de Talat Hocam ile birlikte son gecemizi geçirmek üzere Okluk’a geçtik.

Yeşilin ve mavinin her tonunu yaşayan Okluk biraz hüzünlü. İskeleler bomboş. Daha doğrusu Okluk’ta kışlayan 10-15 tekne iskelelerde bağlı, ama gelen giden pek az. Nitekim 1 Mayıs akşamı Denizkızı’nın terasında bir başımıza yemek yedik. Sosyal medyada bir resim paylaştım. Tüm tanıdıklar “bu yaz Okluk açık olacak mı?” diye sormaya başladılar. Umuyoruz…

Kamulaştırma bedellerinde anlaşma sağlanamadı. İlk aşaması tamamlanan yargı süreci İzmir İstinaf Mahkemesi’ne intikal etmiş durumda. İlk duruşma da Eylül’de yapılacakmış. Dolayısıyla 2019 sezonunda da Okluk ile diğer Değirmenbükü koylarında (İngiliz Limanı, Hırsız Koyu ve Defnelibük) geçen yıl olduğu gibi denizciler için “kısmi kullanım” söz konusu olacak gibi görünüyor. Aynı şekilde Okluk’taki iki restoranın bu sezon hizmete devam etmesi de yüksek olasılık.

30 yıldır denizcilerle etle-tırnak kadar yakın ilişkiler, dostluklar kurmuş bu iki restoranın işletmecileri aylardır hem hukuk mücadelesi veriyorlar, hem de Gökova’da kendilerine yeni bir yer arıyorlar. Bunun için izin alabilmeleri de kolay değil tabii. Çünkü Gökova’da denizcilerin konaklayabileceği korunaklı koyların büyük çoğunluğu koruma altında. Bodrum’a yakın Tavşanbükü, Adalıyalı gibi koylarda mega yatırım projeleriyle sit alanı kısıtlamaları göz ardı edilebiliyor, ama bu kıyılarda hakkı olan sıradan vatandaşa yasalar geçit vermiyor…

Mesela Göcek’te yıllardır kamu yönetimi tarafından düzenlenmiş yat mola noktaları var. Fena mı? Hem yöre insanı doğayı da koruyarak kendine geçim imkânı elde ediyor, hem de deniz turizmine, denizciliğe önemli bir hizmet sunuluyor. Önümüzde böyle başarılı bir örnek de olmasına rağmen yıllardır Gökova’da bu tür yat mola noktaları belirlenmesi düşünülmedi. Okluk işletmecileri gibi işinin ehli, dürüst insanlara örneğin Yediadalar Çamlı Koy’da ya da başka bir müsait alanda tesis kurma izni verilse fena mı olur?  Evet Gökova’nın yerleşim bölgelerinden haberler şimdilik bu kadar.

GÖKOVA’NIN GİZLİ-SAKLI BÜKLERİ

Gelelim, yaz kalabalığında amatör denizcilerin rotalarına almalarında fayda olan az bilinen duraklara… Dergimizin bu sayısında Yacht Türkiye okurları için 10 güzel ve ıssız durak noktamızı seçtim. Mutlaka bu ıssız, sessiz duraklara benzer Gökova’da daha onlarca saklı koy var. Bunların bir kısmına Nisan ayında yayınlanan “Mavi Yolculuk Rehberi: Gökova’dan Kekova’ya Türkiye Kıyıları ve 12 Adalar”  isimli kitabımda yer verdim. Bir kısmını ise henüz ben de keşfetmiş, duymuş değilim. Bu konu açıldığında aklıma hep Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir’in şu sözleri geliyor:

“Girinti ve çıkıntılarıyla akıl erdirilemeyecek sırlar ve sürprizler saklayan Gökova Körfezi’nin şu ünlü ‘altmış altı bükü’… Büklerin sayısı sözüm ona 66 idi. Ama her koyun içindeki daha küçük koylar ve onların koynunda gizlenen bir sürü yavru bükler hesaba katılacak olursa… Bükler değil altmış altı, altı yüzü bile geçiyordu…” Gözbebeğimiz gibi korumamız gerektiğine tüm kalbimle inandığım mavi yolculuk kıyılarımızda inanılmaz bir doğa ve kültür mirasımız var. Şimdiye dek yazılmış 31 kılavuz ve rehber kitabı inceleyerek hazırladığım Mavi Yolculuk Rehberi’nde 450 koy ve mola noktası belirleyebildim. Denizdeki kalabalık arttıkça, tüm koruma çabalarına rağmen kıyılarımızda kentleşme yayıldıkça, denizciler daha nice gizli-saklı koyu keşfedecekler.

Devamı Haziran 2019 sayımızda…

Scenic view of Datca Peninsula near Kormen, Marmaris Turkey; Shutterstock ID 1240956961; Purchase Order: Yacht Türkiye; Job: konu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.