Kikladlar’da yunuslarla dans

FOLEGANDROS, SANTORİNİ, ANAFİ, ASTiPALAİA, NİSİROS

Kikladlar’ın liman polissiz – yani formalitesiz – minik adacıklarında “ıssız alarga köşelerini kapmaca” oynayarak herkesten kaçtık, yunuslardan kaçamadık. Gerçi seyirlerimizde yunusların teknemize uzaktan eşlik etmesine alışıktık ama hayatımda ilk kez yunuslar baş omuzluklara ve pruvamıza yerleşip, teknenin batış çıkışlarıyla ritim tuttular. Tüm şirinliklerini ve oyunculuklarını sergileyerek rotamızı çizdiler. Her seyirde “nerede benim yunuslarım” diye etrafı kolaçan eden bendenizi ve tekne ahalisini de mest ettiler.

Dönüş rotamızda neler yoktu ki! “En az bilinen” Yunan adası olmakla beraber chora’sı şaşırtıcı güzel Folegandros. Pink Floyd’dan “Dark Side of the Moon” eşliğinde “görünürdeki” turistik yüzünden kaçmak için, arkasına dolanıp, “görünmeyen” karanlık yüzünde alargasını tattığımız ay parçası Santorini. Ege’nin yerel halk arasına karışıp aylarca yaşanabilecek tek adası güzeller güzeli minik Anafi. Seyretmeye doyulmayan efsanevi bir kaleye ve Ege’nin en temiz liman plajına sahip Astipalea. Ve yunusların Kikladlar’dan çıkarken, bizi yol göstererek götürdüğü Nisiros vardı. Yanarım da karasularımıza girerken bana defalarca Rod Stewart’ın “I am sailing, home again”ini çaldırtan o yunusları beraberimizde getiremediğimize yanarım! 

Cityscape, Street, Cyclades Islands, Greece

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.