Deniz trafik kuralları ve 1972 COLREGs

Teknenizle seyre çıktığınızda yelkenli, motoryat ya da büyük ticari gemilerle karşılaştığınızda kimin hangi durumda nasıl yol vermesi gerektiği hususunun bilinmesi çok önemli. Aksi takdirde bunun hem hayati hem de hukuki sonuçları olabilir. 

Birleşmiş Milletler’in teknik denizcilik konularında uzmanlık kuruluşu olan Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün (IMO) temel görevi, denizcilik faaliyetleri için evrensel olarak düzenleyici çerçeveyi belirlemektir. Bu kapsamda, “Denizde Çatışma Kuralları” uluslararası düzeyde IMO tarafından oluşturuluyor ve zaman zaman revize ediliyor. 1972’de düzenlenen bir konferansla kabul edilen Denizde Çatışmanın Önlenmesine İlişkin Uluslararası Kurallar Hakkında Sözleşme (COLREGs) IMO’nun en temel sözleşmelerinden biri olarak addediliyor. Bahse konu kurallar, daha ziyade “Collision” ve “Regulations” kelimelerinden mürekkep COLREGs olarak anılıyor. COLREGs seyir emniyeti bakımından en önemli uluslararası hukuki enstrümanlardan biridir ve önceki versiyonlarından farklı olarak Denizde Can Emniyeti Uluslararası Sözleşmesi’nin (SOLAS) eki olarak değil, bağımsız bir uluslararası sözleşme olarak kabul edilmiştir. Öte yandan, IMO sözleşmeleri kendiliğinden yürürlüğe giren ve müeyyideler getiren sözleşmeler değil. Dolayısıyla akit devletlerin kendi iç hukuk sistemleri çerçevesinde taraf olunan sözleşme hükümlerinin uygulanabilmesini teminen ulusal bazda uygulamaya yönelik yasal düzenlemeler yapmaları gerekiyor. COLREGs’i tam olarak bilmemek veya bu kuralları göz ardı ederek uymamanın denizde meydana gelen birçok istenmeyen hadisenin temelinde yattığı düşünülüyor. Bu kapsamda bu yazımızda konunun hukuki ve teknik ayrıntılarına fazlaca girmeden COLREGs rejimini genel hatlarıyla tanıtmayı amaçlıyoruz. Teknenizle seyre çıktığınızda yelkenli, motoryat ya da büyük ticari gemilerle karşılaştığınızda kimin hangi durumda nasıl yol vermesi gerektiği hususunun bilinmesi çok önemli. Aksi takdirde bunun hem hayati hem de hukuki sonuçları olabilir.

SÖZLEŞMEYE TÜRKİYE DE TARAF

COLREGs bu konudaki uluslararası standartları belirleyen ve küresel ölçekte birçok tekne türünü kapsayacak şekilde uygulanan kurallar manzumesidir. COLREGs’e taraf birçok ülkede ulusal hukukun parçası haline gelmiş durumda. Ülkemizde de bu çerçevede anılan sözleşmenin onaylanmasına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararnamesi 29 Nisan 1978’de Resmi Gazete’de yayımlandı. Dolayısıyla COLREGs ülkemiz bakımından yürürlükte olan bir sözleşmedir. 1972 Sözleşmesi esasen 1960 Denizde Çatışma Kuralları’nı güncellemek ve yerine geçmek üzere kabul edildi. 1972 COLREGs’in en önemli yeniliklerinden başlıcası yüksek yoğunluktaki deniz trafiğinin düzenlenebilmesini amaçlayan Trafik Ayrım Şemalarına (Traffic Separation Schemes-TSS) ilişkin Kural 10’dur. Ayrıca, Kural 1 (d)’de bu kuralların amacı doğrultusunda IMO tarafından trafik ayırım düzenlemeleri benimsenebileceği kayıtlıdır. Daha ziyade her iki yönlü yoğun deniz trafiğinin ve keskin dönüşlerin söz konusu olduğu dar kanal ve boğaz ile bunlara yaklaşma sularındaki gemi trafiğini düzenleyen TSS’ler IMO’da kabul edilmeleri halinde hayata geçebiliyorlar. Esasen, ilk TSS COLREGs’in kabulünden önce 1967’de Dover Kanalı için oluşturuldu. Başlangıçta gönüllük esasına dayalı olan söz konusu TSS, IMO Genel Kurulu’nun bütün TSS’lere uyumun zorunlu olduğuna ilişkin 1971’de kabul ettiği bir kararla zorunlu hale getirildi. Akabinde kabul edilen COLREGs ise TSS’leri ilişkin zorunluluğu daha da net bir şekilde hükme bağladı. Nitekim ülkemiz de Çanakkale ve İstanbul boğazlarında can, mal, seyir ve çevre güvenliğini sağlamak amacıyla COLREGs uyarınca, gemilerin geçişlerinde uymakla yükümlü olacakları TSS’ler ihdas etti. Türkiye tarafından 1994’te oluşturulan Trafik Ayrım Düzeni ve Rapor Sistemi, IMO tarafından 1995’te onaylandı.

BÜTÜN TEKNELER İÇİN GEÇERLİ

Teknelerin çatışma riskini ortadan kaldırmaya matuf olan COLREGs, Kural 1’de belirtildiği üzere açık denizler ile açık denizlerle bağlantılı olan ve açık deniz teknelerinin seyredebileceği sularda bulunan bütün tekneler için geçerli. COLREGs çerçevesinde “tekne” sözcüğü, su üstünde kalkarak seyreden araçlar ve deniz uçakları dâhil, su üzerinde taşıma aracı olarak kullanılan veya kullanılmaya elverişli bulunan her türlü deniz aracını kapsayacak şekilde özellikle geniş bir şekilde tanımlanmış. Sözleşme dokuz madde ile 38 kuraldan oluşuyor. COLREGs’de düzenlenen kurallar genel, manevra-seyir, fenerler-şekiller, ses-ışık işaretleri ve muafiyetler olmak üzere beş ana bölümden oluşuyor. Ayrıca fenerlerin ve şekillerin teknik ayrıntıları, balıkçı tekneleri için ek işaretler, sesle işaret araçları ve tehlike işaretlerine ilişkin dört ekten oluşuyor. Anılan kurallar sözleşmenin ayrılmaz nitelikte parçası olup yasal olarak bağlayıcı niteliktedir. Nitekim sözleşmenin 1. Maddesi mevcut sözleşmeye taraf devletlerin sözleşmede yer alan kurallara ve diğer ekleri iç hukuk sistemlerinde uygulamayı taahhüt ettiklerini kaydetmektedir. Kuralların bir kısmı açıkça büyük ticari gemilere ilişkin olsa da ilke olarak söz konusu kurallar, ilk kural çerçevesinde bütün tekneler için geçerlidir. Ayrıca değişik türlerdeki tekneler için dar kanallar gibi bulundukları bölgeye göre farklı kurallar geçerli olabiliyor. Mesela, COLREGs’in 12. Kuralı yelkenli teknelere ilişkin olup, çatışma tehlikesi olacak şekilde birbirine yaklaşan iki yelkenli teknenin nasıl yol vereceği, rüzgârın durumuna göre hangi hareket tarzının takip edilmesi gerektiği ve kimin kime nasıl yol vereceği ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Her ne kadar COLREGs’in bütün düzenlemeleri önemli olsa da bilhassa 4-19. kurallarla, B Bölümü’nde, düzenlenen manevra ve seyre ilişkin kurallar özellikle küçük tekneler için önemli. Nitekim bu kısımda gözcülük, emniyetli hız, çatışma tehlikesi, çatışmadan kaçınma manevrası, dar kanallar, TSS’ler, yetişen tekneler, karşı karşıya bulunan tekneler, yol vermesi gereken teknelerin manevraları, yol verilen teknenin hareket tarzı, karşıdan karşıya geçiş, tekneler arası sorumluluklar, kısıtlı görüş koşullarında teknelerin davranışları düzenlenmiştir. Dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli husus ise bazı durumlarda her iki teknenin de çatışmadan sakınmak için manevra yapmaları gerekmesidir. Nitekim COLREGs esasen çatışmanın önlenmesi için kimin ne yapması lazım geldiğini düzenliyor. Tabiatıyla COLREGs’e uymamanın somut olayın özelliklerine göre birtakım önemli hukuki sonuçları da ortaya çıkacaktır. Risk durumlarında çatışmadan kaçınmak için iyi gemicilik prensiplerine uygun olarak bazı hareketlerde bulunulması icap etmektedir.

Elbette gelişen uyarı ve radar sistemleri teknolojileri modern denizcilik faaliyetlerini her geçen gün geleneksel denizciliğe kıyasla daha da güvenli hale getirdi. Ancak deniz emniyetinin tam olarak sağlanması ve denizde çatışmanın önlenmesinde en mühim olan halen insan unsuru. Dolayısıyla yelken ya da motor seyri yapan herkesin COLREGs’i iyi öğrenmesi elzem. COLREGs hakkındaki en önemli yanılsamalardan birisi onun bir kılavuz belge niteliğinde olduğu. Hâlbuki, COLREGs uyulması zorunlu olan ve müeyyidelere tabi hukuki sonuçları olan bir düzenleme. Pandemiyle birlikte geleneksel turizm yerine teknelerin tercih edilmesi ve son dönemde halkımızın denizlere olan ilgisinin giderek artmasıyla bilhassa yüksek turizm sezonunda trafiğin yoğun olduğu deniz alanlarında hangi deniz trafik kuralların geçerli olduğunun seyirdeki herkes tarafından bilinmesi elbette hayati derecede önemli. Ayrıca, Kural 2 (a) kapsamında da söz konusu kurallardan hiçbiri, herhangi bir tekneyi veya sahibini, kaptanını veya gemi adamlarını, bu kurallara uyma veya gemicilerin olağan görevlerinin veya özel durum ve koşulların gerektirdiği herhangi bir önlemin alınması konularındaki savsaklamalarının sonuçlarından kurtaramaz şeklindedir.

MUTLAK YOL HAKKI

COLREGs’i tam olarak öğrenmek bilhassa yol verilen ve yol veren tekne davranışlarını kavramak amatör denizciler için çok önemli. Esasen COLREGs mantık olarak ekseriyetle daha hızlı ve etkili manevra yapabilen teknelerin daha sınırlı manevra kabiliyetine haiz teknelere yol vermesi gerektiği prensibine dayanıyor. Bu bağlamda, denizde yol veren mi yoksa yol verilen tekne konumunda mı olunduğunu anlamak bakımından yelkenli bir tekne mi yoksa motoryat mı kullanıldığı ya da motor gücü kullanmakta olan bir yelkenli mi olduğu, diğer teknenin yelkenli mi motoryat mı olduğu, teknelerin rüzgâr seyri durumu ve rüzgârın yönü gibi birtakım hususların göz önüne alınması gerekiyor. Örneğin genel prensip olarak motoryatlar yelkenli teknelere yol vermek zorunda. Ancak bu durumun dahi birtakım istisnaları bulunuyor. Nitekim hukukçuların diline pelesenk olan her kuralın bir istisnası, her istisnanın bir müstesnası vardır şiarı burada da geçerli. Misal olarak yelkenli teknenin, kumanda altında olmayan teknelerin, dar bir kanalda manevra yapma yeteneği sınırlı hale gelen teknelerin ya da kılavuz kaptan alma-indirme işlemi yapan büyük teknelerin ve balıkçılık faaliyeti yapan teknelerin yolundan çıkması gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki, COLREGs çerçevesinde mutlak yol hakkına sahip olmak mümkün değildir, nitekim bir çatışma durumunda bütün ilgililer sorumlu tutulabileceği için herkes sakınma manevralarına uymalıdır. Bu bağlamda yelkenli teknelerin öncelikli olduğu düşüncesiyle, diğer teknelerin gerekli sakınma manevralarını mutlaka yapacağı beklentisiyle, daha rahat olunmaması ve seyre ilişkin bütün kurallara azami özenin gösterilmesi icap ediyor. Her ne kadar COLREGs’le teknelerin farklı durumlardaki hareket tarzları belirlenmiş olsa da haddizatında yegâne amaç güvenli seyir ve denizde çatışmanın, iki tarafın da gerektiğinde uygun davranışlarıyla, önlenmesi. Zira bir temas vuku bulduğu takdirde her iki tarafın da değişen miktarlarda kusurlu bulunabilmesi ihtimal dahilinde. Bu yazıyı kaleme alırken Malta’da start alan Akdeniz’in önemli yarışlarından ve bu yıl 41.kez düzenlenen Rolex Middile Sea Race’ten ilhamla başka bir yazıda COLREGs ve yarış kuralları arasındaki ilişkiyi ele almayı umut ediyorum. Herkese iyi ve güvenli seyirler dileğiyle.

Konunun ilgililerine, COLREGs’in teknik denizcilik yönüne ilişkin çok kapsamlı yorumlar içeren Yarkın-Baylan’ın “Yorum ve Açıklamalarıyla Denizde Çatışmayı Önleme Tüzüğü” adlı çalışmasını öneririm.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.