Denizde güvenlik

Uluslararası Gemi ve Liman Tesisi Güvenlik Kodu’nun (ISPS) kapsamı ve tekneler…

Gemi ve limanların güvenliği hususları modern deniz güvenliği kavramının en temel unsurlarını oluşturuyor. 11 Eylül 2001’de ABD’de gerçekleştirilen terör saldırılarını müteakiben Kasım 2001’de Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) denizde terörizmi önlemeye yönelik tedbir ve usullerin Deniz Güvenliği Komitesi (MSC) tarafından gözden geçirilmesine ilişkin bir karar kabul etti. Sözkonusu çalışmanın neticesinde, gemi ve liman tesislerinin güvenliğini sağlamak ve gemilerin bir terör saldırısında kullanmasını önlemek amacıyla Uluslararası Gemi ve Liman Tesisi Güvenlik Kodu (ISPS) 12 Aralık 2002’de kabul edildi. ISPS, deniz güvenliğinin sağlanmasında en temel hukuki enstrümanlardan biri olmuştur. Esasen, Denizde Can Emniyeti Uluslararası Sözleşmesi’nin (SOLAS) parçası olduğu cihetle, SOLAS’a taraf olan ve küresel deniz ticaretinin yüzde 99 tonajını teşkil eden 148 devlet bakımından bağlayıcı niteliktedir. Ulusal mevzuatımızda ISPS’in uygulamasını teminen 2007 yılında Uluslararası Gemi ve Liman Tesisi Güvenlik Kodu Uygulama Yönetmeliği yayımlanmıştır. ISPS Kod, biri zorunlu diğeri ise tavsiye niteliğinde, iki bölümden müteşekkildir. İlk bölüm hükûmetler, liman yönetimleri ve denizcilikle iştigal eden şirketlere 13 farklı yükümlülük getirmektedir. İkinci kısım ise bahsekonu önlemlerin nasıl hayata geçirilebileceğine ilişkin kılavuz niteliğinde tavsiyeler içermektedir. ISPS’in amaçları Kod’un ilk maddesinde belirtilmektedir. Kod, özetle, denizde güvenliği temin etmeyi; güvenlik tehditlerini tespit etmeyi ve uluslararası ticarette kullanılan gemileri ve liman tesislerini etkileyen güvenlik tehditlerini önleyici tedbirler almak amacıyla ilgili paydaşlar arasındaki işbirliğini mümkün kılan uluslararası bir yapı tesis etmeyi ve değişen güvenlik seviyelerine uygun hareket edilmesini sağlamayı hedeflemektedir. Kod’un uygulama alanına bakıldığında; uluslararası sefer yapan yüksek-hızlı yolcu tekneleri dâhil yolcu gemileri; 500 gt üstü yüksek-hızlı tekneler dâhil yük gemileri ve seyyar açık deniz sondaj üniteleri ve uluslararası sefer yapan bu tipteki gemilere hizmet veren liman tesislerini kapsadığını görüyoruz. ISPS; savaş gemilerine, yardımcı destek gemilerine ya da taraf devletlerce sahip olunan veya işletilen ve sadece ticari olmayan kamu hizmetlerinde kullanılan diğer gemileri ise kapsam dışı tutmaktadır. 500 gt üstü yatlar için ise özel bir istisnai durum bulunmamaktadır.

TEKNELERİN DURUMU

Bu kapsamda bazı yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerekiyor, örneğin, özellikle uluslararası seyir yapan veya yolcu taşıyan tekne operatörlerinin Uluslararası Gemi Güvenliği Sertifikası temin etmesi ve anılan sertifikayı sürekli teknede bulundurması; bayrak devleti adı, tescil tarihi, tescil limanı ve tescil edilmiş sahibi/sahiplerinin adı ve adreslerini gösteren Sürekli Özet Kayıt (Continuous Synopsis Record -CSR) belgesinin bulundurulması; idare tarafından onaylı bir güvenlik planının hazırlanması ile şirket güvenlik görevlisi atanması gibi. Keza ISPS kapsamındaki limanların ise liman tesisi güvenliği planını hazırlaması icap ediyor. Pratikte uygulamaya bakıldığında, bir diğer önemli husus, ziyaret edilen limanların ISPS’in güvenlik tedbirleriyle uyumlu limanlar olması gerektiği görülmektedir. Bu çerçevede gemilerin limanlara varışlarında son uğrak noktasını gösterecek şekilde güvenlik deklerasyonunda bulunmaları gerekmektedir. Bu bağlamda, buna riayet edilmediği takdirde teknelerin daha detaylı denetlenmesine hatta limana giriş izni verilmemesine yol açabilir. Şayet kayıtlarda bir tutarsızlık olduğu tespit edilirse gemi liman devleti denetimi çerçevesinde durdurulup bayrak devletine ISPS’e riayet edilmediği bilgisi verilmektedir. Ayrıca tabiatıyla söz konusu eksiklik giderilene kadar limandan ayrılma izni verilmemektedir.

Malum olduğu üzere gezinti tekneleri SOLAS/ISPS’e uymakla yükümlü olan deniz araçlarıyla mukayese edildiğinde daha az düzenlemeye tabi görülüyor. Anılan tekneler daha ziyade deniz emniyetine ilişkin kurallara riayet etmekle yükümlü. Keza, ISPS de temelde ticari denizcilik için geçerli olduğu cihetle amatör denizciler için uygulamada ek külfet arz etmiyor. ISPS kapsamı dışında kalan gezinti teknesi dâhil deniz araçlarının arz edebileceği riskleri göz önüne alan IMO bu konuda bazı çalışmalar yapmış ve zorunlu nitelikte olmayan bazı tavsiye kararları (22 Aralık 2008 tarihli MSC.1/Circ.1283) kabul etmiştir. Bunlar daha ziyade denizcilere ve idarelere en iyi uygulama örneklerini göstermektedir. Anılan kılavuz iki bölümden müteşekkildir. İlk bölümde SOLAS kapsamında olmayan deniz araçlarından sorumlu olan ilgili makamlara yönelik bilgiler, ikinci kısımda ise SOLAS kapsamı dışında yer alan tekne sahipleri, operatörleri ve ilgili tesislere yönelik tavsiyeler bulunulmaktadır. Bu çerçevede, ISPS kapsamında olmayan teknelerin; gerek teknelerinin yetkisiz kişilerce kullanımın önlenmesi gerekse bulundukları muhitteki diğer teknelerin şüpheli faaliyetlerinin yetkili makamlara bildirilmesi ve deniz güvenliği farkındalığının artırılması hedeflenmektedir. Ayrıca güvenlik bağlamında iletişim, alınması gereken önlemler, personelin eğitimi, deniz haydutluğu ve hırsızlık gibi suçların önlenmesine yönelik pratik tavsiyeler, yasa dışı kaçakçılık ve kargo konusunda bazı faydalı ikaz ve tavsiyeler yer almaktadır. Söz konusu kılavuzun D rumuzlu eki münhasıran SOLAS/ISPS kapsamı dışında kalan, ancak ISPS kapsamında olan deniz araçları ve liman tesisleriyle aynı bölgede seyir yapan gezinti teknelerine ilişkin. Aynı zamanda bu kısım yaşam alanı olarak da kullanılan ancak hareket kabiliyeti bulunan tekneleri de kapsamaktadır. 

DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Önleyici güvenlik tedbirlerine uyulması, bilhassa yüksek riskli bölgelerden geçişlerde teyakkuzda olunması, alternatif rotaların tercih edilmesi, rotayla ilgili önceden hazırlık yapılması, gezinti teknesi sahipleri veya işletmecilerinin teknelerini düzenli aralıklarla kontrol etmesi, marinadayken güverteye kendilerinin bilgisi dışında bir şey yerleştirilmediği ya da çıkartılmadığına özen gösterilmesi, şüpheli bir cisim görüldüğü takdirde derhal yerel makamlara bilgi verilmesi, ilgili bölümlerin kilit altında tutulması, tekne uzunca bir süre kullanılmayacaksa izinsiz kullanım ve hırsızlığa karşı uygun ve güvenli bir yere demirlenmesi, alarm sistemi yerleştirilmesi, olası acil durumlara ilişkin ihtimaliyet planlarının yapılması, kontak anahtarının teknede bırakılmaması ve değerli eşyaların dışarıdan görünür olmaması gibi hususlarda tavsiyeler yer almaktadır. Benzer şekilde ISPS kapsamında olmayan marinalar için de bir dizi pratik tavsiyeler söz konusu kılavuzun E rumuzlu ekinde yer almaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.