GEDELAN ADALARI’NDAN MALTA

“Mezkûr Malta Adası, İspanya beğine tâbi’dür. Ve dayiresi altmış beş mil mikdardur. Alçak ve abadâni -verimli- yirdür. Zira altmış pâre köyü vardur, dirler.” Her ne kadar Piri Reis “İspanya beyi” diyorsa da bu faslın başlığındaki “Gedelan Adaları” sözcükleri Malta Adası’nın o tarihte Katalan Beyliği’ne tabi olduğuna işaret etmektedir. 

Günümüzde de Malta aristokrat aileleri arasında yer alan Katalan ve Aragon Beyleri, adaya 1282 yılında gelmiş ve yönetimi ele geçirmişlerdir.

Malta Adası en yüksek yeri 253 metre olan alçak ve tipik bir Akdeniz adasıdır. Köyleri saymadım. Zaten o devirden bu yana herhalde bazıları kent haline dönüşmüştür.

Kanuni’nin uzun bir uğraştan sonra 1522 yılında Rodos’tan sürüp çıkardığı Hastane ve Tapınak (St. John) Şövalyeleri, daha 1523 yılında Kutsal Roma İmparatoru ve İspanya Kralı V. Charles’a başvurarak Malta Adası’nı satın almak istemişlerdi. Charles ise adayı, yıllık bir adet doğan, evet bildiğimiz avcı kuş doğan, karşılığında kiralamaktan yanaydı. Charles’ın önerisi doğanın değerini mi gösteriyor yoksa adanın bir işe yaramazlığını mı bilemedim vesselam.

Malta Şövalyeleri adayı Roma İmparatoru’ndan ve Papa’dan devralıncaya kadar -ki 1530 yani Piri Reis’in Kitab-ı Bahriye’yi Kanuni’ye sunmasından beş yıl sonradır- 15 bin kişinin yaşadığı Malta’nın nüfusu, Şövalyelerin özellikle Cezayir korsanlarına karşı sağladığı güvenlik ve kurdukları hastane sayesinde 100 bin kişiye kadar çıkmıştır. 1675 yılında ise 11 bin kişi, patlak veren salgın hastalık nedeniyle yaşama veda etmiştir. Bütün bunlar Piri Reis’ten sonra olmuştur ama önce olsaydı da pek üzerinde duracağını zannetmiyorum.

Söz bütün Kitab-ı Bahriye seyrimiz sırasında her yerde karşımıza çıkan Şövalyelerden açılmışken, 11. yüzyıldan beri her taşın altından çıkan, karışık bir tarihe sahip bu askeri tarikatın, oradan oraya savrulduktan sonra bugün Malta Adası’nda varlığını sürdürdüğünü; “Sovereign Military Hospitaller Order of St. John of Jerusalem of Rhodes and of Malta -St. John, Kudüs, Rodos ve Malta Bağımsız Askeri Hastane Tarikatı/ Şövalyeleri” olarak bilindiklerini hatta yakın geçmişte Türkiye’nin de bu tarikatı tanıma konusunu değerlendirdiğini yazalım da eksik kalmasın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.