Olmaz denen oldu! HORTUM

“Evrenin sırlarını bulmak istiyorsanız enerji, frekans ve titreşim cinsinden düşünmelisiniz.” Nikola Tesla’nın bu önemli sözüyle başlamamın sebebi, enerjinin hayatımızda her noktada var olması. Şubat ayında İzmir’de bir hortum meydana geldi. Şunu net olarak söyleyelim: Türkiye’de hortum görülmesi, iklim değişikliğinin bir sonucu değil. Peki, “burada olmaz” sanılan hortum nasıl oldu?

Konu ne olursa olsun enerjiden bahsedebiliyoruz. Mesela, burada her ay buluştuğumuzda çoğunlukla ne konuşuyoruz? İklim değişimi, bozulan çevre, yani aslında dünyanın enerji akışındaki sapmaları, oluşan dengesizlikleri konuşuyoruz.  Aşırı hava olaylarını, afet seviyesine gelmelerini konuşuyoruz. Bu kez de yakın tarihte yaşadığımız bir doğa olayından, Şubat ayında İzmir, Çeşme’de meydana gelen hortumdan bahsedeceğiz.

İLK HORTUM YİNE ÇEŞME’DE GÖRÜLMÜŞTÜ

Türkiye’de 20 yıl öncesine kadar hortumlar “burada olmaz” dediğimiz doğa olaylarıydı. Tabii bu ifade de çok doğru sayılmaz orası ayrı, ama sıklığı ve şiddetinin artması bizi asıl endişelendiren şey oluyor. Endişe deyince de akla hemen iklim değişimi geliyor. Önce şunu net olarak söyleyelim: Türkiye’de hortum görülmesi iklim değişikliğinin bir sonucu değil. Çünkü bilinenin aksine Türkiye dahil olmak üzere, orta enlemlerde nadiren de olsa hortum meydana gelir. Bu yabancı bir durum değil, hatta Türkiye’de kayıt altına alınan 700 küsur hortum tespit edilmiş. Bunların ilki de 1818 yılında yine Çeşme’de yaşanmış. Dolayısıyla hortum, yaşamadığımız bir olay değil. Buradaki sorun, afete dönüşmesi. Peki bunu afet seviyesine çeken şey ne? Cevap: “Deniz suyu sıcaklıkları giderek daha da yükseliyor.” Bakın size kabaca hortumun oluşumundan bahsettiğimde, en önemli faktörün bu olduğunu hemen fark edeceksiniz.

ZIT HAVALAR KARŞILAŞTIĞINDA

Bir hortumun meydana gelmesi için atmosferin yüzeye yakın yerlerinde sıcak ve nemli bir hava kütlesi ile üst kısımlarında soğuk ve kuru bir hava kütlesinin var olması gerekiyor. Yani birbirine zıt iki farklı hava. Isınan havanın yükselmesi mantığından bu sıcak ve nemli hava yükselip soğuk kuru havayla karşılaşıyor ve şiddetli rüzgârlar eşliğinde dönmeye başlıyor. Sıcak havanın enerjisi de sürekli bu akıma katkıda bulunduğu için kısa zaman içinde güçlü dönme hareketleri, türbülanslar oluşuyor. Nihayetinde yeterli güce ulaştığında da buluttan yere doğru iniyor ve hortumu görmüş oluyoruz.

DENİZ SUYU SICAKLIĞININ ROLÜ

Küresel ısınmayla birlikte karşılaştığımız en belirgin sonuçlardan biri deniz suyu sıcaklıklarının artışı. Dünyada deniz suyu sıcaklığı küresel ısınma nedeniyle son 120 yılda 1,1 derece arttı ve çoğu iklim modeline göre artmaya devam edecek. Deniz suyu sıcaklığının artışı orda yükselmek isteyen, oradan kaçmak isteyen kabına sığamayan bir enerji oluşturuyor. Nemli su buharının yükselmesiyle birlikte dönüş yaratıyor ve hortumlar meydana geliyor. Atmosferin alt ve üst seviyesi arasındaki sıcaklık farkı da çok yüksek olunca kararsızlık koşulları oluşuyor ve bu koşullar hortum oluşumunu destekliyor. İşte hortum oluştuğunda akla küresel ısınmanın gelmesinde asıl kaynak bu.

HORTUM SADECE DENİZDE Mİ OLUŞUR?

Hayır. Tabii şunu bilmek lazım: Denizde oluşan hortumla karada oluşan hortum birbirinden çok farklıdır; güçlerini kazandıkları kaynaklar ayrıdır. Yine ülkemizde denizden uzak iç kesimler de hortumdan etkilenebiliyor. Kara hortumlarının oluşumunda Mayıs ve Haziran aylarında artan sıcaklık ve kar erimeleri ön planda oluyor. Kar erimeleri toprağın nemini artırıyor. Yüzeydeki buharlaşma yukarılara çıktığında soğuk havayla karşılaşıp güçlü rüzgârları, fırtına bulutlarını oluşturuyor. 18 Haziran 2004’te Ankara’da, 29 Mart 2010’da Şanlıurfa’da gerçekleşen hortumlar bunlara örnek mesela ve büyük çapta hasar veren hadiseler. Büyük hasar demişken, bizdeki hortumlar Amerika veya Japonya’daki gibi büyük hortumlar değil. Birbirinden ayırt etmekte fayda var elbette. Tropikal iklime sahip ülkelerde durum daha farklı. Çünkü oradakiler devasa okyanuslardan besleniyor, dünyanın hem atmosferik hem de hidrolojik çevriminin kaynağı olan okyanuslardan, aynı şekilde atmosfere yaydığımız karbondiyoksiti emen okyanuslardan. Hâl böyle olunca, yüzey sıcaklığı giderek artan ve daha da fazla nemi atmosfere bırakan okyanuslarda oluşan hortum hem ölçek hem etki hem de süre olarak ülkemizde ve orta enlemlerde meydana gelen hortumlardan daha güçlü oluyor. Hortum bir örnek, başka doğa olaylarının da artık daha sık ve şiddetli hale geldiğini görebiliyoruz. Oluşmalarında değil belki ama güçlenmelerindeki sebep de işte küresel ısınma ile etkilenen su ve enerji döngüsü. Bu döngüde gerçekleşen aksaklıklar aslında. Enerji akışına dışarıdan müdahalemiz, doğal olanı yok saymamız belki de. Kalın sağlıcakla…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.