Gedelan Adaları’ndan KORSUGA

Roma İmparatorluğu döneminde ucuz şarap, peynir, balmumu gibi tarımsal ürün üretimi, dik kafalı ve isyankâr oldukları için pek de tercih edilmeyen Korsikalı esir ihracatı ve kan davası-vendetta geleneği ile ünlü Korsika Adası bugün farklı bir yerdir.

Korsika Adası bugün de Fransa’ya aittir ve bu ülkenin başının derdidir. Bu Korsikalılar laf anlamaz, söz dinlemez; başına buyruk adamlardır. Hani “Nısf -nasihat- ile uslanmayanı etmeli tekdir, tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir” diyeceğim ama herkes kendi ayrılıkçısı ile uğraşsın. Bizi ilgilendiren de zaten bu değildir. Biz Piri Reis’in peşine takılalım da bakalım bu “Korsuga nam cezire” ne biçim bir yermiş, görelim. “Adanın çevresi 400 mil kadardır” diyen Reis haklıdır. Ancak bu, körfezlerin ağzından düz geçilirse böyledir. Kıyı kıyı giderseniz 600 mil kadar tutar. Reis, denize sıfır arazi bakmaya giden kıyı yağmacısı olmadığından her girintiye kadırga sokması beklenmezdi zaten. Reis’in, ada üzerinde “yıldız-kıbleye yatur-yıldızdan kıbleye uzanan”, bir keresinde adanın gündoğusundan geçerken, “yaz kış doruklarından kar eksik olmayan” 25 sivri tepesini saydığı “yüce dağ” da yerinde durmaktadır. Haşmetli, güzel bir dağdır. Eteklerinde dolanırken görünen manzara, Piri Reis’in “Güzel, sulak ve verimli bir adadır. Çok bereketli, nimetli yerdir” sözlerini haklı çıkarır. “Ol adanın kıble tarafında, Sardinye Adası’na karşı, Bonofasa dirler bir kal’e vardur.”  Belli ki Reis Korsika Adası’na kıbleden, Sardinya Adası tarafından gelmektedir (Bknz. YACHT Türkiye Eylül 2017. “Sardinye Adası”). Bonofasa dediği, bugünün Bonifacio kenti ve limanıdır. Adını verdiği Bonifacio Boğazı’na bakar. Piri Reis kale önündeki, derinliği 5-10 kulaç arasında değişen iyi limana yıldız-poyraz tarafından girildiğini -unutmayın, Reis Sardinya Adası’ndan yıldız poyraza doğru çıkıyor-, sonra gündoğusuna dönülüp demir atıldığını, girerken günbatısı burnundaki döküntüden “bir urgan boyu” açık geçilmesi gerektiğini anlatır. Hepsi doğrudur çünkü Bonifacio Limanı, gündoğusuna doğru adanın içine giren bir limandır. “Urgan uzunluğu” tanımını araştırdım ama o devirde bir boy urganın (halatın) kaç metre-kulaç olduğunu bulamadım. Devamı Kasım 2017 sayımızda…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.